KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1035
- Karar No
- 2018/436
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2018
Karar Metni
1.034 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2016/1035 Esas
KARAR NO : 2018/436
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/09/2016
KARAR TARİHİ : 17/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkil şirketin davalı .......ile akdetmiş olduğu ..... Anlaşması uyarınca gereksinim duyduğu elektrik enerjisini ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde Ocak 2014 tarihinden itibaren davalı şirketten tadarik ettiğini, davalı şirket tarafından tanzim edilen faturalarda müvekkil şirketin kullanmış olduğu enerji bedeli haricinde dağıtımbedeli, PSH , kayıt bedeli, iletim bedeli, ......fonu, Enerji Fonu ........
Tüketim Vergisi kalemlerinin ayrı ayrı belirtilmek suretiyle müvekkil şirketin elektrik faturasına ilave edildiğinin görüldüğünü, müvekkil şirketin kullanmış olduğu elektrikenerjisinin bedelinin haricinde yukarıda sayıların tünm kalemleri de ödeme zorunluluğunda kaldığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla,
......... tarihleri arasındaki toplam 28 fatura dönemine ilişkin faturalarda müvekkil şirketten tahsil edilen fazlaya ilişkintalep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 117.443,22 TL kayıp kaçak bedellerinin her bir fatura için fatura ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizinin davalıdan tahsiline, PSH Sayaç okuma bedeli, olarak tahsil edilen toplam 150,00 TL nin de her bir fatura için fatura ödeme tarihlerinden itibaren işleyeek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. Dava ; Dava, hukuki niteliği itibariyle; elektrik abonesi olan davacıdan kayıp -kaçak, dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim bedeli, adı altında tahsil edilen bedellerin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava yazılı yargılama usulüne tabii olup, usulünce taraf teşkili sağlanmış , dilekçeler aşaması tamamlanmış , HMK 140 maddesi uyarınca ön inceleme duruşmalı yapılıp uyuşmazlıklar tesbit edildikten tahkikat sonlandırılarak HMK 186 maddesi uyarınca sözlü yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Davacı vekili ....... tarihli dilekçe evrakı ile Ankara ....... Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/894 E. Sayılı dosyasının aynı tarihli karar celsesinde hazır bulunması grektiğinden mazeretinin kabulü ile davada yargılama sürece devam ederken yapılan kanun değişikliğisebebiyelbenzer dosyalarda davanın konusuz kaldığından bahisle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesini karşılıklı olarakmasraf ve vekalet ücreti talepleri olmadığını bildirdiği görülmüştür.
Kayıp kaçak, dağıtım ve iletim bedeli, sayaç okuma ve perakende satış hizmet bedeli ile ilgili olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nce verilen kararlar ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında abonelerden tahsilinin hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.
Mahkememizde açılan davadan sonra 17/06/2016 tarihinde 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun'un 17. Maddesinin 1,3 ve 4. Fıkraları ile 6. Fıkrasının (a.ç.d.f) bentleri değiştirilmiş, aynı maddeye eklenen 10. bent ile "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda Tüketici Hakem Heyetleri ile Mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilmiştir.
6719 sayılı Kanun'un 26. Maddesi ile 6446 sayılı yasaya eklenen Geçici 20. Maddesinde ise "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. Madde hükümleri uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.
Söz konusu maddeye göre Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konuda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkisi sadece dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp kaçak bedellerinin kurumun bu konuda düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmıştır.
Kanunun yürürlüğünden önce mahkememizde açılan işbu davada davacı yanın tahsilatların EPDK'nın düzenleyici işlemlerine aykırı olduğu yönünde bir iddiası bulunmayıp, yapılan tahsilatların haksız ve hukuka aykırı olduğu iddiası ile davalıdan tahsili istenmiş, EPDK'nın düzenleyici işlemlerine aykırı şekilde işlem yapıldığı yönünde bir itizarız olmadığını bildirmiştir.
HMK 331 maddesi hükmü uyarınca davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde Hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hüküm eder.
Bir davanın yargılaması sürerken yürürlüğe giren yeni bir Kanun yada Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile davanın konusuz kalması mümkündür. Bu durumda mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. Mahkememizde açılan davanın yargılaması sırasında 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı Yasa ile 6446 sayılı Yasa'ya getirilen yeni düzenlemeler uyarınca dava konusuz kalmıştır.
Yürürlüğe giren yeni yasa nedeni ile konusuz kalan davada yeni yasanın yürürlüğe girmemiş olması halinde davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gereklidir. Mahkememizde açılan davanın tarihi itibariyle gerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, gerekse Yargıtay 3 Hukuk Dairesi kararları ile davacının bu davayı açmakta haklı olduğu sabittir.
Dava açıldığı anda haklı durumda olan tarafın yargılama sırasında oluşan yasa değişikliği sonucu haksız duruma düşmesi halinde yargılama giderlerinden ve dolayısıyla karşı tarafın vekalet ücretinden sorumlu kılınması da mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/11/2009 günlü ve 2009/18 - 421 Esas - 2009/526 Karar sayılı ilamı ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2017 tarih, 2017/452 Esas- 394 Karar sayılı karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/2534 Esas 3956 Karar sayılı 28.03.2017 tarihli kararı ile onanan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin 2016/21 Esas - 21 Karar sayılı 07/12/2016 tarihli kararı da nazara alınarak ) konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açıldığı tarih itibariyle dava açmakta haklı olan davacının yargılama sırasında yapmış olduğu yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı lehine maktu vekalet ücreti takdireni dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1035, K. 2018/436, 17 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama