KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/746
- Karar No
- 2019/100
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2019
Karar Metni
738 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2015/944 Esas
KARAR NO : 2019/203
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/10/2015
KARAR TARİHİ : 05/03/2019
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- isimli şahsın ----------.
Ye ait -------- keşide tarihli ---- bedelli çeke dayanarak, davacı hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ve dosya alacağını davalı ------------ temlik ettiğini, davacının takip dayanağı çekin son cirantasının davacı olduğunu, davacı tarafından tahsil amacıyla çekin vadesinden önce --------- Şubesine verildiğini, fakat çeki kendisine ciro eden ciranta ----------- davacıyı arayarak çekin vadesi gelmeden başka çek ile ödeme yapmak istediğini, davacının ------------ talebi gibi yeni çeki kabul ederek ---- tarafından verilen yeni çeke ilişkin tahsil makbuzu düzenleyerek ---- verdiğini,
------------ tarafından çek bedelinin başkaca çeklerle davacıya ödenmesi neticesinde davacı şirketin çeki ------n talebi doğrultusunda bir önceki ciranta --- bulunan ------------------------ kargo ile gönderildiğini, davacı şirket çalışanının çeki kargoya verirken çekin arkasındaki davacı şirkete ait ciroyu iptal etmeyerek kargoya verdiğini, çekin--------------- tarafından yurtiçi kargonun------------ teslim alındığını, takibi başlatan ---------------- takip konusu çeki nasıl eline geirdiğinin bilinmediğini,
davacının cirosunu iptal etmemesini fırsat bilerek kötüniyetli olarak haksız menfaat amacıyla davacı hakkında icra takibi başlatıldığını, davacı ile gerek takibi başlatan --------- gerekse icra dosyasının temlik alacaklısı ---------- arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, davalı şahsın ve ---------------- birlikte organize şekilde hareket ederek alacaklı haksız ve kötü niyetle bedelsiz kalan senedi icraya koyarak davacıdan haksız bir menfaat temin etme çabasına girdiğini,
davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi yapıldığından ve davacı tarafından haciz baskısı ile dosyaya ödeme yapıldığından davalıdan alınıp davacıya verilmek üzere en az % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerel ica dosyasında davalıya karşı borçlu olmadıklarının tespitine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini mahkememizden talep ve dava etmiştir.
DAVALI vekili tarafından mahkememize sunulan dilekçeyle davalı aleyhine açılan davayı kabul ettiğini, karşılıklı olarak anlaşmaları neticesinde tarafların birbirinden vekalet ücreti ve yargılama gideri istemeyeceği yönünde kabul beyanında bulunduğu, anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK ;Davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu ---------- İcra dairesinin ---------esas sayılı icra dosasında takip ve bu takibe dayanak-------------- Bankasına ait -----keşide tarihli ve ---- bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik açılan menfi tespit davasıdır.
Davalı vekili 27/02/2019 tarihli cevap dilekçesiyle davayı kabul ettiğini, beyan etmiştir.
Davacı vekili, 05/03/2019 tarihli duruşmada davalının kabul beyanı doğrultusunda karar vermesini, yargılama gideri vekalet ücreti talebinin olmadığı yönünde beyanda bulunmuştur .
HMK 308 maddesi Uyarınca kabul davacının talep sonucuna , davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul ancak tarafların üzerinden serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.
HMK 309 maddesi uyarınca kabul ün hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir. Kabul kayıtsız şartsız olmalıdır.
HMK 310. Maddesi uyarınca , kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
HMK 311 Mad. Uyarınca kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hallerinde kabulün iptali istenebilir.
HMK 312 maddesi uyarınca , kabul beyanında bulunan taraf davada aleyhe hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir.
HMK 312/2 maddesi uyarınca davalı davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmez. Hükmünü içermektedir.
Dosyanın bir bütün olarak değerlendirmesi neticesinde davalının 27/02/2019 tarihli dilekçeyle davayı kabul ettiği, davacının da kabul beyanı doğrultusunda karar verilmesini, vekalet ücreti talebinin olmadığını beyan etmesi üzerine, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/746, K. 2019/100, 5 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama