KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2018
- Esas no
- 2017/1112
- Karar no
- 2018/226
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 29/09/2017
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirket nezdinde kasko sigortalı... plakalı araç sürücüsünün 14.03.2015 tarihinde karışmış olduğu kazada, davalıların sorumluluk alanındaki yolun yapımı ve bakımı sırasında gerekli önlem ve tedbirlerin alınmaması sonucu araçta hasar meydana geldiğini, söz konusu kazaya ilişkin trafik kazası tespit tutanağı ile kazanın oluşumunda karayolu üzerinde çalışma yapıp herhangi bir işaretleme ve levha koymayan kurum ve kuruluşun %100 asli kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, müvekkil şirketin sigortalısına ödemiş olduğu hasar bedeli için...Genel Müdürlüğü aleyhine İzmir..
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı şirket tarafından borcun tamamına itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, kötü niyetli davalının aleyhine % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı yan tarafından giderilen hasarın oluşmasında müvekkil şirketlerinin kusuru olmadığını, müvekkil şirketler adi ortaklığınca yapımı üstlenilen yol yapım çalışmasında gerekli tüm güvenlik tedbirleri alındığın, tüm imalatlar fen ve sanat kurallarının gerektirdiği biçimde yerine getirildiğini, kaza tespit tutanağında yazılı olan işaretleme levhaları bulunmadığı yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, müvekkil şirketlerin üstlenmiş olduğu imalatlar ihale sahibi idarece de denetlenmekte olup, gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmaması halinde öncelikli sorumluluk işveren idareye karşı doğacağını,
hal böyle olunca da aksi yöndeki davacı yan beyanları ile davasının tarafımızca kabulü mümkün olmadığından haksız davanın reddine, likit olmayan bir alacak mevcut olup, itiraz edilmiş olması sebebiyle aleyhe icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, haksız girişilen icra takibi nedeniyle karşı yan aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti; 14.03.2015 tarihinde meydana gelen kazada davacı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı...plakalı araç sürücüsünün ve davalıların kusur oranlarının ne kadar olduğu, davacı yana ait... plakalı araçta hasar miktarının ne kadar olduğu ve bu hasarın davalılardan istenip istenemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsiline yöneliktir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , görevin 6100 sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle , mahkemenin görevli olup olmadığının yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi , mahkemenin görevsiz olduğunun tespiti halinde ise dosya üzerinde inceleme yapılarak bu konuda bir karar verilmesi gereği ortaya çıkmıştır.
Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerde bulunması yahut özel bir yasal düzenleme ile dava Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi şarttır.
Somut olayda, davacı sigorta şirketinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı 35 V 13991 plakalı aracın 14.03.2015 tarihinde karışmış olduğu kazada, davalıların sorumluluk alanındaki yolun yapımı ve bakımı sırasında gerekli önlem ve tedbirlerin alınmaması sonucu araçta hasar meydana geldiğini, kaza sonucunda davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 1.916,15 TL hasar bedelinin ödendiği, TTK M.1472 hükmü uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğu, bu haliyle davanın dayanağının haksız fiil olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararının 22/03/1944 tarih E.37, K.9, RG.03/07/1944 sayılı kararında " sigortacının sorumlu olduğu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalısı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur. " Davacı sigorta şirketi sigortalısının gerçek şahıs olması, uyuşmazlığında haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekir. Hal böyle olunca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir..
Katip ... E imza Hakim ... · eimza
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1112, K. 2018/226, 13 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama