KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/498
- Karar No
- 2026/211
- Karar tarihi
- 10 Mart 2026
Karar Metni
1.203 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/498 Esas
KARAR NO : 2026/211
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/07/2024
KARAR TARİHİ : 10/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili -------- e- ticaret işi ile uğraştığını, bu kapsamda yurt dışındaki müşterilerine organik bitkisel takviye ürünleri satışı da yaptığını, müvekkili --------, daha önce davalı şirket üzerinden yurt dışına ürünler gönderdiğini, bu zamana kadar hiçbir sorunla karşılaşılmadığını, müvekkilinin daha önceki işlerinde davalı şirket ile çalışmış olması nedeniyle, davalı şirkete duyduğu güvenle, yurt dışındaki müşterisine göndereceği ürünleri davalı şirket aracılığıyla göndermek istediğini, yurt dışına yollanmak üzere,
06.09.2022 tarihinde davalı şirketin deposuna ürünleri ulaştırdığını ve aynı gün davalı şirket tarafından desi onayı ( gönderime uygundur ) verildiğini, bir kısım ürünlerin de 16.09.2024 tarihinde davalı şirketin deposuna ulaştırıldığını, bu ürünlerin içinde aynı gün, 16.09.2024 tarihinde desi onayı verildiğini, müvekkilinin ürünlerin navlun ücretlerini 06.09.2022 ve 16.09.2022 tarihlerinde davalı şirkete ödediğini, navlun ücretleri ödenmiş olmasına rağmen, ürünlerin yurt dışındaki müşterilere ulaştırılmadığını, ürünlerin ulaştırılmaması üzerine,
davacının, ödemiş olduğu navlun ücretlerinin iadesini davalı şirketten talep ettiğini, ancak davalı şirketin davacıya herhangi bir para iadesi yapılmayacağını bildirdiğini, davalı şirketin para iadesi yapmayacağını davacıya bildirmesine rağmen daha sonra 31.03.2023 tarihinde, ''---------'' açıklamasıyla müvekkilin hesabına 11.275,92 TLyi gönderdiğini, davalı şirketin, davacının davaya konu ürünlerin yurt dışındaki müşterilere gönderilmesi için ödemiş olduğu navlun bedelinin 36.501,11 TLsini müvekkile iade etmeyerek sebepsiz zenginleştiğinin, ödemeyi almak için arabuluculuğa başvurulmasına rağmen işlemlerin sonuçsuz kaldığını,
davalı şirketin 36.501,11 TL'yi ödeme tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davacıya ödemesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın, "---------" unvanlı şirket üzerinden yurt dışına ürün göndermek için davalı şirkete başvurduğunu, akabinde -------- numaralı ürünlerin davalı Şirket'e ait depoya teslim edildiğini, davacının, "desi" onaylarının verilmesini sebebinin ürün içeriğinin davalı şirket'çe kabul edildiği şeklinde göstermeye çalıştığını, ancak bununu gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin Taşıma İşleri Organizatörü olduğunu, bunun anlamının taşımayı kendi yapmayan bir aracı olduğunu ve müşteri tarafından verilen beyanın esas alındığının olduğunu, dolayısıyla kolinin içini açmak ve ürünü kontrol etmek gibi yasal hakkı bulunmadığını,
bu nedenle bir onaydan bahsedilemeyeceğini, davacıya ait ürün kolilerinin bir kısmı yurt dışına çıkarılmak üzere taşımalı anlaşmacıya teslim edildiğini, ancak Gümrük'e teslim esnasında yapılan incelemeler neticesinde, davacının ilettiği ürün kolilerinin içerisinde yurt dışına ticareti ve/veya gönderilmemesi ürünlerden olan macun bulunduğu tespit edildiğini, bunun üzerine davacının yasaklı madde içeren ürün kolisinin iade gelmesi üzerine henüz depodan çıkışı yapılmayan diğer koliler de incelendiğini, içeriklerinde yine aynı yasaklı maddelerin tespit edilmesi üzerine gerekli tutanakların tutulduğunu ve kayıtlar alındığını,
devam eden süreçte ise davacıya ürün kolilerinin iade edildiğini, bunun neticesinde davacının navlun için ödediği ücretten desi başına 100 tl üzerinden hesaplanarak idari ücret hesaplanarak ve bu idari ücretler davacının navlun ödemesinden mahsup edildiğini, sektör teamülü olan bu durumun davacı gibi sürekli yurt dışına gönderi yollayan bir tacirin bilgisi dahilinde olduğunu, dolayısıyla sebepsiz zenginleşme iddiasının mesnetsiz olduğunu beyan ederek davanın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle. Kullanıcıların, Genel Kullanıcı Sözleşmesinin "Madde 4- Kullanım Şartları" başlıklı dördüncü maddesini ihlal ettiklerinde; davalı ---------Ş.
Firmasının kullanıcılara yönelik yaptırımları aşağıda yer almakta olup bu maddede idari para cezası uygulamasınını yapılacağının, açıklamasının yer almadığını, Davalı ---------Ş. firmasının dava dosyasına sunduğu bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunduğu fiili taşıyıcı dava dışı ---------- firmasının “Yasaklanmış Öğe Ücreti” açıklamasına yönelik verdiği kamuya açık kaynakta yer alan bilgilerin tespit edildiğini, fiili taşıyıcısı dava dışı ---------- firmasının kamuya açık kaynaklardan yer alan Yasaklanmış Öğe Ücreti açıklamasında;
bir paketin herhangi bir yasaklı madde içerdiği -------- dikkatini çekerse, geçerli diğer ücretlere ek olarak ---------ilave bir minimum idari ücret ödenmesi gerektiği açıklamasının yer aldığının tespit edildiğini, -------- firmasına ödenecek ilave bir minimum idari ücretin ülkelere göre değişiklik göstereceği açıklamasının tespit edildiğini,
fiili taşıyıcısı dava dışı------- firmasının kamuya açık kaynaklardan yer alan Yasaklanmış Öğe Ücreti açıklamasında veya davalı ----------Ş. firmasının Genel Kullanıcı Sözleşmesinin " Madde 4- Kullanım Şartları" başlıklı dördüncü maddesini ihlal ettiklerinde kullanıcının göndermeye çalıştığı her bir kg/desi için 100,00 TL/Desi idari ceza uygulanacağına dair bir açıklamanın tespit edilemediğini, Davacı --------- tarafından yurt dışına gönderilmeye çalışılan 5 adet kargonun toplam 365 desi olduğunun tespit edildiğini, davalı ---------Ş. firmasının Yasaklanmış Ücretinin 100,00 TL/Desi olduğunu taktir etmesi durumunda;
davalı ---------Ş. firmasının davacı----------- yurt dışına göndermeye çalıştığı 5 adet — 365 desi kargosu için 365 desi*100,00 TL/Desi: 36.500,00 TL Yasaklanmış Öğe Ücreti yansıtılabileceği kanaatine varıldığını beyan eden bilirkişi raporunu dosyaya sunduğu görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile davacının, ödemiş olduğu navlun ücretlerinin tamamının iadesi istemidir. Mahkememizce dosyada taşımacılık uzmanından kök ve ek bilirkişi raporu alınmıştır.Bilirkişi raporunda; dava konusu taşıma ilişkisinde uygulanabileceği değerlendirilen davalı şirketin Genel Kullanıcı Sözleşmesinin "Madde 4- Kullanım Şartları" başlıklı dördüncü maddesinin incelenmesinde; söz konusu maddenin ihlal edildiğinde; davalı ---------Ş.
Firmasının kullanıcılara yönelik yaptırımları aşağıda yer almakta olup bu maddede idari para cezası uygulamasının yapılacağı açıklamasının yer almadığı tespit edilmiş, her ne kadar fiili taşıyıcı dava dışı --------- firmasının “Yasaklanmış Öğe Ücreti” açıklamasına yönelik verdiği kamuya açık kaynakta yer alan bilgilerin tespit edildiğini, fiili taşıyıcısı dava dışı --------- firmasının kamuya açık kaynaklardan yer alan Yasaklanmış Öğe Ücreti açıklamasında;
bir paketin herhangi bir yasaklı madde içerdiği --------- dikkatini çekerse, geçerli diğer ücretlere ek olarak--------- ilave bir minimum idari ücret ödenmesi gerektiği açıklamasının yer aldığının tespit edildiği, Uluslararası hava yolu taşıma şirketleri, uluslararası taşımacılık için kendilerine teslim edilen kargoların içinde yasaklı ürün tespit edilmesi durumunda uluslararası ana taşıyıcı firmalara idari para cezası uygularlar.
Yasaklı ürünlerin imha edilmesi gerektiğinde ayrıca ürün imha bedelini de uluslararası ana taşıma firmaları öder. Uluslararası ana taşıma firmaları yasaklı ürünler için ödedikleri tüm tutarları kargo göndericisi firmaya yansıtır.
Bu firmalar müşterilerine rücu faturası düzenlediklerinde fatura ekine ödedikleri cezaların bir örneğini de eklerler.'' Şeklinde düzenleme bulunduğu anlaşılmış ise de somut uyuşmazlıkta davalı şirketin yasaklı madde içeren ürün kolisinin iade edilmesi sebebiyle uluslararası ana taşıyıcı firmalara idari para cezası kesildiğine ve bu bedelin davalı şirket tarafından ödendiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı anlaşılmış davalı şirketin ödemesini yapmadığı ceza bedelinin davalıdan isteyemeyeceği bur durumda davacının iade edilen dava konusu gönderisi için ödediği bedelin tamamını davacıya iade etmesi gerektiği,
davacının icra takibinin iptalini talep etmekte haklı olduğu değerlendirildiğinden davanın kabulüne, 36.501,11 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-36.501,11 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar harcı 2.493,39 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 623,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.870,04 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 623,35 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL ilk masraf, 135,00 tebligat müzekkere gideri, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.062,60 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 36.501,11 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, kararın miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/498, K. 2026/211, 10 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama