KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2021
- Esas no
- 2016/515 Esas
- Karar no
- 2021/189
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 15/09/2014
Karar Metni
1.639 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA.
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesiyle; müvekkilinin bir dönem kendisinin kiracısı bulunan davalılardan ...'a 14/01/2013 düzenleme tarihli 14/03/2013 vade tarihli 1.000.000.000-TL (eski para ile ) yeni para ile 1.000-TL bir bono verildiğini, bu bononun miktarı böyleyken davalılardan ... senedin miktar kısmının başına rakamla 2 yazı ile de yirmi yazısını yazarak senedi 21.000.000.000-TL haline getirdiğini, davalının bu senedi daha sonra kardeşi diğer davalı ...'a ciroladığını, ...'da vekili vasıtasıyla İzmir...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibine başladığını beyan ederek,
davalarının kabulü ile davacının İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, dava sonuna kadar dosyaya ödeme yapılacak olursa bunun da istirdatına, davalı tarafın talebi ile davacının taşınmazının satışına karar verildiğinden ileride telafisi güç zararlar doğabileceğinden dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla satışın durdurulmasına, alacaklarının tümü kötü niyetli olarak hareket edip alacak olmadığını bile bile takip yapıldığından alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
bu miktar tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; dava ve davada öne sürülen tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, bu sebeple öncelikle davanın zamanaşımından dolayı reddini talep ettiklerini, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hiçbir hususun doğru olmadığını, davacının dava konusu senet için beyanlarının birbirini tutmadığını, açıkça mahkemeyi yanıltmaya çalışmakta olduğunu, bu sebeple de davanın reddi gerektiğini, asıl davacı tarafın kötüniyetli olduğunu beyan ederek, haksız ve dayanaksız açılan davanın reddi ile davacının % 20 'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGITAY BOZMA İLAMINDAN ÖNCEKİ HÜKMÜN GEREKÇESİ : "UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ ; taraflar arasındaki uyuşmazlık, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takibe konu edilen senetten dolayı davacının borçlu olup olmadığı noktalarında, toplanmaktadır. İzmir...
İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasının incelenmesinde; icra takibine konu 14/01/2013 düzenleme, 14/03/2003 vade tarihli, 21.000,00-TL bedelli, keşidecisi ..., lehdarı ..., cirantasının ise ... olduğu, icra takibinin ... tarafından borçlu ...'a yapıldığı, ...'ın 23/07/2004 tarihinde İcra Müdürünün huzurunda dosya borcunu kabul ettiği görülmüştür. Davalı ...'ın İcra Müdürlüğündeki kabul beyanı kendisini bağlar. Davacının İzmir...
İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasında davaya dayanak bonodan dolayı icra takibine herhangi bir itirazının olmadığını, borcu kabul ettiğini beyan ettiği, bu beyan karşısında eldeki davanın dinlenemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Her ne kadar davalı vekili tazminat talebinde bulunmuş ise, takibin durması yönünden mahkemece herhangi bir tedbir kararı verilmemesi nedeniyle davalı vekilinin tazminat talebinin reddi cihetine gidilmiştir." şeklindeki gerekçeyle... Karar ve 16.10.2014 tarihli karar ile açılan davanın reddine, davalı vekilinin %20 kötüniyet tazminatı istemininde reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
YARGITAY BOZMA İLAMI
Mahkememizce verilen ilgili kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin...
Karar ve 21.12.2015 tarihli kararı ile "Davacı vekili, davalı ...'ın icra takibine konu ettiği 14.01.2003 tanzim 14.03.2003 vade tarihli 21.000,00 TL bedelli bononun müvekkili tarafından davalı ...'ın kardeşi ...'a verildiğini, bedeli 1.000 TL iken tahrifat yapılarak 21.000 TL bedelli yapıldığını, ...'ın kardeşi ...'a ciro yaptığını, müvekkili ile davalı ... arasındaki 15.05.2005 tarihli protokolden de anlaşılacağı üzere borcun bulunmadığını, icra dosyasında alacağın diğer davalılara temlik edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin İzmir...
İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, % 20 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacı tarafın beyanlarının çelişkili olduğunu, müvekkilleri ... ve ... hakkında sahte senet düzenlemek ve kullanmak suçundan açılan kamu davasının (İzmir...
Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...K. sayılı) davacının şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle beraat ile son bulduğunu, kaldı ki, icra dosyasında 23.07.2004 tarihinde davacının borcu kabul ettiğini belirterek, davanın reddi ile % 20 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, davacının icra dosyasındaki 23.07.2004 tarihli kabul beyanı karşısında iş bu davanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Menfi tespit davasına konu 14.03.2003 vadeli 21.000,00 TL bedelli bonoya ciro yolu ile hamil olan davalı ...'ın giriştiği kambiyo senetlerine özgü icra takibinde davacı-borçlu ...'ın borcu kabul beyanı bulunmakta ise de, davacı ile söz konusu bononun lehtarı ve birinci cirantası olan davalı ... tarafından imzalanan ve anılan davalının "İş bu senet karşılığında alacağım kalmamıştır" beyanını içeren 15.05.2005 tarihli protokol kapsamında davalı ...'dan protokol içeriği sorularak sonucuna göre değerlendirme yapıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Katip ... Eimza Hakim ... E imza
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/515, K. 2021/189, 18 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama