KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/109
- Karar No
- 2024/570
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
Karar Metni
1.112 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/109 Esas
KARAR NO: 2024/570
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/02/2023
KARAR TARİHİ: 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Müvekkil ---------- Şti otomotiv yedek parça alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, Davalı tarafından belirli dönemler içerisinde müvekkilden malzeme tedarik edildiğini ve bu malzemelere ilişkin olan borcunu ödemediğini, Davalı ile yapılan görüşmelerde borcun sürekli ödeneceği belirtilmiş ise de, bugüne kadar borç ödenmediğini, Borcunu tahsil edemeyen müvekkil, davalı tarafından kendisine ödenmeyen 522.042,45 TL tahsili amacıyla --------- İcra Müdürlüğü'nün -------- E. sayılı dosyasında icra takibine başladığını, Davalı ------- şirketi Vekili,
--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyasında müvekkile borçlu olmadığı gerekçeleriyle takibe itiraz ettiğini, İtirazın iptal davası açılması için zorunlu olan arabuluculuk görüşmesinden de sonuç alınmadığı ve haksız ve mesnetsiz itirazın kaldırılarak takibin devamı ile kötü niyetli davalı aleyhine asıl alacak bedelinin %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masraflar ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ise cevap dilekçesinde. İleri sürülen taleplerin tamamı haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini. Davacı tarafın Cari Hesaba bağlı Fatura alacaklarının haksız olduğunu müvekkil şirketin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını.
Davacının dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu faturaların bedelleri davalı şirket tarafından ödenmiş olduğunu, davacı haksız bir şekilde ödeme talep ettiğini davacının fatura bedelinin ödenmediği iddiasıyla dosyaya sunmuş olduğu, --------- hasar nolu --------- plakalı araç için kesilen 17.11.2020 tarihli faturanın, cevap dilekçesinin ekinde sunduklarını dekontta da açıkça görüleceği üzere 14.12.2020 tarihinde müvekkil şirket Tarafından ödemesinin sağlandığını.
Yine davacının fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile dosyaya sunmuş olduğu--------- hasar nolu ---------- plakalı araç için kesilen 26.02.2021 tarihli faturanın, yine dilekçemiz ekinde sunulan dekontta da açıkça görüleceği üzere 12.04.2021 tarihinde müvekkil şirket tarafından, bir kısmı iade fatura olarak düzenlendikten sonra kalan miktarı davacıya ödendiğini, Davacının ödenmediği iddiası ile icra takibine konu yapmış olduğu tüm faturalar, davalı şirket tarafından ödendiğini, dosyada mübrez dekontlarla da bu durumun ispatlandığını ,Davacı mevcut fatura bedellerinin ödenmediğini iddiasını ispatla yükümlülüğünü,
Davacı iş bu davayı kötü niyetli olarak açtığını, Hiçbir koşulda davacının fatura bedellerine ilişkin taleplerini kabul etmediğini davacının işlemiş faiz talebi de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, reddi gerektiğini, Davacı hukuka aykırı bir şekilde icra takibinde, 87.160,97-TL işlemiş faiz talep ettiğini, Davacı tarihleri farklı fatura badelerini talep ettiğini, Ancak mevcut icra dosyasında işlemiş faiz miktarını hangi tarihten itibaren talep ettiği açık olmadığını, işlemiş faiz miktarına ayrıca itiraz edeceğini, Ayrıca davacı şirket tarafından müvekkil şirket temerrüte düşürülmediğini,.
Bu nedenle de faiz talebinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, Yine gerek icra takibi öncesinde gerek icra takibi sonrasında davalı şirket tarafından davacıya karşı ödeme gerçekleştirildiğini, davacı yapılan ödemeleri hukuka aykırı bir şekilde yeniden talep ettiğini, Ayrıca davacının icra inkar tazminatı talebinde bulunması da açıkça kötü niyetli olduğunu; icra inkar tazminatının şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi talep olunduğunu.
Davacının müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelere rağmen fatura bedelleri talebinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını.
Davacının icra inkar tazminatı talebinin aksine, kötü niyetli ve haksız menfaat sağlama gayesi ile açılan dava hakkında, dava miktarının en az %20’si oranında kötü niyet tazminatı talebimizin mevcut olduğunu, Davacı tarafından, asılsız ve mesnetsiz iddialarla açılan davanın reddine, Kötü niyet tazminatı talebimizin kabulü ile davacının dava miktarının en az %20'si oranında kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve sair ücretler ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde.
Dava. İİK'nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre, kanunda aksine hüküm yoksa herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. HMK’nın 190. maddesine göre de, İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İspatın hangi delillerle yapılacağı HMK’da ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.
Somut olayda, Taraflar arasında sözleşmeye dayalı cari hesap ilişkisi olduğu, davacının davalı sigorta şirketinin hasar onarımı için yedek parça tedariğini yaptığı , dava konusunun yedek parça karşılığı kesilen fatura bedellerinin tahsili olduğu anlaşılmaktadır.Davacının dava konusu döneme ait ticari defterlerinin tasdiklerinin yasal süresi içinde usulüne uygun şekilde yapılmış olduğu, faturalarla kayıtları uyumlu olan davacı ticari defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, Davalının dava konusu döneme ait ticari defterlerinin tasdiklerinin yasal süresi içinde usulüne uygun şekilde yapılmış olduğu,
davalının fatura kayıtlarını fatura tarihlerinde yapmadığı , kayıtlarında olmayan faturalara usulüne uygun itiraz etmediği ve ticari defterlerine kayıt etmediği faturaların varlığının davacı kayıtları ile sabit olduğu anlaşılmaktadır. Takip tarihi itibari ile davacının 416.618,68 TL alacaklı olduğu olduğu, ödenmemiş asıl alacağın ise takip tarihi itibariyle 15.562,62 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davalı takipten önce temerrüde düşürüldüğüne dair dosyaya delil sunulmadığından davacı tarafın işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Mahkememizce yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporunda deliller değerlendirerek hesaplama yapmış, bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplama hükümde dikkate alınmış, mahkememizce rapor olaya uygun ve kanaat verici bulunmuş, tüm bu açıklamalar ışığında ve sunulan hükme elverişli rapor doğrultusunda açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
Takip konusu alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektiğinden davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/109, K. 2024/570, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama