KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/515
- Karar No
- 2023/697
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2023
Karar Metni
1.236 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/515 Esas
KARAR NO: 2023/697
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/07/2022
KARAR TARİHİ: 19/10/2023
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dekoratif taş ticareti yaptığını, davalı ile aralarında -------- döşeme taş alım satımı gerçekleştiğini, satılan mal karşılığında 76.700,00 TL'lik fatura kesildiğini, faturanın davalıya tebliğ edildiğini, davalının, satılan malları ve faturasını herhangi bir itirazda bulunmaksızın teslim aldığını, davalı yetkilisi ile -------- üzerinden yapılan yazışmalarda, satılan malların bedelini ödeyeceğini, kendisine zaman verilmesini istediğini, tanınan sürelerde davalının taahhütlerini yerine getirmediği gibi müvekkilinin telefonlarına da cevap verilmediğini,
ödeme yapılmaması nedeniyle müvekkili tarafından davalı aleyhine -------- sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız şekilde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, yine 30.05.2022 tarihinde malın ayıplı olduğunu iddia ederek müvekkiline ihtar çekildiğini, davaya konu faturanın 16.03.2022 tarihinde düzenlendiğini, satışa konu malın da 16.03.2022 tarihinde teslim edildiğini, davalı tarafından faturaya itirazın süresinde ileri sürülmediğini, ayıplı mal iddia ve itirazlarının da aleyhine icra takibi yapılıncaya kadar ileri sürülmediğini,
Mart ayında teslim edilen malın iddia edildiği gibi ayıplı veya hatalı olması ihtimalinde de 30.05.2022 tarihinde yapılan bildirimin de geçerli bir bildirim olmadığının aşikar olduğunu, davalı tarafından sırf kötü niyetli olarak icra takibine itiraz edilerek takibin durmasına sebebiyet verildiğini iddia ederek, davalı tarafından ------- sayılı icra dosyasına yapılan vaki itirazın 61.700,00 TL üzerinden iptaline, asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Davalı vekili 07.09.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında ------- taş alım satımından kaynaklı bir görüşme olduğunu, davacı tarafın malzeme parası diyerek müvekkili şirketten 15.000,00 TL göndermesini talep ettiğini, müvekkilinin de görüşme devam ederken daha sonra anlaşılacak bedelden mahsup edilmek üzere 15.000,00 TL gönderdiğini, müvekkili tarafından bu bedel gönderilirken taraflar arasında henüz yapılmış bir anlaşma bulunmadığını, davacının bu ödemeyi kötü niyetli kullanarak hemen bir gün sonra 16.03.2022 tarihinde müvekkili şirkete fatura kestiğini,
davacı taraf -------- üzerinden görüşme ve yazışmalar olduğunu iddia etmiş ise de yazışmaların yapıldığı iddia olunan -------- isimli bir şahsın müvekkili şirket ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin -------- olduğunu, şirket yetkilisinin ise davacı taraf ile hiçbir görüşmesini veya yazışmasının bulunmadığını, devam eden süreçte davacının müvekkili şirkete ayıplı ve hatalı olarak sayısı dahi belirtilmeyen bazı------- taşları gönderdiğini, gönderilen taşların hatalı ve ayıplı olduğunun bazı iletişim araçları ile defalarca bildirilmesine rağmen olumlu veya olumsuz dönüş yapılmadığını, davacı tarafın,
teslim edilmesi gereken ------- taşları müvekkili şirkete teslim etmediğini, tabiri caizse taşları ortalık alanda bıraktığını, davaya konu taşların müvekkili tarafından kesinlikle teslim alınmadığını, müvekkili şirket tarafından, davaya konu ayıplı ve hatalı -------- taşlarının davacı tarafından geri alınarak ayıpsız ve hatasız taşların gönderileceği beklenirken davacı tarafından haksız bir şekilde icra takibi başlatıldığını, icra takibi sonrasında müvekkili tarafından ihtarname keşide edilerek hatalı ve ayıplı olan taşların alınarak ayıpsız ve hatasız misli ile değiştirilmesi hususunun ihtar olunduğunu,
davacı tarafın elinde davaya konu malzemelerin müvekkiline düzgün bir şekilde telim edildiğine dair herhangi bir teslimat fişi veya irsaliye bulunmadığını, dava konusu hatalı ve ayıplı -------- taşlarının davacı tarafından teslim alınmaması üzerine işbu taşlardan dolayı 3.kişilere zarar gelmemesi için nakliye ücretini de bizzat müvekkilinin karşılayarak ilgili taşları başka bir şantiye alanına müvekkilinin götürdüğünü, mahkemece keşif yapılması halinde ilgili taşların ayıplı ve hatalı olduğunun anlaşılabileceğini savunarak,
davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise ayıplı ve hatalı ürünlerin bedellerinin alacaklı tarafından kesilen fatura bedelinden mahsup edilmesine, huzurdaki dava kötü niyetli olarak ikame edildiğinden davacı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Dava, faturadan kaynaklı alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminat talebine ilişkindir.--------sayılı dosyasının incelenmesinde. Davacı tarafça davalı şirket aleyhine 76.700 TL tutarındaki --------- taş satımı nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklı takip başlatıldığı, takibe itiraz üzerine yasal süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın ticari satıma konu mal nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklı alacak nedeniyle açılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, mali müşavir ve inşaat mühendisi bilirkişilerinin müşterek hazırladığı raporda, davalı şirketin davacıya 15.000 TL avans ödemesi yaptığı, davacı tarafından davalı şirkete 16/03/2022 tarihli 76.700,00 TL miktarlı fatura düzenlediği, taraflar arasında avans ödemesi ve fatura dışında ticari ilişki bulunmadığı,
davacının incelenen 2022 yılı ticari defterlerine göre takip tarihi olan 18/05/2022 tarihi itibariyle 61.700,00 TL alacaklı olduğu, davalının incelenen ticari defterlerine göre davacı taraf 15.000 TL avans ödemesi yaptığı, davalı şirketin ticari defterleri ile davacı ticari defterlerinin birbirini doğruladığı ve takip tarihi itibariyle davalını defterlerine göre de davacıya 61.700,00 TL borçlu gözüktüğü, davalı tarafça ayıp iddiasında bulunulduğu ve 30/05/2022 tarihli ---------Noterliği kanalı ile davacıya ayıplı ve hatalı bazalt taşlarının ayıpsız ve hatasız misli ile değiştirilmesi amacıyla ihtarname gönderildiği,
ihtarnamenin davalıya 01/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından 65.000 TL (KDV hariç) tutarlı faturanın BA bildiriminde bulunduğu, inşaat bilirkişisi tarafından yerinde yapılan inceleme sonucu taşların adet olarak sayılmasının mümkün olmadığı, bir kısım taşların kenarlarında irili ufaklı kırıklar olduğu ve ürün ebatlarının fatura ile örtüşmediği bu nedenle malın açık ayıplı olduğunu gösterebileceği, davacı tarafça takip öncesi faiz talep edilmiş ise de takipten evvel davalıyı temerrüde düşürmediği ve faiz talebinin yerinde olmadığı tespitleri yapılmıştır.
Davalı taraf her ne kadar ürünlerin ayıplı olduğunu ve taşların teslim edilmediğinden haberleri olmadığını iddia etmiş ise de davacının satışını yaptığı taşlara ilgili alınan raporda bir kısım taşlar üzerinde harç kalıntıları olduğunun, taşların döşenip geri söküldüğünün tespit edildiği, taşlardaki açık ayıp nedeniyle davalının 2 gün içinde ayıbı bildirmekle yükümlü olduğu, davalı şirketin faturayı 16/03/2022 tarihinde defterine işlediği, ancak 2 günlük yasal süre içinde davacı tarafa ayıp ihbarında bulunmadığı kanaatine varıldığı,
davacı tarafça kesilen faturanın davalı ticari defterlerine işlendiği ve vergi dairesine BA bildiriminin yapıldığı, bu nedenle ürünlerin teslim edildiği kanaatine varılarak davacının davalıdan KDV dahil 76.700,00 TL faturadan 15.000 TL avans ödemesi düşüldüğünde 61.700,00 TL alacaklı olduğu ve itirazın bu miktar üzerinden iptaline karar verilmesi gerekmiş ve asıl alacak faturaya dayalı olup bilinir ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/515, K. 2023/697, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama