KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/341
- Karar No
- 2025/403
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
Karar Metni
735 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/341
KARAR NO : 2025/403
DAVA
Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))
DAVA TARİHİ : 02/04/2025
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- Şubesine ait, ---- ve ------ numaralı çeklerin müvekkili firmaya ait olduğunu, çeklerin keşide tarihi ile ilgili birden fazla değişikliğin kanuna uygun olarak yapılmamış olduğunu, yapılan değişikliklere ilişkin atılan paraflar/imzaların keşideciye ait olmadığını, ilgili paraflar/imzaların şirket yetkilisi tarafından atılmadığını, ibraz süresi dolan çekler üzerinde kötü niyetli tahrifatlar yapılarak kambiyo vasfını yitirmiş çeklere hile yolu ile kambiyo vasfı kazandırılmak istendiğini, ----- Yolu ----- Şubesine ait, ------ ve ------ numaralı keşide tarihi tahrip edilen çeklerin bankaya ibraz edildiğini belirterek dava konusu çeklerin iptaline, karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı taraf herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibari ile hasımlı olarak açılan çek iptali isteğine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen 5/A maddesi, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı haline getirmiştir.Yine, 05 Nisan 2023 tarih ve ---- sayılı ----- Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu kapsamda.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır.6325 sayılı kanunun dava şartı olarak arabuluculuğu düzenleyen 18/A maddesi; ''(1) ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise, arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2 ) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın, bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilir '', hükmünü içermektedir.
Anılan hükümden anlaşılacağı üzere arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmemiş olması dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini gerektirmemektedir.
Mahkemece yapılması gereken iş davacıya, son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilerek sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.Öte yandan, dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup,
arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. Somut olayda davacı vekili dava dilekçesine anlaşmama tutanağını eklememiş olup yapılan ihtara rağmen de anlaşmama tutanağını sunmamıştır.
Dava dilekçesi içeriğinde dava açmadan önce bu yola gittiğine dair bir beyanda da bulunmamıştır. Bu nedenle davacının dava açmadan öncesinde bu yola baş vurmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı taraf davasını hasımlı olarak açmış ve çeklerin iptalini talep etmiştir. Talebi aynı zamanda çeklerde tahrifat yapıldığı, imzaların şirket yetkilisine ait olmadığı iddialarına da dayanmakta olup menfi tespit de içermektedir.
Bu hali ile davanın da zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu açık olup davacı tarafça dava öncesinde bu yola başvurulmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Karar harcı 615,40 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
5- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/341, K. 2025/403, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama