KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/513
- Karar No
- 2025/557
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
Karar Metni
1.908 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/513 Esas
KARAR NO : 2025/557
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/03/2017
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizden verilen 17/03/2021 tarih ve --------- Esas, --------- sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ---------- sayılı kararı ile başvurunun esastan reddine karar verildiği, karara karşı yapıla temyiz başvurusu üzerine ----------- sayılı ilamıyla ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak dava dosyası mahkememize gönderilmiş olup, yukarıda belirtilen esas kaydı yapılmış ve yapılan yargılama sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ---------- Şti. tarafından başlatılan icra takibine dayanak olarak 01/06/2015 tanzim, 03/10/2015 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bononun gösterildiğini, ilgili icra takibi ekinde sunulan bononun farklı bir bono olduğunu, söz konůsu icra takibinin dayanağı olan bononun icra müdürlüğü kasasına girmediğini, kasada bulunan bononun 03/06/2015 tanzim tarihli 13/10/2015 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bono olduğunu, kasaya alınan bonoya dayalı olarak başlatılan bir icra takibi bulunmadığını,
davalı tarafından başlatılan takibin hukuken geçerli bir takip olmadığını, bonoda "bedeli malen" yazılı ibaresine yer verildiğini, takip alacaklısı şirket ile kendi arasında mal tedarik edilmek üzere işbu bononun düzenlendiğini ve imzalanarak teslim edildiğini, bonoyu icraya koyan lehtar ---------- Şti'nin taahhüt ettiği malları kendisine teslim etmediğini, malın teslim edildiğine dair herhangi bir fatura ve sevk irsaliyesi sunulmadığını, mahkeme tarafından söz konusu bonoyu takibe koyan şirketin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının gerektiğini,
bonoyu icraya koyan şirketin ----------- Noterliğinin 15/12/2015 tarih ----------- yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi ile bonodan doğan alacağını ... ve ... isimli şahıslara 589.640,06 TL bedel üzerinden temlik ettiğini, alacağın devri sözleşmesinde temlik bedeli olan 589.640,06 TL'nin nakden ödendiğinin belirtildiğini, banka kanalıyla havale yapılmadığını, temlik bedelinin elden ödeme yapılmış gibi gösterildiğini, alacağın temliki karşılığında banka üzerinden havale yapılmadığı için temlikin hukuken geçersiz olduğunu, devreden ve devir alan davalıların kötü niyetli olduğunu,
bedeli malen yazılı bono karşılığında kendisine mal vermeyen davalının ispat külfetinden kurtulmak maksadıyla alacağın temliki işlemi gerçekleştirdiğini, temlik alacaklılarına takip konusu bonodan kaynaklanan herhangi bir borcu bulunmadığını, bonoyu takibe koyan şirket ile temlik alacaklıları arasında işbirliği yapıldığını, temlik alacaklıları ile kendisi arasında akrabalık ilişkisi bulunduğunu, akrabalar arasındaki husumet nedeniyle böyle bir oyuna başvurulduğunu, TBK m.188 uyarınca temlik edene karşı öne sürülebilecek tüm savunmaların temlik alana karşı da ileri sürülebileceğini,
temlik alacaklılarının üzerinde bedeli malen yazılı olan bonodan dolayı kendisine mal verildiğini ispat etmek zorunda olduğunu, icra dosyasındaki alacak sebebiyle maliki olduğu taşınmaz üzerine haciz konulduğunu,
temlik alacaklılarının formaliteden alacaklı görünerek maliki olduğu dubleks daireyi elinden almak istediklerini belirterek ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- sayılı dosya alacağından dolayı temlik eden ve temlik alacaklısı davalılara borçlu olmadığının tespiti ile takibin ve temlikin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Davalı --------- Vekili 05.06.2017 Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle: Müvekkili ----------- Şti. tarafindan başlatılan icra takibinde davalıya gönderilen ödeme emrinde senedin tarihinin sehven yanlış yazıldığını,
ödeme emrinin ekinde bulunan bonodan takibin ne maksatla başlatıldığının anlaşılabileceğini, davacının süresi içinde itirazda bulunmadığını, davacının halihazırda takibe itirazda bulunma hakkı olmadığını, davacının-------- ili, ----------- ilçesi, ---------- Mah. , ---------- ada, ------------ parsel sayılı yerin maliki olduğunu, müvekkili şirket ile söz konusu taşınmazın sahibi olan davacı arasında 06/05/2015 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması için "Ön Anlaşma Protokolü" akdedildiğini,
davacının ön protokol gereğince taraflar arasında kurulması vaat edilen satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin gerçekleştirilmesi için müvekkili şirketten 06/05/2015 tarihinde ön protokol imzalandığı anda 10.000 USD kapora tahsil ettiğini, 320.000 TL satış bedelli dairelerinden birinin icra dosyası nedeniyle icraen satılmış olmasına rağmen davacının daireyi icradan alan Av. ... -------- para ödenmesini müvekkili şirketten talep ettiğini ve bu ödemenin, davacının oğlu ----------- 03/06/2015 tarihinde tapu senedinin devri sırasında yapıldığını,
söz konusu satış için tahsili istenen 13.306,25 TL tutarındaki tapu harç bedellerinin de müvekkili şirket tarafından ödendiğini, müvekkili şirket tarafından 3.029 TL vergi harcı olmak üzere toplam 336.335 TL'nin tapu işlemleri ve tapu devir işlemleri sırasında ödendiğini, sözleşme anında ödenen 10.000 USD'nin o tarihteki karşılığının 28.000 TL olduğunu, müvekkili tarafından 364.335 TL tutarındaki meblağın sözleşme tarihi olan 06/05/2015 tarihinden tapu devir günü olan 03/06/2015 tarihine kadar bu kişiye ödendiğini,
davacının diğer borçlarını da ödemek ve tapularını takyidatsız hale getirmek için müvekkili şirketten 135.635 TL elden tahsil ettiğini, takip konusu senedin tapu takyidatlarının kaldırılması için müvekkili şirket tarafından kendisine borç olarak verilen paralara karşılık olarak bizzat davacı tarafindan imzalanarak verildiğini, aralarındaki anlaşmaya göre de borç karşılığında takip konusu senedin müvekkiline teslim edildiğini, müvekkili şirketin bir yandan tapu kayıtlarında gözüken borçların davacı tarafından müvekkili şirketin borç olarak verdiği para ile ödendiğini düşünürken,
diğer yandan 6306 sayılı Kanuna göre binanın yıkımı ile ilgili işlemlerin yapılması, mimari projenin hazırlanması ve diğer teknik işlemlerin gerçekleştirilmesi için ifaya başladığını, söz konusu binanın sahibi olduğunu zannedilen davacının müvekkili şirketten 2 ay gibi kısa bir sürede 500.000 TL borç aldığını, davacının tapu takyidatlarının hepsini sildirmek için 500.000 TL'ye daha ihtiyacı olduğuru bildirdiğini, müvekkili şirket yetkilileri bir şeylerin ters gittiğini anlasa da davacıya 500.000 TL daha para verdiğini, müvekkili şirketin binadan edeceği kârı düşünürken cebindeki paradan da olduğunu,
müvekkili şirketin davacıya verdiği ikinci 500.000 TL karşılığında davacının oğluna ait taşınmaz üzerine ipotek konulduğunu, ilgili ipotek tesis işleminin ---------- Tapu Sicil Müdürlüğünde 09/06/2015 tarihinde ---------- yevmiye numarasıyla gerçekleştirildiğini, davacı ve oğlunun ipotek tesis gününe kadar müvekkili şirketten 1.000.000 TL tahsil ettiğini, anılan tüm ödemelerin kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapma vaadiyle gerçekleştirildiğini, dava dışı ---------- babasından ayrı olarak 08/06/2015 günü 3.000 TL, 15/07/2015 günü 10.000 TL, 18/06/2015 günü 4.000 TL 10/06/2015 günü 12.760 TL, 12/06/2015 günü 20.000 TL,
08/09/2015 günü 40.000 TL olmak üzere toplamda 89.760 TL'yi elden makbuz karşılığında aldığını, davacının talimatı ile firma muhasebecisi ---------- 13/06/2015 tarihinde 20.000 TL'yi tahsil ettiğini, davacının----------- isimli şahsa 13.500 TL borcu olduğundan bahisle 22/09/2015 tarihinde 11.000 TL'yi tahsil ettiğini, müvekkili şirket tarafindan anılan şahıslara 1.103.260 TL ödeme yapılması akabinde davacının bir anda ortadan kaybolduğunu, davacının ortadan kaybolması üzerine huzurdaki davanın diğer davalıları ..., ... ve dava dışı ---------- devreye girdiğini,
anılan kişilerin ---------- dairesinin aslında kendilerine ait olduğunu bildirdiğini, kardeşleri olan davacının satış yapan avukat dahil herkesi kandırdığını ve davacının ipotek ve icra dosyasını müvekkilden temlik almak istediklerini söylediklerini, davalıların temlik sözleşmesi için elden ödeme alınmasını sözleşmenin geçerlilik koşulu yaptıklarını, davacının ağabeyinin gelini olan davalı ...'ın,----------- İcra Müdürlüğünün ------------ E. sayılı dosyası için 250.000 TL, ipotek alacağı için ise 500.000 TL olmak üzere toplamda 750.000 TL karşılığında müvekkil firmanın alacağını temlik aldığını,
tarafların birbirinden herhangi bir alacağı kalmadığını, davacının "senet üzerinde malen yazıyor, mal almadık" şeklindeki beyanının maddi vakıalarla alakası olmadığını, ipotek akit tablosu, harç ve tahsilat makbuzlarından davacı ve oğlunun müvekkili şirketten 1.103.260,00 TL tutarında para aldığının anlaşılabileceğini, davacı ile diğer davalıların 1. dereceden hısım olduğunu, davacı ve diğer davalıların birlikte hareket etme ihtimali bulunduğunu, diğer davalı ... tarafindan davacının oğlu ---------- karşı takip başlatıldığını,
dava dışı ----------- söz konusu takibe itiraz etmesi üzerine duran takibi harekete geçirmek için diğer davalı ...'ın hakkını aramaktan vazgeçtiğini, müvekkili şirketin akdettiği alacağın temliki sözleşmesi ile davacıdan herhangi bir alacağının kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle: Takip talebinde ve ödeme emrinde takip dayanağı olarak 01/06/2015 tanzim tarihli ve 03/10/2015 vade tarihli,500.000,00 TL.bedelli bono gösterildiğini, bonoda bedeli malen yazılıdır.Takip alacaklısı şirketle davacı arasında mal tedarik edilmek üzere bono düzenlendiğini,
davalı tarafın bahsettiği ödemelerin, dosyaya sunduğu makbuzların icra takibine konu olan bono ile hiçbir ilgisinin olmadığını, davalı tarafın söz konusu makbuzlardan dolayı alacaklı olduğunu iddia ediyorsa yasal yollardan talep etmelidir,menfi tespit davasının konusu olmadığını, davacı müvekkilin temlik alacaklısı davalılara takip konusu bonodan dolayı hiç bir borcunun olmadığını, icra takibine konu olan bononun bedelsiz olduğunu, bono üzerinde bedeli malen yazılı olduğunu, bonodan dolayı davacıya mal verilmediğini, bonoyu takibe geçen şirket ile temlik alacaklısı davalılar aralarında işbirliği yapıldığını,
muvazalı temlik söz konusu olduğunu, davalılar kanuna karşı hile yoluna başvurduğunu beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde. Dava; ---------- E. sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer.
Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).
Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer.
Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer .
Somut olayda dava konusu, 03.06.2015 düzenleme, 13.10.2015 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli, keşidecisinin davacı, lehtarının davalı şirket olduğu ve malen kaydı içeren bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibine dayalı alacak, diğer davalılara temlik edilmiştir.
Davacı her ne kadar davaya konu bononun "Malen” olarak düzenlendiğini ancak bono karşılığı malın davalı şirket tarafından kendisine teslim edilmediğini iddia etmekte ise de; bono karşılığı davalı şirketin yükümlendiği malların teslim edilmediğini ispat yükü iddia eden davacıdadır.
Davacı taraf senedin düzenlenme sebebini oluşturan malların teslim edilmediğini ya da senet düzenlendiğinde malların daha sonra kendisine teslim edileceği yönünde yazılı sözleşmesini sunmak sureti ile ispat etmek zorundadır.
Ancak somut olayda davalı şirket cevaplarında davacı ile yapılan 06.05.2015 tarihli ön anlaşma protokolüne konu edilen --------- ili ---------- İlçesi ---------- Mahallesi ---------- ada --------- parsel sayılı taşınmaza ilişkin kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapılacağı inancıyla davacıya yapılan nakit ödemeler dışında bononun davacı tarafça düzenlenerek kendisine verildiğini, bono nedeni ile davacıya her hangi bir malın teslimini yükümlenmediği gibi mal tesliminde de bulunmadığını savunmuştur.
Protokol kapsamında davalı şirket tarafından davacıya 10.000,00 USD elden kapora verildiğinin yazılı olduğu ve fakat protokol kapsamından dava konusu bononun verildiği/verileceği hususlarında bir hüküm yer almadığından dava konusu bono ile ön protokol arasında bağlantı kurulamamıştır.
Davalı ayrıca kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ifa edileceği inancıyla davacıya, oğluna ve talimatı ile farklı kişilere borç para ödendiğini savunmuş ve bononun mal karşılığı verilmediğini, verilen borç paralar karşılığında davacı tarafından bononun düzenlendiğini iddia etmiş olmakla bononun ihdas sebebinin aksine iddiada bulunarak senedi talil etmiştir. Davalının senedi talil etmesi sebebiyle ispat yükü yer değiştirmiş ve davalıya geçmiştir.
Davalının bononun mal karşılığı değil, nakden verildiğini usulüne uygun yazılı deliller ile ispatlaması gerekir. Dosya kapsamından, gerek davacının oğlu gerekse diğer kişilere yapıldığı iddia edilen ödemelere ilişkin makbuz ve diğer belgelerde dava konusu bonodan dolayı ödeme yapıldığına ilişkin hiçbir açıklama olmadığı gibi makbuzlarda davacının oğlu veya üçüncü kişilerin tek taraflı beyanları davacının davalıdan nakdi borç aldığı sonucunu doğurmaz.
Davacıya dava konusu bono miktarı kadar nakdi borç verdiği ispatlanmadığından mevcut olmayan alacağın temliki de temlik alanlar bakımından sonuç doğurmayacağından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle)
1-Davacının MENFİ TESPİT DAVASININ KABULÜ ile; ---------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyasından dolayı davacının temlik eden ve temlik alan davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE, TAKİBİN İPTALİNE,
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 40.278,31 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 10.069,58 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 30.208,73 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 10.069,58 TL peşin harç, 35,90 başvuru harcı, 4.300,00 TL bilirkişi masrafı, 718,30 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 15.123,78 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 92.446,01 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak YARGITAY yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 09/07/2025
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/513, K. 2025/557, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama