KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2020
- Esas no
- 2015/493 Esas
- Karar no
- 2020/184
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 06/06/2005
Karar Metni
2.412 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği 06/06/2005 tarihli dilekçesinde. Müvekkili şirkete ait iş yerinin davalı sigorta şirketine işyeri sigorta poliçesi düzenlenmek suretiyle sigorta ettirildiğini, sigorta poliçesinin başlangıç tarihinin 17/12/2002 bitiş tarihinin de 17/12/2003 olduğunu, müvekkiline ait...
Akıncılar İzmir adresinde bulunan yedek parça satış dükkanına 15/12/2003 günü sabaha karşı hırsız girip işyerindeki yedek parçalarının büyük bir kısmı ile bazı demirbaşları çaldığını, hırsızlığın müvekkili şirketin arka bitişiğinde bulunan ...adresindeki boş işyeri duvarında yaklaşık 1 metre yükseklikte ve 90*70 ebatında bir delik açılması suretiyle ve bu delikten müvekkiline ait dükkana girilerek yedek parçaların çalışan araca yüklenmesi suretiyle olduğunu, hırsızlık olayı ile ilgili olarak Şirinyer polis karakoluna müracaat edilip tutanak düzenlendiğini,
rizikonun gerçekleşmesine müteakip ilgili tüm belgeler ile davalı sigorta şirketine başvurularak poliçe teminatı kapsamında olan zararın ödenmesinin istenildiğini, buna rağmen davalı sigorta şirketinin her hangi bir ödeme yapmadığı gibi müvekkiline yazılı bir cevapta vermediğini, hırsızlık olayı nedeniyle meydana gelen 163.092,00-TL tutarlı zarar miktarının işlemiş faizi ile birlikte ödenmesi için davalı hakkında İzmir ... Icra müdürlüğünün...
E. sayılı takip dosyası ile icra takibine geçildiğini ve davalının yasal süre içinde "Hasar miktarı çok fazladır " gerekçesi ile takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın haksız ve yersiz olduğunu, zarar miktarının müvekkiline ait defter kayıt ve belgelere tamamen uygun bulunduğunu belirtmiş fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatın hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize verdiği 18/07/2005 tarihli cevap dilekçesinde, davacı şirkete ait... Sok. No: ...
Akıncılar İzmir adresinde bulunan işyerinin İşyeri Paket Sigortası ile müvekkili şirket tarafından sigortalandığını ve davacı tarafın 15/12/2003 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeni ile hasar ihbarında bulunduğunu ve yapılan araştırma ve inceleme sonucunda düzenlenen ekspertiz raporu ile hasarın toplam 5.186,00-TL olarak hesaplandığını, ancak davacı taraf ile uzlaşma sağlanamadığından hasar dosyası tekemmül ettirilip davacıya ödeme yapılmadığını, taraflar arasındaki anlaşmazlığın tamamen hasar miktarından kaynaklandığını, davacıya ait 3 adet işyeri bulunduğunu, hırsızlığın gerçekleştiği yerin ...Akıncılar İzmir adresi olduğunu,
davacı tarafın hasar bildiriminde hırsızlık olayının meydana geldiği işyerine ait faturaları da ekspere vermek suretiyle zarar talebinde bulunduğunu, davacıya ait işyerine ortak duvarın delinmesi suretiyle girildiğinin sabit olduğunu ve eksper tarafından resimler çekilmek suretiyle dolu ve boş rafların tespitlerinin yapıldığını, davacının beyanına göre ... adet emtia çalındığını oysa davacıya ait işyerinde 123 adet boş raf bulunduğunu, bu kadar boş rafa belirtilen adette emtia sığdırılmasını mümkün olmadığını, zarar miktarında anlaşmazlık olduğuna göre hakem bilirkişi prosedürünün işletilmesi gerektiğini,
davacı tarafın hakem bilirkişi prosedürünü işletmeden doğrudan dava açmasının poliçe genel şartlarına aykırı olduğunu, tazminat yönünden de istenilen tazminat miktarının çok fazla olduğunu olayda Aşkın Sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini, demirbaş hasarının da fazla olduğunu, çalına emtia adedi dikkate alındığında dava konusu hırsızlık olayının gerçekleşmesi için çok fazla miktarda zamana ihtiyaç olduğunu, davanın yersiz açıldığını belirtmiş , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Yargıtay ... Hukuk Dairesi Başkanlığının ... Karar sayılı ilamı ile " Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı tazminat için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Kural olarak geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sigortacı sorumlu olduğu gibi rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından ispat etmesi gerekmektedir.
Ancak, sigortalı da rizikonun meydana geldiğini ve riziko sonucu oluşan zarar miktarını ispatlamalıdır. Özellikle ticarethanelerde ticari defterler, fatura, irsaliye gibi belgeler ve diğer kanıtlarla ispat külfeti yerine getirilmelidir. Ayrıca, çalınan emtiaların değeri de hırsızlık sigortası genel şartlarının B.4. maddesi uyarınca, rizikonun gerçekleşmesinden bir önceki iş günü piyasa alım fiyatının esas alınarak belirlenmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, sigorta ettirenin olayın hemen sonrasında işyerinde bulunan mallarının mevcudiyetini mahkemece veya zabıtaca veyahut sigorta ŞİRketine tespit ettirmek gibi bir zorunluluğu bulunmamaktadır. Buna rağmen, işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu zararın ne olduğunun belirlenmesi için hırsızlık öncesi işyerindeki mal mevcudunun ve hırsızlık sonrası işyerinde kalan mal mevcudunun ne olduğunun da bilinmesi gerekmektedir.
Somut olayda, oto yedek parça alım-satım işi yapılan davacıya ait işyerinde 15.12.2003 tarihinde hırsızlık meydana geldiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık mevcut olmayıp, uyuşmazlık, hırsızlık sonucu davacıya ait işyerinde oluşan zararın miktarı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, hırsızlık sonucu oluşan zararın tesbiti için 4 ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve her bir bilirkişi heyeti zarar miktarını farklı olarak hesaplamış olduğu halde mahkemece, davacının çalındığını iddia ettiği mallara ilişkin sunmuş olduğu liste üzerinde hesaplama yapan son bilirkişi heyeti raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, zararın miktarının ne olduğunu ispatlamakla yükümlü olan davacının bir kısım defterlerinin açılış noter tasdiklerinin mevcut olduğu ancak kapanış tasdiklerinin mevcut olmadığı, bu defterlerde çalınan mal bedelinin 57.130,00 TL ile 58.882,00 TL arasında değiştiği ve davacının 3 ayrı işyeri için tek defter tutulduğu, her bir işyeri için ayrı ayrı defter tutulmadığından 3 işyeri için alınan ve satılan malların kayıtlarının bu defterlerde tutulduğu, dolayısı ile hırsızlığın meydana geldiği işyerinde çalınan mal miktarının ne olduğunun belirlenemediği,
09.04.2009 tarihli bilirkişi raporunda ise işyerinin kapasitesine göre çalınan mal bedelinin 5.645,00 TL olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacıya ait defterlerin 3 ayrı işyerine ait olması ve usulüne uygun tutulmamış olması nedeniyle zararın belirlenmesinde esas alınamayacağı, buna göre hırsızlık sonucu işyerinde kalan mal mevcudunun da ne olduğuna ilişkin davacının yeterli delil sunmadığı gözönüne alındığında olay sonrası işyerinde inceleme yapan ekspertiz tarafından hazırlanan raporda işyerinde bulunan rafların %26’sının boş ve kalan mal mevcudunun 20.889,00 TL olduğu belirlenmiş olmakla,
ekspertiz raporu ve işyeri kapasitesine göre hırsızlık sonucu davacıya ait işyerinde bulunabilecek mal mevcudu belirlenerek zararın gerçek miktarının belirlenmeye çalışılması ve gerektiğinde BK’nın 42. maddesi hükmü de değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, alacağın likit bulunmadığı, tazmini nitelikte olduğu dikkate alınmadan icra inkar tazminatına hükmedilmesi de kabul şekli bakımından doğru görülmemiştir." gerekçesi ile bozularak gelmiş, usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.İzmir ... İcra Müd'nün ... sayılı dosyasının incelemesinde alacaklının ...Otomotiv Oto. Gıda San. ve Tic. Ltd.
Şti., borçlunun ...Sigorta AŞ. , borç miktarının 163.092,00 YTL asıl alacak, 88.221,60 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 251.313,60 YTL olduğu, ödeme emrinin borçluya 11/05/2005 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 16/05/2005 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
Bozma ilamı öncesinde konu ile ilgili İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası celp olunmuş tarafların göstermiş oldukları tüm deliller toplanmış belgeler getirtilmiş, usulüne uygun olarak seçilen uzman bilirkişiler marifetiyle mahallinde keşif yapılmak suretiyle hırsızlık olayının meydana geldiği davacıya ait sigortalı işyeri ve çalındığı iddia olunan yedek parçaların çalınma anında bulunduğu raflar ve işyeri kapasitesi de tespit edilmek suretiyle keşif yapılmış bilirkişi heyetinden gerekçeli rapor alınmıştır.
Bozma ilamı öncesinde yargılamanın devamı sırasında davalı şirketin ünvanında değişiklik olduğu anlaşıldığından davalı vekilinden ünvan değişikliğine ilişkin ticaret sicil memurluğu kayıtları ve ticaret sicil gazetesi istenilmiş ve davalı vekili ünvan değişikliğinden sonra yeni ünvanı üzerinden davalıdan almış olduğu vekaletnameyi dosyaya ibraz etmiş ve yargılamaya usulü eksikler tamamlanmak suretiyle devam olunmuştur.
Bozma ilamı öncesinde mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi heyeti raporuna karşı taraflarca yapılan itirazlar mahkememizce yerinde görülmüş ve zarar miktarının hesaplanması yönünden yeniden ayrı bir heyetle dosya üzerinden bilirkişi yaptırılması yoluna gidilmiş alınan bu rapora karşı da itiraz edilmesi üzerine ayrı bir heyetten rapor aldırılması yoluna gidilmiştir.
Bozma ilamı öncesinde bilirkişi heyetince düzenlenen gerek asıl raporlara gerekse ek raporlara itiraz edilmiş olması ve alınan raporların birbirinden çok farklı olup hüküm vermeye elverişli olmadığının anlaşılmış olması karşısında 05/03/2010 tarihli celsede davacı şirkete ait defter,
kayıt ve belgeler incelenmek suretiyle konu ile ilgili emsal Yargıtay 11. H.D.' nin kararları doğrultusunda hırsızlık olayının gerçekleştiği tarihten bir önceki akşam itibariyle davacıya ait ticarethaneye giren ve çıkan emtianın ticari defter ile giriş ve çıkışa ait fatura ve irsaliye belgeleri ile kanıtlanması gerektiğinden ve buna göre hırsızlık konusu motorlu araçlara ait yedek parçalarının bildirilen hırsızlıktan bir önceki akşam itibariyle değerleri esas alınmak suretiyle rapor düzenlenmesi yönünden yeni bir bilirkişi heyeti teşkil edilerek rapor alınması yoluna gidilmiştir.
Bozma ilamı öncesinde son olarak düzenlenen 02/12/2010 havale tarihli bilirkişi heyeti raporuna karşı taraf vekillerinin itirazları üzerine rapor düzenleyen bilirkişi heyetinden itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmış ve bilirkişilerce düzenlenen ek rapor kapsamında itirazların yersiz olduğu asıl raporda değişiklik yapılmasını gerektiren bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bozma ilamı sonrası bozma ilamı öncesinde rapor düzenleyen son bilirkişi heyetinden bozma ilamı doğrultusunda ek rapor istenilmiş, alınan 14/10/2016 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 22.065,00 TL asıl alacak ile 9.870,60 TL TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.935,60 TL talep edebileceğinin tespit edildiği ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Dava konusu edilen olayla ilgili ekspertiz raporu celbedilerek bilirkişi kurulundan bir kez daha ek rapor istenilmiş, alınan 28/07/2017 tarihli bilirkişi kurulu ikinci ek raporunda 14/10/2016 havale tarihli ek raporda değiştirilecek husus olmadığının tespit edildiği ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Alınan rapor karar vermeye yeterli olmadığından ve taraflarca rapora itiraz edildiğinden dava ve takip konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak alınan tüm bilirkişi raporları, Yargıtay bozma ilamı da değerlendirilerek dosya ve davacı kayıt ve ticari kayıt ve defterleri üzerinde SMMM, sigorta uzmanı ve yedek parça bilirkişisinden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi kurulu vasıtası ile yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 22/05/2018 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacıya ait iş yerinde yedek parça deposundan çalınan yedek parça toplamının KDV hariç 3.121,45 TL olabileceği,
yine davacı iş yerinden çalınan demirbaş toplam bedelinin 2.065,00 TL olabileceği, toplamda davacı iş yerinde 5.186,45 TL hasar meydana gelmiş olabileceği, oluşan hasarın ilgili poliçe teminatı dahilinde kaldığı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Rapora itiraz edildiğinden ayrıca raporda işlemiş faiz hesabına yönelik bir hesaplama yapılmadığı anlaşıldığından bu hususlarda bilirkişi kurulundan ek rapor istenilmiş, alınan 28/01/2019 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda; davacıya ait iş yerinde yedek parça deposundan çalınan yedek parça toplamının KDV hariç 3.121,45 TL olabileceği, davacı iş yerinde çalınan demirbaş toplam bedelinin 2.065,00 TL olabileceği, davacı iş yerinde 5.186,45 TL hasar meydana gelmiş olabileceği, oluşan hasarın ilgili poliçe teminatı dahilinde kaldığı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Rapora davacı tarafça itiraz edildiğinden itirazlar doğrultusunda öğretim görevlilerinden seçilecek uzman Mali Müşavir, araç yedek parça konusunda uzman bir bilirkişi ve sigorta hukukçusundan oluşturulan üç kişilik bilirkişi kurulu vasıtası ile bir kez daha bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan 08/11/2019 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davacının iş yerinden çalınan demirbaş toplam bedelinin 2.065,00 TL olduğu,
davacıya ait iş yerinde yedek parça deposundan çalınan yedek parça toplamının 3.121,45 TL olabileceği, toplamda davacının iş yerinde 5.186,45 TL hasar meydana gelmiş olabileceği, davacının davasında haklı görüldüğü takdirde, İzmir ...
İcra Müd'nün ... sayılı dosyası ile ve takip tarihi olan 05/05/2005 tarihi itibariyle toplam 5.186,45 TL asıl alacak, 2.369,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.555,73 TL talep edebileceği, ayrıca uyuşmazlık konusu poliçede sigortalı emtialar bakımından belirlenen 150.000,00 TL sigorta bedelinin emtiaların gerçek bedeli olan 24.011,15 TL'den fahiş oranda fazla olmasından kaynaklı olarak aşkın sigorta durumunun söz konusu olduğu ve sigorta şirketi tarafından fazla tahsil edilen 580,44 TL'nin davacıya iadesinin gerekeceği görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça davalı hakkında davacı şirkete ait iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucu oluşan zararın işyeri sigorta sözleşmesine dayalı olarak giderilmesine yönelik olarak icra takibi başlatıldığı , davalının takibe itiraz ettiği , itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği , davacı tarafça itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı , oto yedek parça alım-satım işi yapılan davacıya ait işyerinde 15.12.2003 tarihinde hırsızlık meydana geldiği, taraflar arasındaki sigorta poliçesi göz önüne alındığında hırsızlık konusunda demirbaş veya emtia ayrımının yapılmadığı,
sigorta poliçesinin % 40 enflasyon korumalı olup, poliçe süresinin bitimine 2 gün kala rizikonun gerçekleştiği ve sigorta süresinin 365 gün olduğu ve bu durumda 116.000,00-TL' lik hırsızlık sigortası teminatı % 40 enflasyon koruması da dikkate alındığında 160.747,00-TL sınırına kadar çalınan her türlü mal teminat altına alınmış olduğu, demirbaş rizikosu için yangın halinde teminat kapsamına alındığından 160.747,00-TL bedele ayrıca demirbaş rizikosu ilave edilmemesi gerektiği, taraflar arasında gerçekleşen hırsızlık olayının hırsızlık sigortası kapsamına girdiği konusunda ihtilaf olmadığı,
taraflar arasındaki ihtilafın çalınan mal miktar ve bedelinin kanıtlanmasından çıktığı, bozma ilamı sonrasında alınan 22/05/2018 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu ile 08/11/2019 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davacının iş yerinden çalınan demirbaş toplam bedelinin 2.065,00 TL olduğu,
davacıya ait iş yerinde yedek parça deposundan çalınan yedek parça toplamının 3.121,45 TL olabileceği, toplamda davacının iş yerinde 5.186,45 TL hasar meydana gelmiş olabileceğinin belirtildiği , her iki bilirkişi kurulu raporu birbirini doğruladığından davacı tarafın yeniden bilirkişi incelemesi yapılması talebinin reddinin gerektiği , sigorta genel şartlarının B.5.
Mad. göre sigortacının zararı rizikonun gerçekleştiğini belirleyen bilgi ve belgelerin kendisine verilmesinden sonra en geç 30 gün içinde ödemesi gerektiği, davacının ihbar ile ilgili kanıt yükünü usulüne uygun şekilde yerine getiremediği ve belge sunamadığı,
bu durumda ihbarın eksperin dükkana geldiği tarih olan 18/12/2003 tarihinde yapıldığının kabulü gerektiği, buna göre 18/01/2004 tarihinde paranın ödenmesi gerekmekte ise tarafların kabulünde olduğu üzere zararın belirlenmesine esas olacak defter ve kayıtlarının davacı tarafça olayda 2,5 ay sonra ekspere teslim edildiği ve bu gecikmeye davacının sebep olduğu ve bu nedenle anılan süre ve bu süreye 30 gün ilave edilmesiyle temerrütün 03/04/2004 tarihinde oluştuğu ,temerrüt tarihine göre talep edilebilecek işlemiş faiz miktarının 2.369,28 TL tutarında olduğu,
bu miktarlar üzerinden icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu ancak dava ve takip konusu edilen alacak tazmini nitelikte olup alacağın miktarını belirlemenin yargılamayı gerektirdiği, alacağın likit alacak niteliğinde bulunmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin yasal koşulların oluşmadığı incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Katip ... E imza Hakim ... E imza
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/493, K. 2020/184, 12 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama