KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/448
- Karar No
- 2024/782
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
Karar Metni
759 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/448 Esas
KARAR NO: 2024/782
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 13/06/2024
KARAR TARİHİ: 09/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle;
İlgili şirketin, ----------- Noterliğinin 21/09/2020 tarih ve ----------- yevmiye numaralı pay devir sözleşmesi ile davalıya taraflarınca devredildiğini, davalı taraf süresi içerisinde şirketin pay devrini ----------- tescil ettirmemesi üzerine tarafımca ---------- Es sayılı dava ile ---------- Şirketinin davalı -------- adına tespit ve tescilinin yapılmasını talep edildiğini ve bu dava kabul edilerek kesinleştiğini, Ancak bu kararda her ne kadar gerekçe bölümünde “..Hal böyle olunca,
pay devir sözleşmesi ile davalı --------- ---------- Şirketinin tek ortağı ve müdürü olduğu,.” denilmesine rağmen hüküm kısmında sadece “,,.---------- şirketi ortağı olmadığının tespitine, Şirketin 200 adet payının davalı ----------- ait olduğunun tespiti ile devir işleminin 21/09/2020 tarihi itibarıyla geçerli olacak şekilde ----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce ticaret siciline tescil ve ilanına,.” denilmesi nedeniyle ilgili şirketin ticaret sicil kaydında şahsım halem sorumlu müdür olarak göründüğünü, ----------- gerek yazılı gerek sözlü müracaatımda adımın sorumlu müdürlükten çıkarılmasını,
yerine davalının tescil edilmesini talep etmeme rağmen herhangi bir işlem yapılmadığını, ------------- Mahkemesinden bu durumun düzeltilmesi için ---------- müzekkere yazılmasını talep etmememe rağmen mahkeme bu talebimle ilgili herhangi bir işlem yapmadığını, ---------- sorumlu müdür olarak görünmem hem üçüncü şahıslar için yanıltıcı bilgi olduğunu, hem de şahsım için sorumluluk doğurduğunu, zira ilgili şirketin vergi ve sigorta primlerinden doğan borçlarından şirket müdürünün doğrudan sorumluluğu olduğunu ve bu yüzden ilgili şirketin borçları yüzünden ileride haciz baskısı altında kalma durumum söz konusu olacağını, Davalının,
ilgili şirketin tek ortağı olduğunu ve bütün paylar kendisine ait olduğunu, tek ortaklı şirketlerde ortağın müdür olması yasal bir zorunluluk olduğunu, yasal olarak müdür olan davalının bu durumunun ----------- de tescil ve ilanı gerektiğini, -------- Şirketinin sorumlu müdürünün 21/09/2020 tarihinden itibaren davalı --------- olduğunun tespitini ve ----------- ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle.
Mahkememizin ara kararı ile müvekkilinin davaya dahil edildiğini, davaya dahil edilmesinin doğru olmadığını, husumet yöneltilemeyeceğini, davacının müvekkiline dava konusu işlem ile ilgili bir tescil başvurusu ve müvekkilinin tesis ettiği bir işlem bulunmadığını, müdürlük görevinin sona erdiğinin tespitinden ibaret olan ve davacı ile davalı ve dava dışı şirket arasında görülmesi gereken davanın sonucunda mahkemenin karar vermesi ve kararın kesinleşmesi halinde tescil işleminin yapılabileceğini,
sicil kayıtlarının değiştirilmesi/terkini yönünde bir karar verilebilmesi için Ticaret Sicili Müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi şart olmadığını, dava dilekçesinde de, müvekkil Müdürlüğe yöneltilen herhangi bir kusur veya sorumluluk doğuran isnadın bulunmadığını ve fiilen bulunması mümkün olmadığı gibi huzurdaki davadaki uyuşmazlığın davacı ile dava konusu şirket arasında olduğunu, müvekkil açısından öncelikle husumet yokluğu nedeni ile davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde.
Davacı tarafın ----------- Şirketinin sorumlu müdürünün 21/09/2020 tarihinden itibaren davalı ------------ olduğunun tespitine ve ---------- ilanına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. ---------- sayılı ilâmıyla ------------ Noterliğinin 21.09.2020 tarihli ve ----------- yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi gereği devir tarihi olan 21.09.2020 tarihinden itibaren davacının dava dışı şirketin ortağı olmadığının tespitine, şirketin 200 adet payının davalı ----------- ait olduğunun tespiti ile devir işleminin 21.09.2020 tarih itibariyle geçerli olacak şekilde tescil ve ilanına karar verilmiş olup,
söz konusu kararın ise 21.12.2023 tarihinde tescil ve ilan edildiği anlaşılmaktadır. --------- Asliye Ticaret Mahkemesinin söz konusu kararında davacının dava dışı şirketteki müdürlük görevinin sona erdiğinin tespiti hususu ile alakalı bir hüküm kurulmadığı kararın pay devri neticesinde şirket ortağı olmadığının tespitinden ibaret olduğu, müdürlük görevinin sona erdiğinin tespiti ile ilgili bir mahkeme kararı alınması veya dava dışı şirketin davacının müdürlük görevinin sonlandırıldığına dair bir ortaklar kurulu kararı tescil ettirmesi ile sicil kayıtlarının değiştirilmesi /terkini mümkün olacaktır.
Buna göre de; davacının müdürlük görevi ortaklar kurul kararında belirlenen görev süresi boyunca devam etmesi hukuka uygundur.
Davacının 20.03.2019 tarihinde tescil edilen şirket esas sözleşmesi ile şirket müdürlüğüne seçilen ve görev süresi, bu tarihten itibaren devam eden, davacının, şirketten istifa ettiğine ilişkin olarak, Sicil Müdürlüğüne yapılmış hiçbir tescil başvurusu bulunmadığı ve yine, davacının müdürlük vasfının, bu tarihte, ortaklar kurulu kararı ile de sonlandırılmadığı;
yani mevzuat açısından, davacının şirket müdürlüğünden istifa ettiğine ilişkin, şirket yetkilileri tarafından sunulan hiçbir tescil başvurusu bulunmadığı ve hatta, konuya ilişkin davacı tarafından yapılmış herhangi bir başvuru bulunmadığı anlaşıldığından davacının müdürlük sıfatının devam etmiş olması hukuka uygun olduğundan davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/448, K. 2024/782, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama