KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/642
- Karar No
- 2025/138
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
Karar Metni
998 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/642
KARAR NO : 2025/138
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/09/2024
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirketten borçlu adına düzenlenen cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere 74.164,78 TL asıl alacağı bulunduğu, müvekkili alacağını tahsil edemediği, bu nedenle davaya könu icra takibi ile alacaklarını tahsil etme zarureti doğduğu, davalı şirket, ticari ilişkileri gereği müvekkili şirketten hem mal aldığı hem de aldığı malların karşılığını ödemediği, akabinde icra takibine, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan takibin devamına, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap, beyan veya delil sunmamıştır.
Mahkememizce uyuşmazlığa ilişkin tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup belirlen inceleme gününde davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş ve alınan raporda özetle; davacı şirketin takip tarihi itibarıyla, davalı şirketten takip dayanağı faturaların bakiyesinden kaynaklanan 74.164,68 TL asıl alacağı olduğu yönünde rapor sunduğu anlaşılmıştır.
Yine mahkememizce davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için belirlenen inceleme gününün davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ancak davalının inceleme gününe gelmediği ve herhangi bir belge sunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 74.164,68 TL alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde ilişkin tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişisi tarafından defterlerin inceleme yapılmasına karar verildiği, inceleme gün ve saatinde davalı tarafın hazır bulunmadığı ve mazeret dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.
Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş, buna ilişkin mali müşavir bilirkişi raporu dosya içerisine sunulmuştur. 12/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı firmaya ait defterlerin açılış-kapanış onaylarının yapılmış olduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtları itibarıyla davalı şirketten takip tarihi itibarıyla takip dayanağı faturaların bakiyesinden kaynaklanan 174.164,68 TL ASIL ALACAĞI bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafa ise ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş, davalı inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği anlaşılmıştır.
Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının talep ettiği alacağının varlığını ispatladığı mahkememizce kabul edilmiş olup davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/642, K. 2025/138, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama