KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2018
- Esas no
- 2017/721
- Karar no
- 2018/669
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 19/06/2017
Karar Metni
1.031 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ;müvekkili ile davalı-borçlu şirket arasında müşteri hizmet satış sözleşmesinden doğan ticari ilişki olduğunu, işbu ticari ilişki sebebiyle müvekkil şirket ile davalı-borçlu arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkil şirket ile davalı-borçlu şirket arasındaki cari hesap dökümüne göre, davalı-borçlu müvekkil şirkete ödemesi gereken borcunu ifa etmekten imtina ettiğini, borçlu şirkete borcunu ödemesi konusunda bildirimde bulunulduğunu, ancak borçlu tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğinden davalı şirket aleyhine İzmir ...
İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirket tarafından kötü niyetli ve haksız olarak borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, kötü niyetli davalının aleyhine % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın alacağını ispat amacıyla, mahkememize sunduğu cari hesap tablosu, usulen olduğu gibi esasen de delil niteliğini haiz olmadığını, Türk Ticaret Kanunu md. 89/2de "Cari hesap sözleşmesi yazılı olarak yapılmadıkça geçerli olmaz." denildiğini, davacının, her tanzim ettiği fatura ile sanki taraflar arasında hukuki ilişki kurulmuşçasına kendi lehine haksız alacak kalemleri yaratmış ve bu şekli ile mahkememiz huzurunda talep konusu oluşturduğunu, ancak, davacı teslim etmediği,
sadece etme gayesi ile tanzim ettiği açık faturalar ile hukuken alacaklı sayılamayacağını, hukuken teslim ettiği mal ölçüsü ve miktarınca alacaklı olabileceğini davacının müvekkil şirkete tanzim ettiği faturalarının ancak mal tesliminin müvekkil şirket yetkilisine veya sigortalı çalışanlarına yapılan tutarları ve müvekkilin buna mukabil toplamda yaptığı avans niteliğindeki ödemeler baz alındığında, davacının müvekkilden alacağı olmadığı bilakis borçlu olduğunun görüleceğini,
davacı dava konusu satım akdi çerçevesinde müvekkile teslimini taahhüt ettiği emtia için sadece malın fiyatı ve cinsi yönünde tarafların mutabık kaldıkları hususları ihtiva eden açık faturaları tanzim ederek müvekkile gönderdiğini, davacının BA/BS formları veya davacının faturalarının ticari kayıtlarda gösterilmesi,
işlenmiş olup olması dava konusu emtiaların müvekkile teslim edilmediği gerçeğini değiştirmeyeceğini, dava konusu ile ilgisiz olan ve maddi hukuk yönünden müvekkili sorumluluk altına sokacak mahiyette olmaması nedeniyle itibar edilmesinin mümkün olmayan bu formların delil olarak nazara alınmayacağından açılan haksız davanın reddine, suiniyetle takip tesis eden davacının İ.İ.K.
67 uyarınca dava değerinin %20sinden aşağı olmamak üzere müvekkil şirkete kötüniyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti; icra takibine konu cari hesabın içeriğindeki malların tamamının davalıya teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise bedelinin davalı tarafından tamamının ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır.
Dava, cari hesaba dayalı alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK.67.maddesi gereği iptali istemine ilişkindir.
İzmir ...İcra Dairesi'nin...akip sayılı dosyasının incelenmesinde ; alacaklı ... tarafından borçlu ... ve Süt Ürünleri Tic.San.Ltd.Şti aleyhine 152.371,70 TL üzerinden (örnek no:1 ve 7) ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçlu’ya 09/05/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 12/05/2017 tarihindeki ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, eldeki davanın 19/06/2017 tarihinde yasal bir yıl içinde açıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLER ; İcra dosyası, ticari defterler, bilirkişi raporları ve dosya kapsamı.
Davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, bilirkişinin sunmuş olduğu 26/02/2018 tarihli raporda özetle; davacının 2016 yılına ait ticari defter ve dayanağı belgelerinin noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, davacı defterlerine göre davalının davacıya icra takip tarih itibariyle 152.371,70 TL borcunun bulunduğu belirlenmiştir.
Talimat ile davalı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde : davalı şirketin 2016 yılında e-fatura kullandığını, e- defterlerinin kapanış beratlerinin bulunduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil edeceği, 2016 yıl sonu itibari ile davalı tarafından davacıya 165.247,70 TL borç bakiyesinin görüldüğü, davalı tarafından 06.01.2017 tarihinde 17.952,00 TL ödeme yapıldığı, borç bakiyesinin 147.295,70 TL olduğu belirlenmiştir.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. ( HMK. m.222/2 )
Açılış ve kapanış olayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK. m.222/4 )
Taraf defterleri dışında başkada delil sunulmamıştır.
Taraf defterleri birbirini doğrulamadığından davalı defterlerindeki kayıtlara itibar edilerek sonuca gidilmiştir.
Taraflar arasında yapılan ticari satım sonucunda davalının davacıya benimsenen bilirkişi raporuna göre 147.295,70 TL borcunun bulunduğu, bu borcu ödediğini yasal delillerle kanıtlayamadığı, davalı defterleri ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğundan, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İtirazın iptali davalarında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için usule uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Söz konusu tazminat, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Ayrıca takibe konu alacağın likit olması gerekir. Borçlu tek başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likittir. Somut olayda davacı, cari hesaba dayalı olarak icra takibi yapmıştır. Bu nedenle borçlu ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumdadır. O halde, kabul edilen miktar üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının kabulü cihetine gidilmiştir.
10/07/2018 Katip ... · E imza Hakim ... eimza
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/721, K. 2018/669, 10 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama