KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/359
- Karar No
- 2026/350
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2026
Karar Metni
1.081 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2026/359 Esas
KARAR NO : 2026/350
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 09/04/2026
KARAR TARİHİ : 17/04/2026
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu 09/04/2026 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirkete -------- Poliçe numaralı --------- Genişletişmiş Kasko Filo Sigorta Poliçesi ile ---------Ş. adına sigortalı ---------- plakalı araç ile davalılardan --------- adına kayıtlı, yine davalılardan --------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı araç arasında 11.04.2025 tarihinde maddi hasarlı, ölümlü/yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, polisler tarafından tutulan kaza tespit tutanağıyla --------- KTK'nın 52/1a maddesini ihlal ettiği tespit edildiği,
meydana gelen kaza nedeniyle müvekkil şirket nezdinden ---------- hasar numaralı hasar dosyası oluşturulduğundan müvekkili şirket tarafından, dava konusu hasara istinaden ekspertiz raporu doğrultusunda, ----------- plakalı sigortalı araç onarılabilir çekme belgeli işlem gördüğü sigortalı aracın mutabık kalınan rayiç bedeli 825.000,00.TL, sovtaj bedeli ise 305.000,00.-TL olarak belirlendiği, rayiç bedel ile sovtaj bedel arasındaki fark tutarı olan 520.000.-TL 11/07/2025 tarihinde sigortalıya ödendiği, sigortalının 901,90.-TL prim borcu mahsup edildiğinden ödeme dekontu 519.098,10.-TL'dir.
Müvekkili şirket, sigortalısına yapmış olduğu ödemeyle, sigortalısının haklarına halef olduğu ---------- plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olması nedeniyle, davalılardan ---------- araç maliki, ----------- ise araç sürücüsü sıfatıyla müvekkili şirkete karşı hukuken sorumludur.
Müvekkili şirket tarafından ödenen 520.000.-TL tazminattan davalı tarafın ZMM Sigortacısı ----------Ş'den 21.08.2025 tarihinde 400.000.-TL rücu ödemesi aldığı, trafik sigortacısı tarafından yapılan ödeme düşüldükten sonra, bakiye tutarın davalı taraflardan rücuen tahsili amacıyla, davalılar aleyhine---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. Sayılı dosyasıyla 120.000,00.-TL asıl alacak, 5.760,00.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 125.760,00.-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı davalı tarafların haksız ve hukuka aykırı itirazları nedeniyle takip davalılar yönünde durduğu,
delilleriyle birlikte açıklandığı üzere, davalı taraflar, müvekkili şirket sigortalısı nezdinde meydana gelen zarar nedeniyle müvekkili şirkete karşı hukuken sorumlu olduğu, açıklanan nedenlerle ve resen dikkate alınacak nedenlerle, davalıların takibe itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalı tarafın trafik sigortacısı tarafından poliçe limiti dahilinde ödeme yapılmış olduğu da dikkate alınarak davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklı yapılan ödemenin tahsili istemiyle başlatılan -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- E. Sayılı dosyasına yapılan vaki itirazın iptali istemine ilişkindir---------- sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.
Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.” şeklinde vurgulanmıştır 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır.
Anılan maddenin 1. fıkrasında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde metninde yer alan a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür. Bununla birlikte aynı kanunun 12. maddesi "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Somut olayda davacı sigorta şirketi sigortalısı ----------Ş. adına sigortalı ---------- plakalı araç ile davalılardan ---------- adına kayıtlı, --------- sevk ve idaresindeki ------- plakalı araç arasında 11.04.2025 tarihinde maddi hasarlı, ölümlü/yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği,
sigortalısına ait --------- plakalı sigortalı aracın onarılabilir çekme belgeli işlem gördüğünü , sigortalı aracın rayiç bedelinin 825.000,00.TL, sovtaj bedeli ise 305.000,00.-TL olarak belirlendiğini , rayiç bedel ile sovtaj bedel arasındaki fark tutarı olan sigortalıya ödendiğini, sigortalısına yapmış olduğu ödemeyle, sigortalısının haklarına halef olduğunı--------- plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olması nedeniyle, davalı tarafına ait aracın ZMM Sigortacısı--------Ş'den aldığı 400.000.-TL rücu ödemesini mahsup ederek bakiye tutarın davalı taraflardan rücuen tahsili amacıyla,
davalılar aleyhine ---------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. Sayılı dosyasıyla 120.000,00.-TL asıl alacak, 5.760,00.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 125.760,00.-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalıya ait --------- plakalı otomobil cinsi ve kullanım amacının hususi olması, davalıların tacir olduğuna ilişkin bir iddiasının da bulunmaması nedeniyle davanın yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ticari dava şartları taşımadığı,
davacı sigortacının ödeme yaptığı dava dışı araç malikinin haklarına halef olduğu , anlaşılmış olup sadece dava dışı araç makinin tacir olması davanın ticari dava olduğu anlamına gelmeyeceğinden davanın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/359, K. 2026/350, 17 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama