KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2018
- Esas no
- 2017/1115 Esas
- Karar no
- 2018/230
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/10/2017
Karar Metni
668 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalılardan ..., diğer davalı ... Mobilya İmalat San. Tic. Ltd.
Şti.'nin ortağı ve yetkilisi olup müvekkilinin kızkardeşinin kocası olduğunu, Davalı ...'nın müvekkiline şirketinin SGK ve Vergi dairesine yüklüce borçlu olduğunu ve borçlar nedeniyle rahat çalışamadığını hatta işçilerinden kendilerini bir süre sigortadan çıkartıp işlerini toparlamak için izin aldığını belirterek müvekkili adına işyeri açmak üzere yardım istediğini, müvekkilinin mesleğinin tır işletmeciliği olduğunu, mobilya ile ilgili hiçbir bilgisinin olmadığını, yoğun ısrarlar nedeniyle adına işyeri açılmasını kabul ettiğini,
davalı şirketin binasının bir bölümünde kendisi adına bir mobilya üretim yeri açılmış gibi yapılarak davalı tarafından müvekkili adına işyeri açıldığını, işyerinde zamanla işçi sayısının arttığını, SGK ödemelerinin yapılmadığını, başkaca faaliyet olmayacak dendiği halde kendisi adına fatura ciltleri bastırıldığını ve bu fatura ciltlerindeki faturaların üzerine kendisinin imzalarının davalı asil yada başkaları tarafından atılmasını temin ile gerek diğer davalı şirket gerekse başkaca üçüncü kişiler ile ticari ilişki varmış gibi gösterilerek Vergi ve SGK açısından oldukça yüklü miktarda borçlandırıldığını öğrendiğini,
davalının borçları ödeyeceğini bildirerek sürekli müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin işyerinde gösterilen faaliyetlere ilişkin olarak düzenlenen hiçbir ticari belgede (Fatura vesair) imzasının bulunmadığını, fazlaya ilişkin tüm hukuki ve cezai haklar saklı kalmak kaydı ile müvekkili adına kayıtlı faturalar, defter ve diğer tüm belgeler ile bu fatura ve belgelerden müvekkil ile alışveriş yaptığı tespit edilecek gerek davalılara gerekse başkaca özel yada tüzel kişilere ait defter ve belgeler incelenerek üzerindeki yazı ve imzaların müvekkilin eli mahsulü olup olmadığının bilirkişi incelemeleri ile tespitine,
müvekkilinin uğradığı tüm maddi zarar miktarının tespiti ile bu zararların tespit imkanı olmaması sebebiyle davanın kısmi dava olarak açıldığını, HMK 107.maddesi gereği dilekçelerinde asgari tutar olarak belirtilen miktar ile tespit edilecek zarar miktarı arasında meblağ açısından dava değerinin arttırılması sonrası müvekkilinin tüm maddi zararlarının, her zararın doğduğu tarihten itibaren banka reeskont faizi ile birlikte tahsiline,
müvekkilinin kandırılarak yüksek miktarlarda borçlandırılmış ve ticari itibarı yok edilmiş ve bu kadar borç yükü ile yaşamak zorunda bırakılmış olmakla çektiği üzüntü ve endişeler nedeniyle oluşan manevi zararının bir nebze giderilmesini teminen 5.000 TL.'si manevi, 40.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının vergi ve SGK borçları yönünden borçlu olmadığının tespitine yönelik davanın Adli Yargı 'da açılamayacağını, yargı yolu yönünden göreve itiraz ettiklerini, davacının bir kısım taleplerinin muvazaa ve haksız fiile dayalı tazminat ve tespite ilişkin olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile husumet itirazında bulunduklarını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkillerinden ...'nın diğer müvekkili şirket hissedarı ve davacının kız kardeşinin kocası olduğunu,
davacının iddialarının mantıksız olduğunu ve beyanların samimi olmadığını, davacının iddialarının doğru olmadığını, doğru olsa bile yerleşik içtihatlara göre muvazaanın taraflarından biri akdin geçersizliğini dava yolu ile ileri sürdüğünde bunun varlığını yazılı resmi belge ile ispat etmek zorunda olduğunu, davacı taraf dilekçesinde hiçbir zararını ve miktarını somut bir şekilde ispat edemediğini bildirerek davanın görevsizlik, husumet, zamanaşımı, hukuki yarar ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Aşamada davacı asilin dosyaya verdiği 05/03/2018 tarihli dilekçesi ile davalı ile her konuda anlaşması, zararını karşıladığı için açmış olduğu davadan feragat ettiğini bildirdiği, davacının kimlik tespitinin yapıldığı belirlenmiş, davadan feragatin davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu, bu nedenle davanın feragat nedeniyle reddi gerektiğinden aşağıdaki karar verilmiştir.
Katip ... · eimza Hakim ... · eimza
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1115, K. 2018/230, 13 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama