KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/426
- Karar No
- 2025/810
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
Karar Metni
1.194 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/426
KARAR NO : 2025/810
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 11/06/2024
KARAR TARİHİ : 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, sigortalı aracın, dava dışı ------ plakalı aracın çarpması sonucunda zarara uğradığını, dava konusu trafik kazasının, 28.04.2023 tarihinde ---- ili ------- ilçesinde gerçekleştiğini, davalı sigorta şirketi ------- aracın Zorunlu Mali Mesuliyet sigortacısı sıfatına sahip olduğunu ve sigorta poliçesi uyarınca zarardan müteselsilen sorumlu olduğunu, gerçekleşen trafik kazası neticesinde,
müvekkili şirket nezdinde kasko sigortası kapsamında sigortalı olan araç için 23.05.2023 tarihinde hasar tazminatı ödendiğini, söz konusu ödeme neticesinde davalı tarafın sorumlu olduğu tutarın 22.096,04 TL olduğunu, sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödeme ile müvekkili şirketin TTK madde 1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, adı geçen halefiyet hükmü uyarınca müvekkili sigorta şirketi, Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına yapmış olduğu tazminat ödemesi ile hukuken sigortalısının yerine geçmiş ve sigortalısının sahip olduğu tüm hak ve yetkilere sahip olduğunu,
söz konusu tazminatın davalıdan rücuen tahsili amacıyla borçlulara rücu mektubu gönderilmiş ve fakat davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine alacağın rücuen tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış ancak borçlu tarafından yapılan haksız itiraz nedeniyle takip durduğunu, itirazın iptal edilerek takibin devamının sağlanabilmesi için gerekli dava şartı yerine getirilerek arabulucuya başvurulmuş ise de, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek, borçlunun ----İcra Müdürlüğü ------.
Sayılı dosyasına yapmış oldukları itiraz iptal edilerek takibin devamına, icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ilgili kazaya karışan, ---- plakalı aracın müvekkili -----. tarafından 20.01.2023/2024 tarihlerini kapsayan ------- numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, meydana gelen özel mülkte, trafiğe kapalı alanda meydana geldiğini, bu nedenle müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkememizce ----- icra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı İcra dosyasının incelenmesinde;
davacı tarafça davalı aleyhinde 23.311,63 TL alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;
Dava, davacının 28/04/2023 tarihli kaza nedeniyle dava dışı sigortalasına ödediği tazminatın karşı taraf sigortacısından rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Davalı taraf kazanın gerçekleştiği yerin karayolu olmaması nedeniyle talebin teminat dışı olduğunu savunmuştur.
KTK’nın kapsamını belirleyen 2. maddesinde; “Bu Kanun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar.
Bu Kanun, karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;
a) Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile,
b) Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, Bu Kanun hükümleri uygulanır” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Görüldüğü gibi, KTK’nın 2. maddesinde bu Kanun’un, karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği hâlde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir.
Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu hâliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun tanımlar başlıklı 3. maddesinde kullanılan terimlerden karayolu. “Trafik için, kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlar”; bağlantı yolu. “Bir kavşak yakınında karayolu taşıt yollarının birbirine bağlanmasını sağlayan, kavşak alanı dışında kalan ve bir yönlü trafiğe ayrılmış olan karayolu kısmı” araç.
“Karayolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz ve özel amaçlı taşıtlar ile iş makineleri ve lastik tekerlekli traktörlerin genel adı” ; trafik kazası; “ Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve zararla sonuçlanmış olan olay” olarak tanımlanmıştır.Hukuk Genel Kurulu, ----- esas---- karar sayılı içtihatında; " 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)’nun 2.maddesinde hiçbir ayrık durum gösterilmeden kural olarak; bu Kanunun, karayollarında meydana gelen trafik olaylarında uygulanacağı belirtildikten sonra,
bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir. Karayolunun sınırı, kamulaştırılmış, kamuya terk ve tahsis edilmiş karayolunda özel mülkle olan sınır çizgisine kadardır. Karayolu dışındaki alanların yalnız trafik için faydalanılan yerlerden olması gerekmez; kamuya açık olması yeterlidir.
Trafiğe kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmamalı, karayolunda olduğu gibi, gelip gitme amacıyla kullanılmış olması yeterli sayılmalıdır. Karayolları Trafik Kanunu, kural olarak, karayollarında ve Kanunun ikinci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen yerlerde uygulanacaktır.
Örneğin, deniz ve göllerdeki araba vapurlarında, gerek kontrollü, gerek kontrolsüz hemzemin geçitlerde, bir kamu kurumunun araçlara ayrılan park yeri veya bahçesinde, iki kara parçasını birbirine bağlayan köprülerde, bir işyerinin, otelin veya okulun park yerlerinde, hava alanlarının uçak pistleri dışında kalan ve motorlu araçların kullanılması için ayrılan yerlerde, otobanlarla, otobanların gişelerinde, otobüs terminalleri gibi yerlerde meydana gelen kazalarda, Karayolları Trafik Kanunu uygulanacaktır.
Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmemekte; karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir.
Davaya konu trafik kazasının meydana geldiği fabrika sahasının da 2918 sayılı KTK'nın 2/a maddesi gereğince karayolu ile bağlantısının olmasına; özel izinle girilmesinin, özel güvenliğinin olmasının KTK'nın 2. maddesinin uygulanmasına engel bulunmamasına göre, kazanın meydana geldiği yer karayolu sayılan yerlerdendir ve Karayolları Trafik Kanunu uygulanır. " şeklinde karar verilmiştir.Somut olayda, 24/11/2024 tarihli ilçe jandarma komutanlığınca tutulan tutanakta belirtilen adreste tek katlı bir evin, konteynerin ve barakanın olduğu,
giriş kapısının kilitli olduğu belirtilmiş olup 24/11/2024 tarihli ilçe jandarma komutanlığınca tutulan tutanak ve ekindeki fotoğraflar dikkate alındığında, 2918 sayılı KYTK.nın 2.maddesi ve yukarıda açıklanan Hukuk Genel Kurulu kararına göre, kazanın meydana geldiği yerin genel trafiğin kullanımına açık ve kamuya açık olmadığı, dolayısıyla karayolu sayılan yerlerden olmadığı anlaşılmakla talebin teminat dışı olduğu kanaati ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/426, K. 2025/810, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama