KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/555
- Karar No
- 2023/720
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2023
Karar Metni
1.264 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/555 Esas
KARAR NO: 2023/720
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/08/2021
KARAR TARİHİ: 09/11/2023
DAVA
Davacı vekilinin mahkememize sunduğu 24/08/2021 havale tarihli dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin somut olayda ücret karşılığı taşıma ini, davalı yüklenici şirket ve dava dışı alıcı ------- şirketi arasında ticari kimyasal malların ------- isimli gemiyle 18.02.2020 tarihinde -------- limanından yüklemesinin yapılarak varış limanı olan ------- taşınmasına ilişkin ticari bir anlaşma sağlandığını, konşimento düzenlendiğini, konşimentonun “---------” kısmında da görüleceği üzere taşınacak mal, yüklenici tarafından yüklendiğini, istiflendiğini ve sayıldığını,
dolayısıyla müvekkili şirketin yükü özelliklerini ve istiflenme şeklini bilmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafından paketlenen ve dolumu yapılan konteynırların gemiye yüklenmesi ile hangi limanda hangi şartlar altında telsim alınacağı hususlarındaki taşıma işi örgütlenmesinin müvekkillerince sağlandığını, ancak ---------- isimli geminin seyir halindeyken, davalıya ait kimyasal malların konteynır içerisinde infilat etmesi ve gemi donatanı tarafından temizlik işlemlerinin gerçekleştirilmesinin taşıtma işlemi dışında ek masraf kalemlerini ortaya çıkmasına sebep olunduğunu, somut uyuşmazlığın temelini oluşturan zararın,
konteynir içinde yer alan davalıya ait temizlik malzemelerinin akıntı yapması ve akabinde patlayıp konteynırla birlikte çevreye zarar vermesinin tek nedeninin temizlik malzemelerinin yanlış ambalajlanıp istiflenmesi sonucunda meydana geldiğini, yanlış paketlenen söz konusu malzemelerin oluşturduğu hasar sonrasında, taşımayı yapan --------- gemisi tarafından geminin eski haline getirilmesi için bir takım masraflar yapıldığını ve işbu masrafların taraflarına fatura edildiğini, TTK m. 864'e göre kusuru olmasa da yetersiz ambalajlamadan ve işaretlemeden kaynaklanan,
taşıyıcının zararı ile giderlerini tanzimle zararlarda kusur şartı aramaksızın göndereni açıkça sorumlu tutulduğunu, olayda kimsayal nitelikteki bu temizlik malzemelerinin patlayıcılığının göz ardı edilmesinin özensizce yerleştirilmesinin kanuni düzenlemeyle eş düştüğünü ve davalının kusursuz halini doğurduğunu, ayrıca kimyasal ve patlayıcı özelliğe sahip tehlikeli madde kapsamında değerlendirilebilecek olan temizlik malzemelerinin yanlış ambalajlanıp, istiflenmesi neticesinde akıntının oluşması ve patlamanın meydana gelmesinin zararın boyutunu artırdığını,
patlamanın ve akıntının ardından donatanın uluslararası sorumluluğu gereğince hiçbir riske mahal bırakmayacak sözleşmeye aykırı hareketlerin taraf devletlerce idari cezalara tabi tutulacağı ve bu yaptırımların en sert şekilde olması gerektiğinin Uluslararası Sözleşme içeriğinde açıkça ifade edildiğini, öte yandan zararın doğumundan sonra hasarın ortadan kaldırılmasına yönelik yapılan temizlik işlemlerinin de zaruri olduğunu, buna ek olarak temizlik safhasında suyun yanında kimyasal etmenlerin de kullanılması,
patlama ve akıntıya sebep olan taşıma konusu temizlik malzemelerinin doğurduğu zarar ve tahribatın ortadan tamamen kaldırılmasına ve olası daha büyük olumsuz etkilerinin en baştan güvenli bir biçimde önüne geçilmesine yönelik olduğunu, dolayısıyla rücu kapsamında istenilen bedelin içerisinde donatanın yapmış olduğu temizlik masraflarının da yer almasının doğal olduğunu, zira yapılan temizlik masraflarının lüks için değil mecburiyetten yapıldığını beyanla,
davalının sebep ve sorumlu olduğu 1.942,00 Euro ve 2.164,56 USD zararın ödeme tarihi olan 11.12.2020 tarihinden yabancı paralara bankalarca uygulanan yıllık en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan rücuen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:Davalı vekilinin 12/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle;
müvekkili şirketin ürünlerini olması gerektiği gibi paketlediğini ve istiflediğini, taşımaya konusu ürünlerin taşıma firmasının organizasyonel sorunları nedeniyle günlerce -------- gümrüğünde beklemek zorunda kaldığını, nitekim müvekkilinin özen ve itinayla paketleyip yerleştirdiği ürünlerin, --------- bekletilmesi nedeni ile aşırı sıcaklara ve anormal şartlar sonucunda muhtemelen buharlaştığını, kimyasal bir tepkime, ısı kaynaklı buharlaşma varsa, akıntı ve devamında gölet oluşmasının mümkün olmadığını, bu bağlamda davacının dilekçesinde olayı aktarış şekli ve beyanlarının mesnetsiz iddialar olduğunu,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için konteynırda bir akıntı meydana gelip zeminde göllenme yaptığı farz edilse dahi bu birikintinin temizlenmesi için bunca masraflı ve hayatın normal akışına uygun olmayan uygulamalarla bir temizlik işlemi yapılmasına gerek olmadığını, ürünlerin komplike ve tehlikeli bir kimyasal olmadığını, müvekkili şirketin bahse konu ürünleri altı tonluk kazanlarda ürettiğini ve üretim anında dökülenleri veya kalıntıları normal su ile yıkayarak seyreltip incelterek temizlediğini, bu işlemin mutat ve geçerli bir temizleme işlemi olduğunu,
malların konteynır içinde zarar görmesinin sebebinin araştırılması gerektiğini, pandemi nedeniyle gümrüğün kapanması sonucunda ürünlerin konteynir içinde yaklaşık 2 hafta boyunca 50 derecenin üzerinde aşıcı sıcak altında bekletilmesinden kaynaklı olarak bu durumun ortaya çıktığını, yani zarar kısmı gemide değil varış limanında gümrükte bekletildiği sırada meydana geldiğini, nitekim konteynırın yükleme öncesinde de yıpranmış halde olduğunu, müvekkili şirketin malzeme güvenlik bilgi formunu davacıya ilettiğini, bu forma göre, müvekkili şirkete ait ürünlerin tehlikeli olmayıp yalnızca belli bir sıcaklığın üzerinde buharlaştığını,
müvekkiline gönderilen konteynirın eski olduğunu, bu durumun müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, müvekkili şirketin mağduriyetinin söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin davacının kendilerine başvurması üzerine hakkaniyetli davranarak 1.500 USD ödeme yaptığını, davacının müvekkili şirketten yaşanan olay neticesinde konteynırın iç boyaması,
---------- gümrükleme hizmet vs. hizmetler için piyasa fiyatının en az 5 katı fazla bir ücret talep ettiğini, bu talebin fahiş olduğunu, kaldı ki müvekkilinin ürününün konteynıra zarar vermiş olsa dahi, bu hasarın çok büyük ihtimalle varış limanında gerçekleştiğini, ancak davacının sanki konteynırı tamamen parçalanmış gibi bir muamele ile işbu huzurdaki davayı ikamet etmiş olmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin yükleme anında beyan ettiği güvenlik formuna uygun şekilde temizlik yapılmadığını, yine konteynırların bulunduğu gemilerde son teknoloji haberleşme cihazları bulunmasına rağmen, müvekkili şirkete konu hasar anında değil,
hasarın meydana geldiğini iddia ettikleri tarihten çok sonra bilgi verildiğini, bu durumun kötü niyetli olduklarını ispat eder nitelikte olduğunu, zira müvekkilinin konuya anında müdahil olarak gerekli tespit ve araştırmaları yapamadığını, olayın üstünden aylar geçtikten sonra hem ürünü heba olmuş, hem de müşterisine mahcup olduğunu beyanla, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Dava, deniz yolu ile taşınma esansında hasar gören mallar nedeniyle davacının yaptığı ek masraf ödemeleri sonrası davalıdan rücuen tazminine ilişkin alacak davasıdır.Deniz alacağı hususunda, 6102 sayılı TTK'nın 1352/1. maddesinde "Deniz alacağı; aşağıda sayılan hususların birinden veya birkaçından doğan istem anlamına gelir: " ve aynı maddenin 1-g bendinde "Bir -------- parti düzenlenmiş olup olmadığına bakılmaksızın, gemide eşya veya yolcu taşınması amacıyla yapılmış her türlü sözleşme" hükümleri mevcuttur.Somut olayda;
davacı, davalı ile arasındaki taşıma sözleşmesi uyarınca yurt dışına gönderilen camların istiflenmesi ve taşınmasında ayıplı hizmet vermesi nedeni ile oluşan zararın rücuen tazminini talep etmiştir.
Taşımanın bir ayağının deniz taşıması olması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde TTK.nun deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekli olup, bu durumda da davanın --------- Mahkemesi’nde görülmesi zorunludur.6102 sayılı TTK'nın 5/2. maddesi "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır.
Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir" şeklinde düzenlenmiştir.
Anılan yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler Savcılar Kurulunca, --------- ilinde bu tür davalara bakma görevi -------- Asliye Ticaret Mahkemesine verilmiştir. Bu mahkeme ile diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup mahkemece resen dikkate alınır.Bu durumda eldeki davaya bakma görevinin -------- Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu göz önüne alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/555, K. 2023/720, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama