KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/224
- Karar No
- 2024/748
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
Karar Metni
852 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/224 Esas
KARAR NO: 2024/748
DAVA
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/03/2023
KARAR TARİHİ: 23/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekilinin mahkememize sunduğu 07/03/2023 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilİ ----------- ”Siber Güvenlik”, “Bütünsel Güvenlik” ve "Veri Koruma" çözümleri alanlarında hizmet veren bir teknoloji şirketi olduğunu, -------- gibi lider markaların siber güvenlik ve veri koruma çözümlerine yönelik kurulum, işletim, bakım ve danışmanlık alanında hizmetler sunan ---------- bugüne kadar pek çok ilke imza atarak hem yurt içinde hem de yurt dışında ----------- dijitalleşme sürecine katkı sağlayan 1000’in üzerinde projeyi hayata geçirdiğini,
müvekkili şirkette birçok departman bulunmakla beraber teknik anlamda hizmet veren üç ayrı departman bulunduğunu, davalı tarafın Veri Koruma departmanında çalışmakta olduğunu, işbu departmanda satılacak ürünün fiyatlandırılması, kurulumu, kurulum sonrası müşteriye ürüne dair eğitim verilmesi, müşteri ile yapılan sözleşme içeriği ve bu sözleşme gereğince hizmetin verilmesi,
üründe bir sorun oluşması halinde müşteri ile iletişime geçerek sorunun çözülmesi vb. iş ve işlemleri yürüttüğünü ve yönettiğini, davalı tarafın çalıştığı departman müdürü şirketin ilk çalışanlarından olup 20 yıla aşkın süredir şirket bünyesinde çalışmakta olduğunu, davalı tarafın müşteriler ile doğrudan sürekli şekilde iletişim halinde olmasının yanı sıra sözleşmeleri de görebildiğinden hangi müşteri ile hizmet süresinin ne zaman bittiği, hangi bedelle anlaştığı konularına hakim olduğunu, 31.03.2022 tarihinde,
davalının çalışmakta olduğu departmanın müdürünün istifasını takip ederek aynı departmanda bulunan yönetici pozisyonundaki bütün çalışanların istifa ederek iş akitlerini sonlandırdıklarını, davalının iş akdinin istifa ile sonlandırdıktan sonra müvekkil şirketle aynı sektörde, aynı alanlarda hizmet ve faaliyet gösteren --------- Şirketinde çalışmaya başlamış olduğunu, davalının müvekkil şirketle akdettiği iş sözleşmesinde bahsi geçen rekabet yasağını ihlal ettiğini belirterek davanın kabulüne, davalının rekabet etmeme yasağına aykırı eylemleri nedeniyle ivedilikle rekabetin durdurulmasına,
taraflar arasında karşılıklı olarak imza altına alınan iş sözleşmesi kapsamında rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şart alacağının fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmen 40.000,00-tl'nin faiziyle birlikte tahsil edilmesine, davalının rekabet etmeme yasağına aykırı tutum ve davranışı neticesinde müvekkil şirket nezdinde meydana gelen fazlaya dair haklarımız saklı tutmak kaydıyla şimdilik kısmen 40.000,00-TL zararın faiziyle birlikte tahsil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin 18/04/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle görev yönünden reddini karar verilmesinin gerektiğini, davanın haksız ve kötüniyetli olarak ikame edildiğini, HMK.
329 maddesi uyarınca müvekkilin işbu dava ile ödemek zorunda kaldığı akdi vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, rekabet etmeme şartının müvekkili açısından geçerli olmadığını, ayrıca müvekkilinin rekabet yasağını ihlal etmediğini, Anayasa da yer alan çalışma hürriyetine, hakkaniyete ve kanuna aykırı davanın reddinin gerektiğini, müvekkili açısından iş akdi esasen haklı nedenle sonlandırılmış olduğundan rekabet etmeme maddesi hukuken de geçerli olmadığını belirterek görev itirazımızın kabul edilerek dosyanın görevli ----------- İş Mahkemesine gönderilmesini, davanın usulden ve esastan reddine,
yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacı vekili 10.09.2024 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili 12.09.2024 tarihli dilekçesinde davadan feragati kabul ettiklerini ve davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirttiği görüldü.Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m.307). Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği gibi, hüküm ifade edebilmesi de karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir, ancak feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır(HMK m.309). Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK m.310) ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK m.311).
Vekilin davadan feragat etmesi halinde, bu konuda vekaletnamesinde özel yetki bulunmalıdır(HMK m.74). Davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisi olduğu anlaşılmıştır. Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir(HMK m.312).Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141).
Toplanan deliller, feragat, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin yargılama sırasında davadan feragat edildiğine yönelik dilekçe sunduğu, feragat beyanının yasal şartları taşıdığı ve henüz hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti bulunmadığından yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/224, K. 2024/748, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama