KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/421
- Karar No
- 2025/269
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
Karar Metni
889 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/421 Esas
KARAR NO:2025/269
DAVA
Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/01/2021
KARAR TARİHİ: 26/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında 01.01.2013 başlangıç tarihli kiralama hizmetleri sözleşmesi kapsamında davacı şirket tarafından 2013 yıl ocak ayında 2019 yılı mayıs ayı sonuna kadar davalı şirkete kiralama hizmeti verdiğini, Anılan sözleşme, davalı şirkete ulaştırıldığını, davalı şirketin uhdesinde mevcut olduğunu, Söz konusu hizmetlerin karşılığı olarak aylık taban 6.000,00 USD+KDV davacı şirkete ödenmesi hususunda anlaşıldığını, ayrıca yapılan sözleşmelerle ilgili olarak da komisyon tahakkuk ederek davacı şirkete ödeneceğini, Anlaşmaya varılan ödemeler,
------- aralarında güncel kurlar üzerinden hesaplandığını ve davalı tarafından davacı şirkete ödendiğini, Eylül 2014 ayında, kiralama hizmeti verilen Mayıs 2019 tarihine kadar ne taban ücretleri ne de tahakkuk eden kiralama primleri davacı şirkte ödenmediğini, Davalı şirkete Mayıs 2019 tarihinin sonuna kadar tahakkuk eden bedellerin ödenmesi talebi ile 24/09/2020 tarihinde ihtarname gönderildiğini, ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını, Bunun üzerine davacı tarafından arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, yapılan görüşmelerde anlaşmaya varılmadığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne,
ücreti vekâletin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasında hiçbir yazılı veya sektörel teamüle dayanak olacak şifahi sözleşme türünden bir ilişkinin söz konusu olmadığını, Davacı tarafın taraflar arasında varlığını iddia ettiği sözleşmesel ilişkiyi ispat etmedi gerektiğini, Davacı tarafın kötü niyetli olarak haksız kazanç elde etme amacı gitmekte olduğunu ve sebepsiz zenginleşme niyetinde olduğunu, Davacı tarafın söz konusu hizmetlerinin karşılığında aylık 6.000 USD+KDV ödeneceği iddialarının aksine,
davalı şirketin cari hesap kayıtlarına bakıldığında 6.000 USD+KDV türünden bir faturalama görülmediğini, Davacı tarafın iddialarının aksine davalı şirketin davacıdan vadesi geçmiş/tahakkuk eden alacaklarının mevcut olduğunu, Davacı taraf 22.08.2014 tarihinden sonra danışmanlık hizmeti kapsamında davalı şirkete birtakım faturalar kesildiğini ancak cari hesap ilişkisi virman/mahsup/kira borçlarına takas suretiyle devam ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı vekilinin 23/01/2025 bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporunun müvekkil aleyhine olan kısımlarını kabul etmediğini, Davacı tarafın alacak iddialarına konu olan, taşınmaz kira sizleşmesine aracılık (simsarlık=tellallık:kira komisyonculuğu) sözleşmesi, TBK'nın 520/3. maddesi gereği, geçerlik şartı olarak,
yazılı sözleşme ile ispat edilemediği gibi davacının ödenmeyen hiçbir alacağının bulunmadığı ve davanın ispat edilemediği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmesini ve fazlaya ilişkin tüm yasal haklarımızın saklı tutulmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.Davacı vekilinin 24/01/2025 tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde özetle: davalı yanın borçtan kurtulmaya çalışmak için ileri sürdüğü iddiaların kabulü mümkün olmadığını, Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalının bu çabası, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmektedir.
Arada hukuki ilişki olduğu bir gerçektir, davalının da kabulündedir, bilirkişilerce de bu husus tespit edilmiştir. Beyana konu bilirkişi raporunda, müvekkil şirket ve davalı arasında bulunan hukuki ve ticari ilişki tespit edilmiştir.
Alacak hesaplaması hususu ise beyanımıza konu bilirkişi raporunda net bir şekilde tespit edilemediğinden, aşamalarda alınan 02.10.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar doğrultusunda davamızın kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde ;Dava, TBK m.520 vd.maddeleri gereğince simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
618 Sayılı BK'nın 404 ve devamı maddelerinde tellallık adı ile bilinen sözleşme 6098 Sayılı TBK'nın 520 vd. maddelerinde simsarlık olarak düzenlenmiştir. Simsarlık sözleşmesi, simsarın (tellalın) ücret karşılığında taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi konu edinir.
Kanunda simsarlık sözleşmesine vekalete ilişkin hükümlerin uygulanacağı ve sözleşmenin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmektedir. ---------sayılı ilamında simsarlığın önemini ve yararının şu şekilde açıklamaktadır. "Bir akdin yapılması için tarafların birbirleriyle buluşmaları gerekir.
Fakat bu buluşma her zaman kolay bir şekilde olmaz; hatta çoğu zaman bazı zorluklarla karşılaşılabilir." Taraf olacakların birbirlerini tanımaları, ayrı ayrı mahallerde bulunmaları, aynı dili konuşmamaları gibi sebepler onların birbirini bulmalarına ve sözleşmeyi yapmalarına mani olabilir. Simsarlık fırsat gösterme veya aracılık etme tellallığı olarak iki şekilde gerçekleşebilir.
Fırsat gösterme tellallığında sözleşmenin kurulması, fırsatına ait bilginin sağlanması söz konusu olur.
Aralcılık etme tellallığında ise, aracılık tellalı iki tarafı bir araya getirmek ve olası düşünce uyuşmazlıklarını gidermek için uğraşmak zorundadır. -------- sayılı ilamında tellallık ücretin zorunlu unsur olarak yer aldığı, konusunun sözleşme yapılması olanağını hazırlamak veya sözleşme yapılmasına aracılık etmek şeklinde iki tür olabileceği, belirli konulu ve konusuna uygun işlem gerçekleştirilince ücrete hak kazanılan, taşınmaza ilişkin olması halinde yazılı şekilde yapılması gereken, ancak diğer hallerde şekil koşulu bulunmayan ve vekillik sözleşmesinin uygulandığı bir sözleşme olarak tanımlamıştır.
Bu anlatımlar doğrultusunda davacı tarafın iddialarını isbata yarar yazılı sözleşme sunmamış olması, taraflar arasında geçerli bir simsarlık sözleşmemesi olmaması sebebiyle isbatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/421, K. 2025/269, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama