İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/373 K.2020/563

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2019/373Karar2020/563Tarih22 Ekim 2020Okuma10 dk · 2.038 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/373
Karar No
2020/563
Karar tarihi
22 Ekim 2020
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.038 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2019/373 Esas

KARAR NO: 2020/563

DAVA

Tazminat (Rücuen Tazminat)

DAVA TARİHİ : 28/06/2019

KARAR TARİHİ: 22/10/2020

DAVA

Davacı vekili Mahkememize sunduğu ----havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; dava dışı---- müvekkili şirket tarafından --- düzenlendiğini; adı geçen sigortalının ---- tarihinde el bileği üzerine düşme sonucu gelişen arızalarına bağlı şikayeti sebebiyle] tedavi gördüğünü; söz konusu tedavi giderlerinin müvekkili şirket tarafından karşılandığını; yapılan araştırmada adı geçen sigortalının davalı şirket nezdinde aynı süre için teminat sağlayan geçerli bir sigorta poliçesi bulunduğunun öğrenildiğini; müşterek sigortalı olduğu hususunun, davalıya ---- günü bildirildiğini;

davalı şirketinin poliçe limit ve teminat tutarının bilinmemesi nedeniyle, ----teminatların farklı olması halinde, davalı şirkete isabet eden tutarların bildirilen hesaplara ödenmesinin talep edildiğini; ancak davalı şirketin ödeme yapmadığından bahisle şimdilik kaydıyla -- --- ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan ---- tarihli ıslah dilekçesinde; talebini ---- yükselterek ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle tahsilini istemiştir. Davacı vekili --------- tarihli duruşmada/esas hakkındaki beyanında; önceki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili Mahkememize sunduğu ---- havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesinde bildirilen ---- şirket nezdinde,---- bulunduğunu; poliçe kapsamında olduğu tespit edilebilecek mahiyette rahatsızlığına ilişkin olması halinde, yatarik tedavi ve ameliyatları için yurtiçi kurumlardbki tedaviler bakımından istisnalar eklenerek, % 100 oranında teminat verildiğini.

TTK'nın çifte sigortayı düzenleyen 1467. maddesinin belirtmiş olduğu istisnalar, özellikle (a) bendinde be lirtilen sigortacı şirketlerin onayı bulunmad ğından, dava konusu uyuşmazlıkta anılan hükme atıf yapan müşterek sigorta hükümlerinin davada uygulanmasının mümkün olmadığını; kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, dava konuşlu olayda müşterek sigorta bulunduğu tespit lecek olsa dahi, TTK.m.

1466/2 gereğince sigorta sözleşmesinde yazılı ödeme yapılmış ols^ dahi, müvekkili şirkete rucu hakkı bulunmadığını; aksi bile kabul edilse, müvekkili şirketir poliçe şartlarının, limitlerinin ve katılım paylarının nazara alınması gerektiğini; öte yandan,! sigortalının tedavi giderlerinin ödenmesi bakımından kendisi için en uygun poliçeye müracaat etme hakkı bulunduğunu; hasarsızlığını etkilememek ve hasar prim dengesiyle daha sonra | yüksek prim ödemek zorunda kalmamak içini sigortalının seçimde bulunma hakkına aykırı olarak, davacının tercihte bulunamayacağını;

sigortalının poliçe teminatından yararlanma ve herhangi bir ödeme talebi ulaşmadığı gibi, herhangi bir sağlık kuruluşundan da bu tedaviye konu belirtilen gider bakımından provizyon İstenmediğini; somut olayda yürürlükte olan poliçelerde aynı tedavi giderlerinin tamamını kuver altına alan teminatlar bakımından çifte sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini.

TTK'da çifte sigortanın yasaklandığını; istisnai olarak önceki ve sonraki sigortacının buna onay vermesi şartı getirildiğini; poliçeler incelendiğinde, müvekkili şirketin bu yönde açık/zımni bir onayı olmadığının belirgin bulunduğunu; somut olayda, müşterek sigorta hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığını; müşterek sigortadan bahsedilebilmesi için poliçelerin aynı zamanda, aynı süre içerisinde ve aynı rizikolara karşı yapılması gerektiğini;

müşterek sigortacılardan her biri sigorta bedeliyle sorumlu tutulmakta olup, maddenin 1. fıkrasına göre menfaatin tamamı tek bir sigortacı tarafından değil, sigorta bedelleriyle orantılı olarak teminat altına alındığını; dolayısıyla her bir sigortacının sigortalanan menfaat için kendi bedeli oranında sorumlu olduğunu; maddenin 2. fıkrasında ise, sigorta sözleşmesinde, sigortacılar arasında müteselsil sorumluluk kabul edildiği açıkça belirtilmiş ise, bu durumda sigortacının her birinden riskin tamamının talep edilebileceğini; bunu karşılayan sigorta şirketinin sigorta bedeli oranında diğer sigortacılara rucu hakkı bulunduğunu;

somut olayda, anılan şekilde bir müteselsil sorumluluk olmadığından, davacı tarafın müvekkili şirkete bir rucu hakkı bulunmadığını.

Sağlık Sigortası Genel Şartları'nın 12. maddesinin TTK'nın müşterek sigortayı düzenleyen 1466. maddesinin genel şart hükmünün tekrarından ibaret olduğunu; somut olayda ise, müşterek sigorta değil, çifte sigorta söz konusu olduğunu; kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müşterek sigorta hükümlerinin somut olaya uygulanması halinde, davacı şirketin kendi sigorta poliçesi kapsamında geçerli bir ödeme yapıp yapmadığı hususu ile rucu hakkı bulunup bulunmadığı hususunun, müvekkili şirketin temin etmiş olduğu sigorta poliçesi kapsamında koşullan var ise muafiyet şartlan da nazara alınmak suretiyle sorumlu olup olmadığının incelenmesi gerektiğini;

tedavi evraklarının sunularak, buna göre poliçe kapsamına uygunluk olup olmadığı yönünden denetleme yapılması gerektiğini; davacının kendi poliçe koşullarına göre ödeme yapmasının mutlak surette müvekkili şirketin tazmin sorumluluğu olacağı anlamına gelmediği; ileride ortaya çıkacak kas ve mahsup haklarının saklı tutulduğunu; temerrüt koşulların da oluşmadığından bahisle yerinde olmayan davanın reddini istemiştir.

Davalı vekili ----- tarihli duruşmada/esas hakkındaki beyanında; önceki beyanlarını tekrarla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Uyuşmazlık Konusu : Taraflar arasındaki ihtilaf, temelde davacının dava dışı sigortalısına yapmış olduğu sağlık sigortası ile aynı dönemde davalı ---- sigorta poliçesi yapmış olması nedeniyle her iki poliçe yönünden aynı süre için teminat sağlayan poliçe bulunup bulunmadığı, çifte sigorta veya müşterek sigorta şartlarının bulunup bulunmadığı, davalı tarafın çifte sigortaya muvakafat edip etmediği, çifte sigorta bulunması halinde bunun geçerli olup olmadığı, müşterek sigorta hükümlerinin eldeki davaya uygulanmak imkanının bulunup bulunmadığı, sigorta poliçelerinin teminat kapsamı ve rücu şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.

Davanın Hukuki Niteliği: Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklı rücu davasıdır.

DELİLLER

----tarafından tanzim edilen---- celp edilmiştir.

Davacı vekili tarafından --- Tarafından tanzim edilen ---- dosyaya sunulmuştur.

Sigorta Uzmanı bilirkişi --- tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ----numaralı sertifika ile sağlık sigortası güvencesi kapsamında bulunan dava dışı ------- tarihinde sol gözle net görememe sebebi ile gördüğü tedavi giderlerinin davacı ---- no.lu sağlık sigortalı bulunduğu, dava dışı ---- iki sigorta şirketinin müşterek sağlık sigortalısı olduğu, davacı ---dava dışı sigortalı ---- tutardan davalının poliçe teminat limiti içinde olması bakımından ---kısmından sorumlu olacağı, davalı şirketin -- tarihli yazı ile temerrüde düşrüldüğü, tarafların diğer taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğunu beyan ve rapor etmiştir.

Sigorta Uzmanı bilirkişi ------- tarihli bilirkişi raporunda özetle; gerek davalı gerek davacının düzenlediği poliçelerin aynı menfaati sigorta örtüsü altına almakla beraber başlangıç tarihlerinin aynı olmaması sebebiyle TTK.m.1466 anlamında müşterek sigorta kabul edilmediği, gerek davalının gerek davacının sağlık sigortası kapsamında düzenlediği poliçelerin tüm teminatlar açısından çifte poliçe niteliği bulunmadığı ancak dava dışı sigortalı ---- tarihinde yatarak tedavi ve ameliyatı yönünden teminat türlerinde çakışma meydana geldiği, davalının poliçesinin sonraki poliçe olduğu,

TTK.m.1467' deki koşullar sağlanmadığından sonraki poliçelerin geçersiz olduğundan rücu talebinin yasal ve akdi dayanağı bulunmadığı, mahkemenin bilirkişi görüşünü uygun görmemesi halinde davacının % 50' sine isabet eden tutarın --- tedavi yapılan ---- ister anlaşmalı ister ise anlaşma harici kurum olsun teminat limiti kapsamını aşmadığının görüldüğü, davacının --- tarihli başvurusunun davalıya ---- tarihinde tebliğ edilmesine rağmen ve yazıda---- tarihine kadar atıfet mehli verilmesine göre bu seçenek yönünden temerrüt tarihinin ----- olduğunu beyan ve rapor etmiştir.

Bilirkişi raporları taraflara ayrı ayrı tebliğ edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT

Dava dışı ---- hem davacı şirket hem de davalı şirket nezdinde düzenlenen poliçelerle sağlık sigortası yaptırdığı, davalı ---- düzenlenen poliçenin başlangıç tarihinin --- tarihi bitiş tarihinin ise --- tarihi olduğu, sigorta bedelinin anlaşmalı kurumlarda yapılacak tedaviler bakımından sınırsız, anlaşma harici kurumlarda yapılacak tedaviler bakımından --- olarak belirlendiği; davacı --- düzenlenen poliçenin başlangıç tarihinin --- tarihi bitiş tarihinin ise --- sigorta bedelinin limitsiz olarak belirlendiği, her iki sigortanında pasif zarar sigortası olarak düzenlendiği,

dava dışı ---- tarihinde sol gözde net görememe sebebiyle tedavi olduğu, davacı tarafından tedavi gideri olarak toplam ---- karşılandığı, zararın zaman bakımından her iki sigortanın çakıştığı dönemde meydana geldiği, çözülmesi gerekli uyuşmazlığın her iki sigorta poliçesininde geçerli olup olmadığı, davacı tarafça ödenen bedelin bir kısmın veya tamamının davalı ----- karşılanmasının gerekip gerekmediği olduğu anlaşılmıştır.

Alınan bilirkişi raporları arasındaki farklılığın hukuki nitelendirmeye ilişkin olması hukuki nitelendirmenin mahkemeye ait olması nedeniyle yeniden bilirkişi raporu alınmamıştır. Hastalık ve sağlık sigortaları 6102 sayılı yasanın 1511 v.d. Maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan yasanın sigorta değeri kenar başlıklı 1514. Maddesinde; " Sigortalının sağlığı, hastalık sigortaları ile meblağ sigortası şeklinde düzenlenen sağlık sigortalarında bir veya birkaç sigortacı tarafından, çeşitli bedellerle sigorta ettirilebilir.

Ödenecek bedelin menfaatten fazla olduğu durumlarda, aşan kısım sigortalının lehine yapılmış sayılır. " şeklindeki düzenleme ile hastalık sigortası ile meblağ sigortası şeklinde düzenlenen sağlık sigortalarında menfaatin bir veya birden fazla sigorta şirketi tarafından çeşitli bedellerle sigorta ettirilebileceği düzenlenmiştir. Madde kapsamına zarar sigortası şeklinde düzenlenen sağlık sigortaları dahil edilmemiştir.

Bu nedenle zarar sigortası şeklinde düzenlenen sağlık sigortalarının bu madde kapsamında birden fazla sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınabileceğini söyleme imkanı bulunmamaktadır. Buna göre eldeki davada her iki sigortanın da pasif zarar sigortası olması nedeniyle davacının ödediği bedeli TTK'nın 1514. maddesine ve bu maddeye istinaden düzenlenen sağlık sigorta genel şartlarının 12. Maddesine göre davalıdan talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır.

6102 sayılı yasanın 1519. maddenin 2. Fıkrasında; " Sigortalının uğradığı hastalık, ilaç ve tedavi giderleri için harcama yapılması gibi gerçek zararların sigortacı tarafından karşılanması öngörülen sağlık sigortalarında ise, genel hükümler dışında, zarar sigortalarına ilişkin hükümler ile 1500 ilâ 1502 nci madde hükümleri sağlık sigortası hakkında da uygulanır." şeklinde yapılan düzenleme uyarınca konunun zarar sigortaları başlığı altında düzenlenen birden çok sigorta hükümleri yönünden de irdelenmesi gerekmektedir.

Aynı menfaatin birden fazla sigortacı tarafından sigortalanması 6102 sayılı TTK'nın 1465 v.d. Maddelerinde ;"MADDE 1465- (1) Aynı menfaatin, aynı rizikolara karşı, aynı süre için, birden çok sigortacıya, aynı veya farklı tarihlerde sigorta ettirilmesi hâlinde sigorta ettirene sigorta bedelinden daha fazlası ödenmez.

(2) Birden çok sigortada, sigorta ettiren, sigortacılardan herbirine hem rizikonun gerçekleştiğini hem de aynı menfaat için yapılan diğer sigortaları bildirir. Bu hükme aykırılık hâlinde 1446 ncı madde hükmü uygulanır.

bb) Müşterek sigorta

MADDE 1466- (1) Bir menfaat birden çok sigortacı tarafından aynı zamanda, aynı süreler için ve aynı rizikolara karşı sigorta edilmişse, yapılan birden çok sigorta sözleşmesinin hepsi, ancak sigorta olunan menfaatin değerine kadar geçerli sayılır. Bu takdirde sigortacılardan her biri, sigorta bedellerinin toplamına göre, sigorta ettiği bedel oranında sorumlu olur.

(2) Sözleşmelere göre sigortacılar müteselsilen sorumlu oldukları takdirde, sigortalı, uğradığı zarardan fazla bir para isteyemeyeceği gibi, sigortacılardan her biri yalnız kendi sözleşmesine göre ödemekle yükümlü olduğu bedele kadar sorumlu olur. Bu hâlde ödemede bulunan sigortacının diğer sigortacılara karşı haiz olduğu rücu hakkı, sigortacıların sigortalıya sözleşme hükümlerine göre ödemek zorunda oldukları bedeller oranındadır.

cc) Çifte sigorta

MADDE 1467- (1) Değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı veya farklı kişiler tarafından, aynı rizikolara karşı, aynı süreler için sigorta ettirilemez; sigorta ettirilmişse, sigorta ancak aşağıdaki hâl ve şartlarda geçerli sayılır:

a) Sonraki ve önceki sigortacılar onay verirlerse; bu takdirde, sigorta sözleşmeleri aynı zamanda yapılmış sayılarak riziko gerçekleştiğinde sigorta bedeli, 1466 ncı maddede gösterilen oranda sigortacılar tarafından ödenir.

b) Sigorta ettiren, önceki sigortadan doğan haklarını ikinci sigortacıya devir veya o haklardan feragat etmişse; bu takdirde, devir veya feragatin ikinci sigorta poliçesine yazılması şarttır; yazılmazsa ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır.

c) Sonraki sigortacının, ancak önceki sigortacının ödemediği tazminattan sorumluluğu şart kılınmış ise; bu hâlde önceden yapılmış olan sigortanın ikinci sigorta poliçesine yazılması gerekir; yazılmazsa, ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.

TTK'nın 1466. Maddesinin açık ifadesinden anlaşılacağı üzere müşterek sigortadan söz edebilmek için bir menfaatin birden çok sigortacı tarafından, aynı zamanda, aynı süreler için ve aynı rizikolara karşı sigorta edilmesi gerekmektedir. Eldeki davada sigortalanan rizikolar aynı ise de sigortaların başlangıç ve bitiş zamanları faklı olduğundan müşterek sigortadan bahsetme imkanı bulunmamaktadır.

TTK'nın 1467. Maddesi uyarınca; aynı menfaatin aynı veya farklı kişiler tarafından aynı süreler için sigortalanması durumunda çifte sigorta meydana gelmektedir. Çifte sigortada müşterek sigortadan farklı olarak aynı zamanda yapılma şartı bulunmamaktadır. Sigortalanan dönemlerin kesişmesi gerekmektedir. Çifte sigortanın 1467. Maddenin a, b ve c bentlerinde sayılan istisnalar dışında geçersiz olacağı düzenlenmiştir.

Eldeki davada sigorta sürelerinin kesişmesi ve aynı menfaatin iki sigorta şirketi tarafından sigortalanması nedeniyle çifte sigortanın bulunduğu kanaati hasıl olmuştur.

TTK'nın 1467. maddesinin a bendinde belirtilen sigortacıların onay vermesi, b bendinde belirtilen sigorta ettirenin haklarını ikinci sigortacıya devretmesi durumlarının gerçekleşmediği ve c bendinde belirtildiği gibi önceki sigortacının ödemediği zarar bulunmadığı anlaşılmış bu nedenle anılan madde hükmü uyarınca Allianz sigorta tarafından yapılan sigortanın çifte sigorta olması nedeniyle geçersiz olduğu ve davacının ödediği bedelin bir kısmını veya tamamını davalıdan talep edemeyeceği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 85,39 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 122,00 TL'den Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 54,40 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile fazla yatırılan 152,99 TL'nin davacı tarafa iadesine,

3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davalı tarafça yargılama gideri olarak yapılan 9 TL tebligat gideri ve 700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 709,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca arabulucuya ödenen 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

7-Yatırılan avanstan kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/10/2020

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/373, K. 2020/563, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2020/563
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 28/06/2019
  7. Karar Tarihi: 22/10/2020
  8. Dava
  9. Savunma
  10. Deliller
  11. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Kanaat
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/373
Karar No
2020/563
Tarih
22 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/374 K.2020/608
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/374 K.2020/482
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/374 K.2020/599
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/374 K.2020/438
  • Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/374 K.2020/429
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/375 K.2020/514

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.