KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/486
- Karar No
- 2023/766
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
Karar Metni
732 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/486 Esas
KARAR NO: 2023/766
DAVA
Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 30/11/2023
DAVA
:Davacı vekilinin mahkememize sunduğu 11/07/2023 havale tarihli dava dilekçesinde özetle;
Davalı ------- şirketi 8 m³'lük yol süpürme aracı ihtiyacı doğrultusunda müvekkili şirket ile iletişime geçtiğini, akabinde -------- model kamyon ve yol süpürme aracının siparişini verdiğini, taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, ancak tüm ısrarlı çabalara rağmen davalı şirketin bakiye borcunu ödemediğini, müvekkili tarafından son olarak 14.10.2020 tarihinde fatura düzenlendiğini, davalı tarafça bu faturanın kayıtlarına alındığını, davalı tarafça son olarak 03.12.2020 günü kısmi ödeme gerçekleştirildiğini belirterek davanın kabulüne,
müvekkilinin bakiye 22.546,09₺ cari hesaptan kaynaklı alacağının temerrüt tarihinden (27.9.2018) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin 15/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle;
tarafların 1 adet yol süpürme aracı alımı konusunda anlaştıklarını, davanın -------- Mahkemeleri'nde görülmesinin gerekmekte olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının ödenmediğini iddia ettiği borcun vade farkı faturasından kaynaklandığını, davacının sözleşme konusu aracı ayıplı bir şekilde teslim ettiğini, davacının kendi kusurundan ötürü, ödemede gecikme yaşandığını, taraflar arasında vade farkı uygulanacağına dair yazılı bir sözleşme veya ticari bir teamül bulunmadığını belirterek davanın reddine, vekâlet ücretinin ve diğer yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Dava, davacı tarafça davalıya satılan makineye ilişkin düzenlenen fatura ve cari hesaptan kaynaklı alacak davası
(Ticari nitelikli) istemine ilişkindir.Somut olayda, tacir olan taraflar arasında mesafeli satım sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşme uyarınca davalıya teslim edilen mala ilişkin düzenlenen fatura bedelinin ödenmediği belirtilerek eldeki davanın açıldığı sabittir. Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup davalı tarafından cevap dilekçesi ile yasal süresinde yetki itirazında bulunulmuştur. Taraflar arasında akdedilen 11.04.2019 tarihli teklif formu ile sözleşme kurulmuş olup incelendiğinde; teklif formu başlıklı belgenin 5. Maddesinde; "Sulhen halledilmeyen anlaşmazlıkların hal mercii -----Mahkemeleri ve İcra Dairesidir." hükmünün yer aldığı görülmüştür. Teklif formunun alacaklı şirket tarafından düzenlendiği ve altına imzaların bulunduğu görülmüştür.
Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır (HMK m.17). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir (TTK m.12/1). Ayrıca ticaret şirketleri de tacir sayılırlar (TTK m.16/1).
Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK m.11 ).Tüm dosya kapsamı, iddia ve savunmalar birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen 11.04.2019 tarihli sözleşme kapsamında keşide edilen ve ödenmeyen fatura bedelinden bakiye cari alacağın tahsilinin talep edildiği, tarafların tacir oldukları, 6100 sayılı HMK'nın yürürlük tarihinden sonra 11/04/2019 tarihinde yapılan sözleşmenin 5'nci maddesinde sözleşmeden kaynaklı ihtilaflarda çözüm yerinin ---- Mahkemeleri olarak belirlendiği,
uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin; tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konulara veya kesin yetki hâllerine ilişkin olmayıp, belirli olduğu ayrıca yetkili kılınan mahkemenin açıkça gösterildiği(HMK m.18), sözleşmede belirlenen mahkeme kesin yetkili olmamakla beraber davalının cevap süresi içerisinde yetki itirazında bulunarak uyuşmazlığın çözümünde ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu beyan ettiği(HMK m.19/2), bu halde genel yetki(m.6) ve diğer yetki kurallarının uygulanma imkanı kalmadığı, davalının yetki itirazının süresinde ve usulüne uygun olduğu,
davalının sözleşmedeki yetki şartına dayalı itirazı ile birlikte Mahkememizin yetkisinin sona erdiği, yetkili mahkemenin sözleşme ile belirlenen ------Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak Mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/486, K. 2023/766, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama