KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/196
- Karar No
- 2023/560
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2023
Karar Metni
965 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/196 Esas
KARAR NO: 2023/560
DAVA
Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 18/03/2023
KARAR TARİHİ: 04/07/2023
DAVA
Davacı vekilinin mahkememize sunduğu 18/03/2023 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil ile davalılardan -----sigorta şirketi olduğunu, davalılardan ----- ise acente olduğu davacı müvekkile ait ------ levha kayıt numaralı, ----poliçe numaralı -------- sözleşmesi akdedildiğini, davacı müvekkilce bu poliçenin davalılardan ------numarası üzerinden yaptırıldığını, ---- davacı müvekkilin oğlu ------konu araç ile ------------- kavşağında tek taraflı maddi hasarlı kaza yaptığını ve olay yerine gelen trafik ekipleri ile beraber kaza tespit tutanağı tutulduğunu,
kaza da gerekli alkol testleri yapıldığını ve davacı müvekkilin oğlunda 0.00 promil alkol çıktığını, bunun üzerine özel bir çekici ile irtibata geçilmiş ve müvekkilin aracı-----------çekildiğini, bunun karşılığında 250 TL ödeme yapıldığını, 10.01.2022 günü kaza kaydı oluşturulmak için davalı -------------- internet sitesine girildiğinde " GİRMİŞ OLDUĞUNUZ SİGORTALI TCKN/VKN VE POLİÇE NUMARASI EŞLEŞMEMEKTEDİR" şeklinde uyarı ile karşılaşıldığını bunun üzerine davalı sigorta şirketi arandığını ve oradan da böyle bir poliçenin olmadığı ve aracı acente ile görüşülmesi bilgisinin davacı müvekkile verildiğini,
bu gelişme üzerine davacı müvekkil tarafından davalı --------numaralı kurumsal ------ numarasının arandığını ve davalı şirket çalışan veya yetkilisi olan ----- şahsın davacı müvekkilin poliçesinin yapıldıktan bir gün sonra sehven iptal edildiğini ve poliçenin tekrar canladırılması için bir süre beklemesinin söylendiğini, akabinde 27.01.2022 tarihinde davalı şirket tarafından davacı müvekkilin arandığını ve kaskoyu tekrar canlandırmak için tekrar bir ödeme yapılmasının istendiğini ve davacı müvekkilce gerekli ödemenin yapıldığını,
davacı müvekkilin aracı için ------- dosya numaralı kaza kaydı ve hasar dosyası oluşturulduğunu devamında ise ------- tarafından aracın incelendiğini ve yapılan incelemeler neticesinde 28.905,47 TL hasar bedeli tespit edildiğini, ancak yapılan bu tespitin orijinal olmayan yan sanayi ürünler üzerinden yapılmış olup ayrıca hasar farkı taleplerinin de mevcut olduğunu, davacı müvekkil tarafından söz konusu meblağın davalılarca kendisine ödenmesi beklenirken davalı------tarafından davacı müvekkile sadece 7.971,11 TL ödeme yapıldığını,
eksik ödeme nedeni ile davacı müvekkilce davalı sigorta şirketi arandığında kendisine " Bu hasar dosyası için 15.000,00 TL Hasar ödeme kotası olduğundan dolayı yedek parça sonrasında kalan tutar sigortalıya ödenmiştir.Acentanızla görüşün " bilgisinin verildiğini, bunun üzerine davalı acente ile görüşülmesine rağmen hiçbir geri dönüş sağlanmadığını, davacı müvekkilce davalı acenteden hiçbir geri dönüş alınmaması üzerine davalı sigorta Şirketi --------yazılı olarak başvuru yapıldığını ve eksik ödemenin kendisine yapılmasının istendiğini, ancak davalı sigorta tarafından davacı müvekkile " Değerli iş ortağımız,
poliçe notu gereği ödeme yapılmayacaktır" şeklinde dönüş yapıldığını, davalılarca sehven yapılan hata nedeni ile davacı müvekkile eksik ödeme yapılmış olması hem de araç tamirinde orijinal parça yerine yan sanayi ürünler kullanılması nedeni ile hasar farkının da hesaplanmamış olması nedeni ile öncelikle gerçek hasar bedelinin tespiti ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.934,00 TL hasar ödemesinin davalılardan sorumlulukları nispetinde müşterek ve müteselsilen tazmini ile davacı müvekkile verilmesini,
yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ----- tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürüldüğü üzere diğer davalı acente şirketi tarafından sehven poliçe iptali yapılmış olup -kabul anlamına gelmemek üzere- bakiye hasar miktarı varsa bile diğer davalı acente şirketinin sorumluluğunda olduğunu, işbu sebeple müvekkil sigorta şirketi yönünden davanın reddi gerektiğini, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, hasar tarihinin --- tarihi olup zamanaşımı itirazında bulunduklarını, işbu başvurunun belirsiz alacak yoluyla yapılamayacağını, aleyhe davanın reddini, müvekkil şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ------- dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş ancak cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Dava, sigortalı tarafından sigortacıya karşı açılan kasko sigortasından kaynaklanan hasar bedelinin tahsili davasıdır.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun geçici 73. maddesinde. "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." ifadesi ile tüketici mahkemelerinin görev alanı tüketici işlemleri ile sınırlandırılmıştır.
Aynı yasanın 3/l maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır.Davaya konu sözleşmenin -------- olduğu, Sigorta sözleşmesine konu aracın hususi nitelikte otomobil olup, davacının da tüketici olması nedeniyle taraflar arasında tüketici işlemi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının, davalı sigorta şirketi ile aralarındaki hususi araca ait --------sözleşmesine dayalı olarak talepte bulunduğu ve bu sigorta sözleşmesinin de bir tüketici işlemi olduğunun anlaşılmış olup, davanın, davacı sigortalı tarafından kasko sigorta şirketine karşı açtığı tazminat davası olması ve 6502 sayılı Tüketici Yasasının yürürlüğe girdiği 28.05.2014 tarihinden sonra 18.03.2023 tarihinde açılmış olmasına göre mahkemece Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek davanın HMK'nın 114/c maddesi gereğince görevsizlik nedeni ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/196, K. 2023/560, 4 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama