KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/467
- Karar No
- 2023/849
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
Karar Metni
1.451 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/467
KARAR NO: 2023/849
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 12/07/2021
KARAR TARİHİ: 21/12/2023
Davacı vekili mahkememize sunduğu 12/07/2021 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle:
Müvekkil şirket tarafından -------- plakalı aracın Genişletilmiş kasko poliçesinin mevcut olduğunu, 28.10.2019 tarihinde sigortalı aracın, sigortalının ikamet ettiği -------- sınırları içerisinde sitede park halinde iken, davalının maliki olduğu ------- plakalı aracın çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, davalı tarafa ait ----------- plakalı aracın %100 kusurlu bulunduğunu, kaza sonucu sigortalı araçta meydana gelen zarar nedeni ile müvekkil şirket tarafından 2.809,38 TL tazminat ödemesi yapıldığını, davalı aleyhine ---------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu 16/08/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle: M üvekkil şirketin --------- plakalı aracın işleteni olmadığını, aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile ---------- Baş Müdürlüğüne kiralandığını, müvekkilin işleten sıfatı bulunmadığından davanın reddini talep ederek kira sözleşmesini kira ödeme belgelerini ibraz etmiştir.
DELİLLER
---------- Müdürlüğü'nün 29/07/2021 tarihli müzekkere cevabı,
--------- Esas sayılı takip dosyası sureti, --------Müdürlüğü'nün 30/07/2021 tarihli müzekkere cevabı,
------ Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11/08/2021 tarihli müzekkere cevabı, -Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişi heyetinin 31/03/2022 tarihli raporu, -
--------Vergi Dairesi'nin 31/05/2022, 06/03/2023 ve 21/03/2023 tarihli müzekkere cevabı,
--------- Vergi Dairesi'nin 02/06/2022 ve 27/10/2022 tarihli müzekkere cevabı,
---------Vergi Dairesi'nin 24/05/2023 tarihli müzekkere cevabı------- şirketinin Satınalma Daire Başkanlığı'nın 28/02/2023 tarihli müzekkere cevabı-30/09/2016 tarihli kira sözleşmesi ,-Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişi heyetinin 28/08/2023 tarihli ek raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından kasko sigortalısına ödenen maddi tazminatın haksız fiile sebebiyet veren araç işleteninden rücuen tahsili istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
--------Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde -------- şirketinin alacaklı , ------- ve -------- şirketinin borçlu olduğu , takip tutarının 3.042,83 TL olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472/1. maddesinde "sigortacı sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalısının yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder.
Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefiyet kuralı uyarınca sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindeki düzenleme uyarınca sigorta şirketi yasa ve poliçe hükümleri gereğince zarar görenlere ve sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle gerçek zarar sorumlularına rücu edebilir.
Zarardan sorumlu olanlar ispat edilen gerçek zarar nispetinde taleple bağlı kalınarak ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte sorumlu tutulurlar. 2918 sayılı KTK'nın hükümlerine göre, trafik kaydı "işletenin" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur.
Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un 85. maddesinde ise "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.2918 sayılı KTK 3 maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.
Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip,
bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek öğretide, gerekse Yargıtay uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda, getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.
Bu nedenle taraflar arasındaki kiralama sözleşmesi dikkate alınarak, taraflar arasında tanzim edilen kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, aracın teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği,
kira bedellerinin ödenip ödenmediğinin, gerektiğinde davalı malik ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin belirtilen bu deliller ile fatura ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususlarının araştırılması gerekmektedir.Davalı aracın üçüncü kişiye kiralandığı ileri sürülmüş olduğuna göre, bu husus bir ön sorun olarak görülerek, taraflar arasında yapılan kira sözleşmesinin uzun süreli ve üçüncü kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı,
aracın teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyeti ve ekonomik yararlanmanın olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, ibraz edilen sözleşme yükümlülüklerinin kim tarafından yerine getirildiği incelenmeli, sunulan delillerin sıhhatini incelemek için gerektiğinde işleten ve kiracının varsa ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat, cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği araştırılmalı,
tarafların delil listesinde bulunan diğer deliller de toplanmalı ve davalı şirketin işleten sıfatının (dolayısıyla taraf sıfatının) bulunup bulunmadığı hususları denetime elverişli bir biçimde tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekecektir.
Mahkememize makine mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişi heyeti mahkememize sunduğu 31/03/2022 tarihli raporunda ve 28/08/2023 tarihli ek raporunda sonuç olarak: "Davalı tarafın maliki olduğu kamyonet sürücüsü -------- %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Dava konusu -------- plaka sayılı -------- marka tip,------- model araç) park halindeki aracın ol yda etkenliğinin-kusurunun bulunmadığı, 28/10/2019 tarihinde meydana geleh kaza sonucu, olaya ait dosya kapsamındaki olay yeri-hasar onarım fotoğrafları,onarım faturası dikkate alındığında, --------- plakalı araçta meydana gelen ha£ar ile uyumlu olduğu,
hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, Söz konusu aracın toplam hasar tütarının (KDV dahil) 2.809,38 TL olabileceği, sürücünün kusuruna isabet eden tutarın.
2.809,38 TL x 100 kusur oranı - 2.809,38 TL olabileceği, Davacı Sigorta tarafından aracın onârımı ile ilgili sigortalısı adına 26/11/2019 tarih ve 1.040,00 TL tutarlı, aracın yedek parça alımı için adına düzenlenmiş 09/12/2019 tarih ve 1.769,38 TL olmak üzere toplam 2.809,38 TL tutarlı ödeme dekont fotokopisi bulunduğu, Davalı -------- şirketi tarafından --------- plakalı aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile ------- şirketine kiralandığı ve davalı şirketin işleten sıfatını kaybettiği, 28.10.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasının uzun süreli kiralama sözleşmesi dönemi içinde meydana geldiği,
Davacı sigorta şirketinin, işleten sıfat bulunmayan davalı -------- şirketine rücu edemeyeceği" şeklinde rapor beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı vekilince, davalı şirketin maliki bulunduğu --------- plakalı aracın uzun süreli olarak dava dışı (ihbar olunan) -------- şirketine kiralandığının ileri sürüldüğü ve ihbar olunan tarafından da bu husus doğrulanmış olup ---------- Vergi Dairesi'nin yazı cevapları içeiriğinde dava dışı ihbar olunan -------- şirketi ile davalı şirket arasında 30/09/2016 tarihli kira sözleşmesi imzalandığı,
sözleşmenin 8. maddesi ile 3. Grupta yer alan taşıtların sözleşmenin imzalandığı 30/09/2026 tarihinden itibaren 90 gün sonra işe başlayacağını kararlaştırıldığı ve -------- şirketi tarafından vergi dairesine sunulan 30/05/2022 tarihli yazı ile dava konusu aracın sözleşme kapsamında kullanıldığı ve 28/05/2021 tarihinde yükleniciye teslim edildiği bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde dava konusu aracın 3 yıllık kira sözleşmesi gereğince dava dışı ihbar olunan -------- şirketine teslim edildiği ve kaza tarihi olan 28/10/2019 tarihinde dava dışı ihbar olunan ------- şirketinin kullanımında olduğu ve davalıya 28/05/2021 tarihinde teslim edildiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle gelen yazı cevapları, kira sözleşmesi, ihbar olunan şirket tarafından vergi dairelerine gönderilen belgeler ve Mahkememize makine mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişi heyetinin sunduğu 31/03/2022 tarihli rapor ve 28/08/2023 tarihli ek rapor birlikte değerlendirildiğinde davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/467, K. 2023/849, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama