KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/69
- Karar No
- 2024/452
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
Karar Metni
1.185 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/69 Esas
KARAR NO: 2024/452
DAVA
Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/01/2024
KARAR TARİHİ: 14/05/2024
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu 24/01/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı arasında noter tasdikli 13/03/2023 tarihli "Acentelik Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşme ile müvekkili şirket, karayoluyla şehirlerarası kargo ve eşya taşımacılığı konusunda acente olarak tayin edildiğini, müvekkili şirket sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini gereği gibi ifa ettiğini ve sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiğini, sözleşmenin "Teminat ve Ödeme" başlıklı 7.1. maddesi gereğince müvekkil şirkete acentelik hizmetleri karşılığında akdedilen sözleşmenin ek protokolünde belirlenen oranlarda hesaplanan hak edişlerin ödenmesi gerektiğini,
müvekkili şirket sözleşmede belirlendiği şekilde faturaları kestiğini ve sisteme girişlerini yaptığını, 458,766,86 TL tutarında hak ediş davalı tarafından ödenmediğini, işbu nedenle sözleşme feshedildiğini, müvekkili şirkete ait cari hesap özeti incelendiğinde, sözleşmenin akdedildiği tarihten bu yana hukuki dayanağı bulunmaksızın Ceza------- kesintisi adı altında toplam 714.430,13 TL;
müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığı halde sorun yaşanan müşterilerden kaynaklı olarak ise toplam 21.321.98 TL müvekkil şirketten haksız kesinti yapıldığını, taraflar arasında aktedilen sözleşme, müvekkilinin hak edişlerinin davalı tarafından ödenmemesinden dolayı davalının kusuru nedeniyle sona erdiğini, ancak müvekkilinin hizmet verdiği bölgede bizzat davalı tarafından ticari faaliyete devam edilmekle birlikte, ayrıca demirbaşlar ise davalı tarafından bu ticari faaliyette kullanıldığını,
dolayısıyla Teminat-Demirbaş adı altında müvekkilinin hak edişinden bu kalem yönünden yapılan toplam 115.219.08-TL kesintinin de müvekkiline iadesi gerektiğini, müvekkilinin davalıdan toplamda 1.309.360.00 TL alacağı bulunduğunu, 13/10/2023 tarihinde -------- Noterliği -------- yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, daha sonrasında taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığını,
fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla sözleşmeye istinaden müvekkilinin hak edişinden haksız kesintilerden kaynaklanan zararın tespiti ile alacakların ticari faiziyle tazminini talep edebilmek için işbu dava dilekçesinin tanzimi gereği hasıl olduğunu, davasının kabulüne, müvekkilinin hak edişinden yapılan haksız kesintilerden kaynaklanan zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL kısmi alacağın, temerrüt tarihi olan 13/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiziyle davalıdan tahsilini,
yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili 03/03/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davacı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan Acentelik Sözleşmesinin 12.5. maddesinde yetki şartı yer aldığını, sözleşmeye göre taraflar arasındaki ihtilafların-------Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu hükmü yer aldığını, tarafları tacir ya da kamu tüzel kişileri olan sözleşmelere ilişkin ortaya çıkacak uyuşmazlıkların çözüm yerine taraflarca karar verilebilecek ve aksi açık bir şekilde kararlaştırılmadıkça taraflarca belirlenen mahkeme uyuşmazlığın çözümünde münhasıran yetkili olacağını,
davacının taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının talep etmiş olduğu tüm alacak kalemlerine ilişkin zamanaşımı defini ileri sürdüğünü, davanın tüm alacak talepleri yönünden reddini talep ettiğini, usule ilişkin beyan ve itirazları saklı kalmak kaydıyla, mahkemece davanın esasına girilmesi halinde davanın reddini gerektiren esasa yönelik itirazları da mahkeme takdirine sunduğunu, müvekkili şirketin, kargo ve lojistik sektöründe ulusal düzeyde faaliyet gösteren saygın ve köklü bir şirket olduğunu, tarafların delil sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkili şirket kayıtlarının kesin delil sayılacağı,
uyuşmazlık çıkması halinde müvekkili şirketin delillerinin esas alınacağı kararlaştırıldığını, davacı tarafın kendi delillerine dayanılması kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtlarda yapılacak inceleme neticesinde müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı sübuta ereceğini, acentelik sözleşmesi davacı tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini, haksız fesih nedeniyle müvekkili şirketin cezai şart alacağı doğduğunu, dava dilekçesinde,
davacı şirkete ödenmesi gereken 458.766,86 TL’nin ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiği belirtilse de istifa dilekçesi incelendiğinde yaşanılan maddi sorunlar nedeniyle acenteliğin bırakılmak istendiği yer aldığını, davacının acente, sözleşme ile üstlenmiş olduğu işleri alanında uzman basiretli bir taciri olarak müvekkili şirketin talimatlarına ve yönergelerine uygun olarak eksiksiz ve süresinde yapmayı kabul ettiğini, fakat bu taahhüdüne rağmen yükümlülüklerini gereğince yerine getiremediğini ve sözleşmeye aykırı hareket ettiğini,
sözleşmeye aykırılık teşkil edilen durumlara ilişkin detaylı açıklama dilekçenin ilerleyen kısımlarında yapılacağını, davacı ile müvekkili şirket arasındaki acentelik ilişkisi gereği yapılabilecek kesintilerin hangi sebepten kaynaklanabileceğine ilişkin sektörel bilginin verilmesi huzurdaki dava açısından açıklayıcı olacağını, dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde bir kısım faturalarda ölçüm tartım yaptırımının yer aldığı gözüktüğünü, ölçüm ve tartıma ilişkin yaptırımlar acentelere teslim edilen kargoların kilo/desilerinin yanlış ölçülerek sisteme girilmesi nedeniyle oluşan zararın faturalandırılması anlamına geldiğini,
dosyaya sunulan faturalarda da tazmin yansıtması adı altında düzenlenen faturalar davacının faaliyeti sonucu zayi olan kargolara ilişkin ödenmesi gereken tazmin tutarları ve yaptırım listesinde yer alan ihlallere ilişkin düzenlendiğini, sözleşmeye istinaden düzenlenen faturaların haksız kesinti olduğu iddiası kesinlikle kabul edilemediğini, sözleşmeye göre kararlaştırılan teminat iade koşulları somut uyuşmazlıkta oluşmadığından davacının teminatın iadesine ilişkin talep hakkı da mevcut olmadığını, sözleşme uyarınca demirbaş bedelleri taksitlendirildiğini ve cari hesaba 2.729,40 TL’lik taksitler halinde borç kısmına işlendiğini,
taksit miktarının sonlanması ile demirbaşların acentenin olacağına taraflarca kararlaştırıldığını, cari hesaptan da görüleceği üzere taksitler henüz sonlanmadığını ve demirbaşların mülkiyeti davacıya geçmediğini, bu nedenle henüz ödenmemiş bedelin iadesine yönelik taleplerin reddi talep olunduğunu, davacının müvekkili şirketten alacağı bulunması bir yana müvekkil şirkete borcu bulunmadığını, davacının tüm talepleri haksız, maddi gerçeğe aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, usule ilişkin itirazları değerlendirilerek öncelikle ------- Mahkemeleri yetkili olduğundan yetkisizlik sebebiyle usulden reddini,
esasa ilişkin açıklamaları doğrultusunda davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep ;taraflar arasında akdedilen 13/03/2023 tarihli acentelik sözleşmesine dayalı olarak hak edişlerin bedellerinin ödenmesi istemine ilişkindir. HMK'nın 17/1. maddesine göre; Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. Yine HMK'nın 18.madesine göre; Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde. Taraflar arasında akdedilen 13/03/2023 tarihli Acentelik Sözleşmenin 12.5. maddesinde; taraflar arasında çıkacak ihtilaflarda --------- Mahkemelerinin yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabilir Taraflar tacir olup, yazılı olarak yapılan ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri ve kesin yetki kuralının olmadığı iş bu dava konusu uyuşmazlık hususunda yapılan yetki sözleşmesi geçerli olup, davalı tarafından da süresinde verilen cevap dilekçesinde usulüne uygun olarak Mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olduğu anlaşıldığından mahkememizin yetkisizliği sebebiyle HMK 116/1-a, 19/2,
ve HMK 17 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,dosyasının görevli ve yetkili --------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıda yazılı şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/69, K. 2024/452, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama