KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/354
- Karar No
- 2024/907
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
1.077 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/354 Esas
KARAR NO: 2024/907
DAVA
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/05/2024
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı Vekili 13.05.2024 Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle.
Müvekkilinin 06.03.2023 tarihli depremden etkilendiğini, müvekkillerinin yardım malzemesi, erzak, giyecek vesair temin ederek deprem bölgesine hareket etmek için ve kendi araçları binek araçlar olduğundan, malzemeleri de deprem bölgesine ulaştırmak amacıyla bir Minibüs ayarlamak istediklerini, bu amaçla internette yapılan araştırmalar sonucunda ---------- Oto Sanayinde faaliyette bulunan ----------- isimli işletme yetkilileriyle iletişime geçtiklerini, nihayetinde bu Oto Kiralamacılardan -----------marka bir Minibüsü aşağıdaki Sözleşmeyi imzalayarak 1 Haftalığına kiraladıklarını, müvekkillerinin,
devamlı ---------- Soyisimli şahıslarla muhatap olduklarını, Sözleşmeyi ... ile imzaladıklarını, ---------- yazışmalarını ----------- ile yapıladığını, ödemeyi ise, ...'in bildirdiği ---------- hesabına yaptıklarını müvekkili ..., ----------- hesabına 07.02.2023 Tarihinde 8.000,00-TL gönderdiğini, ardından ----------- de 5.000,00-TL 1 Haftalık Kiralama bedeli ve 3.000,00-TL Depozito olmak üzere 8.000,00-TL'nin gönderildiğini ---------- yazılı olarak bildirdiklerini, aradan 1 Yıldan fazla süre geçtikten sonra Davalı ..., Sözleşmenin alt kısmı olan Bono şeklinde Boş Olarak düzenlenen kısmı Sözleşmeden kesmiş,
sonrasında ise Vade ve Miktarı kendisi doldurmuş, üzerine 120.000,00-TL Yazmış ve bunu da icraya konu ettiğini, ancak bu belgenin Bono niteliğini haiz olmadığı, sonradan Davalı veya çalışanlarınca doldurulduğu aşikardır müvekkilleri ile Davalı arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisi olmadığı gibi, Davalıya karşı Müvekkilin, ne eski, ne de yeni 120.000,00-TL gibi bir borcu da bulunmadığını, icra takibi ile talep edilen alacak, hiçbir zaman doğmadığını, takibe dayanak teşkil edilen belgenin,
müvekkillerinin daha önce Davalıdan Araç Kiralaması nedeniyle imzaladığı Sözleşmenin alt kısmının kesilerek Bono Haline getirilmeye çalışılması şeklinde ve açığa atılan imzanın kötüye kullanması şeklinde hazırlanan bir belge olduğunu, müvekkillerinin davalıya böyle bir borcu bulunmadığı gibi, yazılan miktar, Araç Kiralama Sözleşmesindeki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu, Araç Kiralama Bedeli ve depozito da ödendiğini, beyan ederek, müvekkiller hakkında zararlara yol açması ihtimaline binaen ---------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas Sayılı İcra Takibinin, Teminatsız olarak İhtiyati Tedbir Kararı Verilerek Durdurulmasına,
Takibe dayanak belgenin.
BONO Niteliği taşımadığı gibi, Müvekkillerin Davalıya herhangi bir borcu olmamasına rağmen anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu aşikar olduğundan, Müvekkillerin Davalıya Borçlu Olmadığının Tespitine, Haksız ve Mesnetsiz İcra Takibinin eski hale iadesine, İcra Takibinin haksız olduğu aşikar olduğundan, Müvekkillerin uğradığı zararlara ilişkin Davalının en az %20 Tazminat ödemeye mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve dava masraflarının Davalıya tahmiline, karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Vekilinin 27.06.2024 Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle; menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğunu ancak davacılar tarafından arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesini gerektiğini, davacılar tarafından ibraz olunan görsele itiraz ettiklerini söz konusu görsel ıslak imzalı belge olmayıp, sonradan oluşturulmuş olması muhtemel olduğunu, fotokopi evrak veya fotoğraf üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak hüküm kurulması mümkün olmayacağını,
bu sebeple davacı tarafça görselde yer alan sözleşme aslının dosyaya ibraz edilmesi ve evrak üzerinde bilirkişi marifeti ile inceleme yapılması gerektiğini, dava dilekçesinde sözleşme imzalandığı düşüncesi ile senet imzalanmış olabileceği iddia edilmiş olup, yetişkin 2 kişinin imzaladıkları sözleşmeyi hiç incelemeksizin imzaladığı ve bilmeden senede imza attığı iddiasının gerçek olmadığını, davacılar tarafından borca ilişkin olarak müvekkiline senet verilmiş olup, aksinin davacılar tarafından yazılı delille ispatı zorunlu olduğunu ,davacıların beyanı gerçeğe aykırı olup, mesnetsiz taleplerinin reddi gerektiğini, beyan ederek,
davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, Davacılar aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasıdır. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâli "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,
dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, eldeki davanın 05/01/2024 tarihinde açılmış olması nedeniyle olayda uygulanması gereken hüküm budur.6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi: "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda dava kambiyo senedine dayalı menfi tespit davası olup, 01.09.2023 tarihinden itibaren açılacak ticari dava niteliğindeki menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, davadan önce arabuluculuğa ilişkin anlaşmazlık son tutunağının dosyaya sunulmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığının dosya kapsamından anlaşıldığı,
davacının dava tarihinden evvel arabuluculuğa başvurmadığı ve arabuluculuk işlemlerini tamamlamadığı anlaşılmakla 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi ve TTK'nın 5/A maddesinde düzenlenen dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur .
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/354, K. 2024/907, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama