KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2021
- Esas no
- 2018/123
- Karar no
- 2021/136
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 25/01/2018
Karar Metni
2.033 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili aracılığı ile sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile... Unlu Mamulleri Bilişim Tur. Gıd. İnş. Tek. San. Tic. Ltd. Şti.
Anabıhra 18/12/2014 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve diğer davalıların müteselsil kefil olarak imzaladıkların, sözleşme kapsamında davalı şirkete krediler kullandırıldığını, daha sonra 24/02/2015 tarihinde ... adına ve 04/02/2016 tarihinde ... adına şirket kredi kartları tahsis edildiğini, davalı şirketin bu kartlar için garanti taahhüdünde bulunduğunu, kredi kartlarından ve kullandırılan kredilerden kaynaklanan borçların zamanında ödenmemesi üzerine davalı şirket ve müteselsil kefillere 26/09/2017 tarihinde İzmir...
Noterliği... nolu ihtarname gönderildiğini, ihtardan sonra borçların ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalı borçlular tarafından 02/11/2017 tarihinde icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili aracılığı ile sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalılara gönderilen hesap kat ihtarnamelerinde davalılara borcun ödenmesi için 24 saat süre verildiğini, davacı yanın bu davranışının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacı tarafça davalılara makul süreler verilmeden icra takibi başlatıldığını, kefalet işlemi yapılırken eş rızası alınmadığını belirterek davanın reddini ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatmış, söz konusu icra takibine itiraz üzerine mahkememize itirazın iptali davası açılmıştır.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça 26/10/2017 tarihinde 53.952,02 TL asıl alacak, 1.064,86 TL işlemiş faiz, 53,25 TL işlemiş faizin gider vergisi olmak üzere toplam 55.073,13 TL talebi ile örnek 7 ilamsız icra takiplerine mahsus ödeme emri tanzim edildiği, Davalılar vekili tarafından 02/11/2017 tarihinde borca ve fer'ilerine itiraz dilekçesi sunulmuş ve takip durmuştur. Mahkememize açılan itirazın iptali davası 25/01/2018 tarihinde açılmış olup, süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyamız kapsamında ön inceleme duruşması neticesinde tahkikat aşamasına geçilmiş ve davacı vekili tarafından davaya konu banka kayıtları dosyaya eklenmiş olup, tüm dosya kapsamı ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş alınan bilirkişi raporunda; davalı kredi lehdarı...
Unlu Mamuller şirketi ile davacı banka Şirinyer Şubesi arasında 18/12/2014 tarihli, 1.000.000,00 TL limitli, ... ile ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu sözleşme imzalandığı, banka tarafından 03/10/2017 tarihinde İzmir ... Noterliğinden ihtar çekildiği, davalı şirketin bankadan 6 adet iskonto kredisi ve 2 adet kredi kartı kullandığı ve çek karnesi aldığı, banka tarafından İzmir.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 26/10/2017 tarihinde davalı...
Unlu Mamuller şirketinden alacağının ticari kredilerden kaynaklanan 169.744,17 TL asıl alacak, 1.046,85 TL faiz, 52,35 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 170.843,37 TL olduğu, kredi kartlarından kaynaklanan 53.946,61 TL asıl alacak, 868,70 TL faiz, 43,43 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 54.858,74 TL, tazmin olunan 6 adet çekten kaynaklanan alacağının 8.460,00 TL toplam alacak olduğu,
davalı ... ve ...'dan alacağının ticari kredilerden kaynaklanan 169.744,17 TL asıl alacak, 1.046,85 TL faiz, 52,35 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 170.843,37 TL, kredi kartlarından kaynaklanan 53.946,61 TL asıl alacak, 868,70 TL faiz, 43,43 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 54.858,74 TL olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, davalı taraf 02/05/2019 havale tarihli bilirkişi raporuna ilişkin beyan ve itiraz dilekçesinde.
Kat ihtarnamesinde davalılara borcun ödenmesi için yeterli süre verilmediğini, sadece 24 saatlik süre verildiğini, makul süreler verilmeksizin gönderilen ihtarnamenin söz konusu borca muacceliyet kazandırmayacağının açık olduğunu, dolayısıyla muaccel olmamış borcun icra takibine konu olmasının mümkün olmadığını, bu sebeple raporun eksik incelemeye dayalı ve hükme elverişli olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla , davalılara tebliğ olunan ödeme emrindeki toplam alacak miktarı ile raporda hesaplanan toplam alacak miktarı arasında çelişkiler olduğunun görüldüğünü,
ödeme emrinde yer alan miktarın raporda yer alan miktara göre daha fazla çıkması hususunun davacının kötü niyetini kanıtladığını, sonuç olarak ek rapor alınmasını aksi kanaatte olunması halinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyası davalı tarafın itirazları doğrultusunda ek rapor tanzimi için bilirkişiye tekrar tevdi edilmiş, alının ek bilirkişi raporunda. Kefillerin sorumluluğunun çek yapraklarına da sirayet ettiği hususu ile ilgili olarak, davacı banka 26.10.2017 tarihli takip talebinde görüleceği üzere. "Çek taahhütnamesinden kaynaklanan banka alacaklarından sadece kredi borçlusu... unlu Mam.
Şirketi sorumludur.” talebi olduğu, takipteki çek taahhütnamesinden kaynaklanan banka alacaklarının çek kanunu gereğince, banka kaynağından ödenmiş olan 6 adet çek yaprağı bedeli olan 8.460,00 TL ile, Çek Kanunu gereğince iade edilmeyen 17 adet çek yaprağı depo sorumluluğundan kaynaklanan 23.970,00 TL olduğu, bu miktarların “çek taahhütnamesinden kaynaklanan” banka alacağı olarak dikkate alındığı, taleple bağlılık ilkesi gereği sadece kredi borçlusunun sorumluluğu içinde kabul edilerek takip rakamları belirlendiği,
bu nedenle davalılar ... ve ...’ın sorumlulukları içerisine çek kanunu gereği ödenmiş olan 8.460,00 TL ve depo edilmesi gereken 23.970,00 TL dahil edilmediği, şayet Mahkemece, çek kanunu gereğince banka kaynağından ödenmiş olan 6 adet çek yaprağı bedeli olarak ödenen 8.460,00 TL'nin nakdi krediye dönüşmesi sebebiyle çek taahhütnamesinden kaynaklanan banka alacağı dışında kaldığı ve bu miktardan da davalı kefiller ... ve ...’ın da sorumlu olmaları gerektiği kabul edilirse 26.10.2017 takip tarihi itibariyle sorumluluklarına 8.460,00 TL'nin de ilave edilmesi gerektiği, bu durumda davalı ... ve ...’ın sorumluluk miktarlarının;
ticari kredilerden kaynaklanan 169.744,17 TL Asıl alacak, 1.046,85 TL Faiz, 52,35 TL %5bsmv olmak üzere toplam 170.843,37 TL olduğu, takipten itibaren asıl alacağa %48 temerrüt faiz oranı ve faizin %5BSMV'si uygulanması gerekmektiği, Kredi kartlarından kaynaklanan alacağın.
53.946,61 TL Asıl alacak, 868,70 TL Faiz, 43,43 TL %5bsmv olmak üzere toplam 54.858,74 TL olduğu, takipten itibaren asıl alacağa %28,08 temerrüt faiz oranı ve faizin %5BSMV'si uygulanması gerektiği, tazmin olan 6 adet çekten kaynaklanan 8.460,00 TL Asıl alacak olduğu,
takipten itibaren asıl alacağa %48 temerrüt faiz oranı ve faizin %5BSMV'si uygulanması gerektiği, makul süreler verilmeksizin gönderilen ihtarnamenin söz konusu borca muacceliyet kazandırmayacağı hususu ve ödeme emrinde yer alan miktarın raporda yer alan miktara göre daha fazla çıkması hususunun davacının kötü niyetini kanıtladığı hususunun hukuki takdirinin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Ek bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı vekili 06/01/2020 havale tarihli dilekçesi ile; Rapordaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, raporun eksik incelemeye dayalı ve hatalı olduğunu, raporda; çek taahhütnamesinden kaynaklanan banka alacaklarından sadece kredi borçlusu... şirketi şeklinde beyanda bulunulduğunu, nedenle taleple bağlılık ilkesi gereğince davalılar ... ve ...'ın bu borçlardan sorumlu tutulamayacağı kanaati bildirildiğini, bu kanaatin hukuka uygun ve yerinde olduğunu, ancak buna rağmen hesaplama yapılmış olmasının kabulünün mümkün olmadığını belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı itirazları doğrultusunda bilirkişiden yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiş alınan 2. Ek bilirkişi raporunda. Kök ve 1. Ek raporda belirtildiği üzere, davacı banka 26.10.2017 tarihli takip talebinde, çek taahhütnamesinden kaynaklanan banka alacaklarından sadece kredi borçlusu...
Unlu Mamul. şirketinin sorumlu olduğu talebi olduğu, takip talebinde çek taahhütnamesinden kaynaklanan banka alacaklarının ise, Çek Kanunu gereğince banka kaynağından ödenmiş olan 6 adet çek yaprağı bedeli olan 8.460,00 TL ve Çek Kanunu gereğince iade edilmeyen 17 adet çek yaprağı depo sorumluluğundan kaynaklanan 23.970,00 TL olduğu, bu miktarların çek taahhütnamesinden kaynaklanan banka alacağı olarak dikkate alındığı, davalı kefillerin sorumluluğu içinde olmaması gerektiğinden hareketle kök rapor sonuç kısmındaki davalı kefillerin sorumluluğu içinde gösterilmediği,
bu tespite karşılık davacı vekili kök rapora beyanında kefillerin sorumluluğunun çek yapraklarına da sirayet ettiğini belirtmesi üzerine düzenlenen 1. Ek raporda kefillerin sorumluluğunun çek yapraklarına da sirayet ettiği kabul edildiğinde kefillerin sadece tazmin olan çeklerden (8.460,00 TL) dolayı da sorumlu olacağı ve bu miktarında kefillerin takip sorumlulukları içinde yer alması gerektiği tespiti yapıldığı, bu durumda davalı kefillerin takipteki sorumlulukları ticari krediden kaynaklanan (toplam 170.843.37 TL), kredi kartlarından kaynaklanan (toplam 54.858,74TL), tazmin olan çek bedellerinden kaynaklanan (8.460,00 TL) olduğu,
sonuç olarak tazmin olan 6 adet çekin davalıların sorumluluk miktarı içinde kabul edilip edilmemesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, sorumlu olmaları kabul edilirse 1. Ek rapordaki tespitler, kabul edilmezse kök rapordaki kefillerin sorumlulukları dikkate alınması gerektiği, davacı tarafın davalılara gönderdiği hesap kat ihtarnmelerinde davalılara borcun ödenmesi için yeterli süre verilmediği, makul süreler verilmeksizin gönderilen ihtarnamenin söz konusu borca muacceliyet kazandırmayacağı, dolayısıyla muaccel olmamış borcun icra takibine konu olmasının mümkün olmadığı hususu ile ilgili olarak,
davalıların imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesinin müşterinin temerrüdü başlığı adı altında, "Vadeli/vadesiz kredilerde temerrüt halleri ve muacceliyet durumunun belirli bir vadede ödenmesi kararlaştırılan borçlarda,müşteri kredi borcunu (taksitlerden herhangi birini) vadesinde, tahakkuk edecek faiz, komisyon ve diğer masrafları ve bilimum vergi ve resim harçları ile birlikte ödememesi halinde herhangi bir ihtara gerek olmaksızın kendiliğinden mütemerrit olur ve borç muaccel hale gelir.
Belirli bir vade kararlaştırılmayan kredilerde, borç bankanın göndereceği kredi kat ihtarı ile verilen süre içinde ödenmediği takdirde müşteri yeni bir ihtara gerek olmaksızın kendiliğinden mütemerrit olur ve borç muaccel hale gelir."denildiği, Davalıarın imzaladığı şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi 17.maddesinde.
"Banka hiçbir gerekçe göstermeksizin iş bu sözleşmeyi fesh edebilir.Bu takdirde üye şirket, borçların tamamını derhal ve defaten ödeyecektir." denildiği belirtilmiştir.
2. Ek bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, davacı ve davalı vekillerinin rapora karşı beyanları ve itirazlarının incelenerek tekrar ek rapor tanzim edilmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan 3. Ek raporda; davalı kredi lehdarı firmanın lehdar sıfatıyla, davalı gerçek kişilerinde kefil sıfatıyla imzaladıkları 18/12/2014 tarihli, 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin hukuki takdirinin mahkemeye ait olduğu, ilave görüşünün olmadığını belirtmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince kullandırılan kredi tutarlarının geri ödenmemesi ve yine sözleşme gereğince banka tarafından davalı şirkete verilen çek koçanında yer alan çeklerin kanuni karşılıklarının banka tarafından ödenmesi sebebiyle oluşan borcun tahsili amacıyla yapılan icra takibinde yapılan itirazın hükümden düşürülmesi amacıyla açılmıştır.
Dosyamız kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre takip tarihi itibariyle her bir davalının borçlu oldukları miktarlar tespit edilmiş ve bunun yanında çeklerden dolayı kanuni karşılıklar için artık nakdi alacak olarak değerlendirilmiş ve ancak ödenmeyen yani hala gayri nakdi olarak kalan çek yapraklarından dolayı davalı sıfatına sahip müteselsil kefillerin sorumlu olmadığı dikkate alınarak bu yönden ek raporlar alınmıştır.
Netice itibariyle davacı bankanın takip tarihi itibariyle hangi borçlu ve kefilden ne kadar alacağının bulunduğu tespit edilmiş olup buna göre davalı asıl borçlu ...
Unlu Mamulleri Ticaret Limited Şirketi yönünden 232.150,78-TL asıl alacak, 1.915,55-TL işlemiş faiz, 95,78-TL BSMV olmak üzere toplam 234.162,11-TL üzerinden, davalı kefiller ... ve ... yönünden 223.690,78-TL asıl alacak, 1.915,55-TL işlemiş faiz, 95,78-TL BSMV olmak üzere toplam 225.702,11-TL üzerinden itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Alacağın taraflar arasında likit olması ve her birinin süresinde icra inkar ve kötüniyet tazminatı talebinde bulunması sebebiyle taleplerinin kabul ve reddedilen asıl alacak miktarları üzerinden %20 oranında hesap edilen 44.738,15-TL icra inkar tazminatı ile 4.836,27-TL kötüniyet tazminatına yönelik de karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim... E-imza E-imza
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/123, K. 2021/136, 9 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama