KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2018
- Esas no
- 2016/956
- Karar no
- 2018/107
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 28/07/2016
Karar Metni
806 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ;Müvekkili aleyhine İzmir Torbalı ... İcra Müdürlüğünde ...
Esas sayılı dosyası ile borçlu olduğundan bahisle icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağının 04.10.2010 tarihli kredi sözleşmesi ve muhtelif tarihli senetler olduğunu, müvekkilinin ...'a 04.10.2010 tarihli kredi sözleşmesiyle kefil olduğunu ve bu borcunda ödendiğini, daha sonra ...'un tekrar davalı kooperatiften kredi kullandığını, bu senet tarihlerin 2014 yılına ait olduğunu, müvekkili ...'un 2014 yılında kullandığı kredilerin kefili olmadığını, müvekkilinin kefil olduğu sözleşmenin borcunun ödendiğini ve takibe dayanak senetlerde müvekkilinin imzasının bulunmadığından müvekkili hakkında açılan takibin iptaline, Torbalı ...
İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davalının % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ... ile birlike 04.10.2010 tarih ... numaralı ... Kredi Genel Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, icraya konu senetlerin 04.10.2010 tarih ... nolu kredi genel sözleşmesine ek olarak 2014 yılında düzenlenen ..., ..., ..., ..., ... ... numaralı kredi borç senetleri ile kredi kullandırıldığını, kredi genel sözleşmesinde müşterek borçluluk ve müteselsil kefalet için bir süre ön görülmediğini, yeni Borçlar Kanununa göre kefalet süresinin 10 yıl olduğunu, dava konusu sözleşmede bu sürenin dolmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti; Davacının Torbalı... İcra müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında icra takibine konu kredi sözleşmesi ve senetlerden dolayı borçlu olup olmadığı ve kefaletinin geçerli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dava; İİK. 72.maddesi uyarınca menfi tespite ilişkindir.
Davacı aleyhine alacaklı 2082 Sayılı ... tarafından Torbalı ... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasında 18.270,58 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığı görülmüştür.
DELİLLER ; İcra dosyası, 04.10.2010 tarihli Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Kredi Sözleşmesi ve dosya kapsamı.
Yargılama devam ederken davalı, 2082 Sayılı ... Torbalı İcra Dairesinin ... ( Torbalı ... İcra Dairesi ... ) sayılı dosyasındaki alacağını ...'a temlik ettiğini beyan ettiği, ayrıca temlik sözleşmesini de dosyaya sunduğu görülmüştür.
Davacı vekili, HMK m.125 uyarınca davasını alacağı temlik alan ...'a yöneltiklerini beyan ederek ...'a duruşma gününün ve beyan dilekçesinin tebliğ edildiği görülmüştür.
Karar duruşmasında davacı vekili, ücreti vekalet taleplerinin olmadığını beyan ettiği görülmüştür. Bu beyan kendisini bağlar.
04.10.2010 tarihli Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Kredi Sözleşmesinin incelenmesinde: borçlunun ..., müteselsil kefillerin ... ve ... oldukları kefalet limitinin ise 80.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Davaya dayanak senetlerin düzenleme tarihlerinin 03.11.2004 ila 03.11.2015 tarihleri olduğu görülmüştür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583.maddesinde; kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu belirtilmiştir.
Sözleşmenin 818 sayılı Borçlar Kanunun yürürlülük zamanında kurulduğu, senetlerin ise 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun yürürlüğünden sonra düzenlendiği, dolayısıyla somut olayda uygulanacak olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümleridir.
Bu yasal düzenleme sonucunda somut olaya bakıldığında; davacının müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu 04.10.2010 tarihli Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Kredi Sözleşmesinde kefalet tarihinin belirtilmediği, senetlerde davacının imzasının bulunmadığı, sözleşmedeki kefalet tarihinin belirtilmemesinin senetler yönünden kefaletin geçersiz olduğu, dolayısıyla davacının kefaletten sorumlu olamayacağı sonuç ve kanaatine ulaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Öte yandan İİK.'nun 72/V, c , 3 ve 4'e göre ; borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.
Somut olayda, icra takibine konu senetlerin sözleşmeye dayalı olarak davalı tarafından icra takibine konu edilmesi, davacının kefalet sözleşmesinde sorumlu olmayacağının ancak yargılama sonucunda belirlenmiş olması, davacının da davalının senetleri kötü niyetle alıp icra takibi yaptığını kanıtlayamaması nedeniyle davacının tazminat talebinin reddi cihetine gidilmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/956, K. 2018/107, 13 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama