KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2021
- Esas no
- 2018/5
- Karar no
- 2021/174
- Dava
- Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/12/2017
Karar Metni
2.472 kelime·12 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili aracılığı ile sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 01/11/2014 tarihinde yeni sözleşme yapılana kadar geçerli kabul edilecek Satış ve Dağıtım Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin öncesinde aynı ilişkiye dayalı olarak taraflar arasında 01/01/2007 , 01/01/2008, 01/01/2011 tarihli Satış ve Dağıtım Sözleşmeleri ve 01/01/2005 tarihli Lojistik Sözleşmesi imzalandığını, davacı ile davalı arasında 01/01/2005 tarihinden beri sür...len bir distribütörlük ilişkisinin mevcut olduğunu, sözleşme ile davalı tarafından sağlanan ürünlerin davacı tarafından depolanması,
tanıtımı, dağıtımı ve satışının kararlaştırıldığını, davacının ulusal zincir marketlerde davalı ürünlerinin dağıtımını uzun bir dönem boyunca münhasır olarak sürdürdüğünü, sözleşmenin niteliği itibari ile davacının davalının tek satıcısı konumunda olduğunu, davalı bölge satış müdürü...ın 23/12/2016 tarihinde gönderdiği e-posta ile sözleşmenin 2017 yılı Ocak ayının ilk haftası itibari ile sona ereceğini davacıya bildirdiğini, davacının portföy tazminatına hak kazandığını,
bu kapsamda gerek davacı ve gerek ise davalının ticari defterlerin üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile davacının hak kazandığı portföy tazminatının tespit edilebileceğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak şimdilik 70.000,00-TL portföy tazminatının davalıdan dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptı davalı şirkete 08/01/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili aracılığı ile sunduğu 02/02/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi içerisinde açılmadığını, öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olmadığını, sözleşmenin bayilik sözleşmesi olduğunu, taraflar arasındaki satış ve dağıtım sözleşmesinin davacının kusuru ile artan müşteri şikayetleri sebebiyle davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının taraflar arasında akdedilen 01/11/2014 tarihli satış ve dağıtım sözleşmesi ve daha önceki bayilik sözleşmeleri ile müşteri tazminatı talep etmeyeceğini kabul beyan ve taahhüt ettiğini, davacının haksız kazanç kapısı yaratma peşinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava portföy tazminatına ilişkin tazminat davasıdır.
Davacı tanığı ...dinlenmiş, olup; ben yaklaşık 15 yıldır ... ... Pazarlama A.Ş ile ticari ilişki içindeyim. Ben öncesinde davacı firma benim bayimdi. O yıllarda ben ... Bölge müdürü görevindeydim. Son 3 buçuk yıldır, ... ...nun satış müdürlüğü görevini yapmaktaydım. ...
A.Ş'nin yaklaşık 12 - 13 yıldır bayiliğini davacı firma yapmaktadır. ... ..., davalı firmanın bayiliğini market, bakkal, toptancı ve yerel market noktalarına İzmir ve Manisa bölgesinde tek yetkili olarak yapmaktaydı. Fabrikadan malı dağıtmak üzere ... ... A.Ş alıp, market toptancı yerel market olarak dağıtım yapmaktaydı, bu dağıtımı da biz üstleniyorduk. Ev dışı kullanım olarak tabir ettiğimiz, otel, motel restorant tarzı mal dağılımı ... ... firması tarafından yapılmıyordu.
Biz sadece geleneksel kanalın tek satıcısıydık. Bu da bölge ile sınırlı idi. Bu ...m son yıllardaki ...mdur. Yaklaşık son 4 yıldır, İzmir Manisa tek elinde çalışılıyordu. Öncesinde tüm ... bölgesine de baktığı olmuştur. Taraflar arasında sözleşme feshi aşamasında ben görevde değildim. Ancak göreve geldiğimde, evrakları ve sözleşmeleri inceledim.
Burada yaptığım tespit, ...ın, ...'dan çıkıp, yeni firmaya devrolduğu geçiş döneminde yeni sözleşme gönderileceği bilgisi verilmiş, ancak bir boşluk olmuş. Ancak bu boşlukta müşterilerek mal gönderimi devam etmiş, sadece taraflar arasındaki sözleşmede boşluk olduğunu gördüm. Sonrasında yeni sözleşme gelmiş ve imzalanmış. Sonrasında ben 3 buçuk yıl Nisan 2018 tarihine kadar görevde kaldım. ... ...'nun portföyünde bir çok güçlü firma yer almaktadır.
Çalıştığım dönemde ... ... bünyesinde işten çıkarmalar oldu. Ancak bu ...m davalı firmanın mal dağıtımını etkilemedi. Zira, her sözleşme yapılan firmaya ilişkin farklı elemanlar çalışıyordu. ... A.Ş'nin mal dağılımına ilişkin bir personel daralması yaşanmadı. Taraflar arasında benim çalışmamdan önce yaşanan fesih işleyişten kaynaklı olmayıp, davalı firmadaki el değiştirmeden kaynaklı meydana gelmiştir. Herhangi bir kusura dayanmamaktadır.
23/12/2016 tarihinde bölge müdürü ...'dı. Bana mailgeldi, 01/01/2017 tarihi itibari ile bayiliğiniz sona ermiştir şeklinde bir maildi. Böylelikle bayiliğin sona erdiğini öğrenmiş olduk. Çalıştığım firmalarda bu şekilde bayilik sonlandığını görmedim, bu ...m kaanatimce etik değildi. ... ... tarzında bölge güçlü bir kaç firma vardır. Büyük markaların bayiliği bu firmalarda toplanmıştır. Örneğin,... , vs. gibi.
Market, bakkal ve toptancılar ... ... gibi firmaları aracı olarak kullanırlar. Bu nedenle, ... gibi benzer markaların bölgedeki hakimiyetini davacı gibi firmalar yaratır. Bu karşılıklı bir sinerjidir.
Davacı firmanın mali ...mu, aylık ciro alarak ben bıraktığımda tüm firma bağlantıları dikkate alınarak 12 milyon TL idi. ...'dan gelen tahmini olarak, aylık ciro 700 - 800 bin civarındaydı. ...a kazandırılanı ancak şöyle ifade edebilirim, çok büyük örneğin ..., ... gibi marketlere üreten firmanın elamanı ve dağıtan firma elamanı birlikte iletişim kurar. Bir çok noktaya üreten firma, aracı firma elamanları ile ulaşır.
Dolayısıyla küçük nokta yayılımında davacının davalıya katkısı büyük olmuştur. Ancak bunu parasal olarak açıklamam mümkün değildir. biz çalışma döneminde bölge müdürü ile bağlantılı çalıştık, davalının ürettiği salça ürünleri dışındaki ürünlerin satış grafiğini yükseltmeye çalıştık, zira o ürünlerin kar getirisi diğer ürünlere göre daha yüksektir, şikayete tanıklığım olmadı. ... ...'nun ofisinde çalışan... isminde bir çalışan vardı.
Halen de ...'da çalışmaktadır. ... ...'ın Bölge Müdürü de sürekli ... ... ile iletişim halindeydi. 5 kg salça, bezelye ve bir seferlik kullanıma ilişkin mayonez ketçap ürünü, ev dışı toplu alım yapan firmalara aittir. Ancak biz ...'ın isteği ürünleri bir seferlik kullanılan ürünler haricinde diğerlerini sattık. ...'ın ev dışı ve markete yönelik satış gurubunda kesin bir ayrımı yoktur.
Genel Müdüre mail atılması abartılacak bir ...m olmayıp, aynı ofis içinde yaşanan sorunların yansıtılması şeklindedir. Nokta sayısı genel ...mu 1000 noktayı aşıyordu, ancak İzmir, Manisa çapında değerlendirilirse 200 -300 civarında şubeler hariç nokta sayabilirim. ... ...nun başka firmalar ile de sözleşmeleri de fesh oldu, benkiser, sensodin, vileda ile fesih oldu. 2016 yılında ... Lojistik firması kuruldu. Amaç müşteriye daha iyi hizmet götürmekti. Otomasyon sistemi kuruldu.
Beklenilen bulunamadı, bir takım sıkıntılar oldu, bu nedenle firma ile çalışma bitirildi. Ancak bayiliklerden kopma bu şekilde hiç bir şekilde olmadı, Benkiser ile çalışma ...'dan daha eskiydi," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... dinlenmiş. Ben ... A.Ş'de son görev yeri olarak Ticari Pazarlama Müdürlüğü'dür. Öncesinde bölge müdürlüğü, satış müdürlüğü görevlerinde de bulundum. Davacı ... ... A.Ş ile ...'ın ticari irtibatında bilgi sahibiyim. ... 4 fabrikada binlerce çalışanı olan üretici firmadır. ... Bölgesinde pazar lideridir. İzmir'de de ... çok güçlü bir firmadır. ... ..., ... firmasının 5 ilde bayisidir. Bu iller, Aydın, Denizli, Muğla, Manisa ve İzmir dir.
Daha sonraki yıllarda, Muğla, Denizli ve Aydın bayiliği ... ... firmasından alınmıştır. ... tanıtıma ihtiyaç duymayan bir firmadır. Özellikle nokta bazındaki sayı her zaman taraf şirketleri arasında sıkıntı olmuştur. Son dönemde, dağıtım işlerinde ...tik firmasını, ... ... kullanmaya başlandı. Bunun üzerine, mevcut sorunların üzerine sorun eklenmiş oldu. Lojistik sorundan kastım, verilen siparişin zamanında yerine ulaşmaması ve yeni siparişin alınamamasıdır.
Sipariş veren noktanın belli oranda töleransı olması gerekmektedir. Bu töleransın küçük tutulması firma ile sorun yaşanmasına ve limitin kapanmasına neden olur. ... kendi bulduğu alıcılara töleransın büyütülmesi hususunda ... ... ile bir çatışma yaşadı. Problem de sevkiyatın zamanında ve gerektiği gibi yapılmamasıydı.
Haklı sebeple fesih yapılmasının nedeni nokta sayısının düşük olması, sahadaki ticari etkinliğin zayıflaması sebep oldu. ... ... ile çalıştığımız dönemde satış noktamız, 550 yi geçmedi. Ancak fesih sonrasında çalıştığımız firma ile 2017 yılında satış noktamız 1500 e ulaştı. Daha az nokta ile çalışıldığında maliyet yükseliyor. Daha çok noktaya yayıldığımız zaman maliyet azalıyor, kazanç yükseliyor. ... ... A.Ş mallarının dağıtımında tek el olarak hiç bir zaman çalışmadı.
İki ürün gurubunda da yani, ev dışı ve ev kullanımına yönelik satış noktaları yönünde tek eli olmadı. Ev dışı ürünleri de ... ... sattı, bayilik sözleşmesinin tek imzası ile fesh yetkim şirket onayı ile mümkündür. Fesih maili öncesinde sözlü beyan mevcuttu, başka bayiler de vardı. Örneğin, ... gibi direk müşterilerimiz de alım yapabiliyordu. Hangi müşteriye ne kadar limit verileceği bayiye aittir. Ancak bunun ne şekilde planlandığı önemlidir.
Mal bedelinin tahsil edilememe riskini bayi taşır. 12 - 13 yıl içerisinde taraflar arasındaki ticari ilişkide her iki yanın bir birine katkısı olmuştur, ... ...nun personel sayısından sürekli bir değişiklik oluyordu. En son 7 kişiye kadar düştüğünü biliyorum. ... ... bünyesindeki bayilik yaptığı tüm firmaların çalışmalarına destek veriyordu. ... ... personel azalması bizim işlemizi olumsuz yönde etkiledi.
Genel Müdüre mail atılması sıkıntının boyutunu gösterir, problemlerin alt noktalar ile çözülemediğini gösterir. ... ...'nun Aydın, Muğla, Denizli bölgesinde çıkarılmasından sonra nokta sayısı ve gelir ...munda artış oldu. Bunların ayrılmasının nedeni, hizmetlerinin aksamaydı. Bu ...m bir süreçti ve son nokta da sözleşme fesh edildi. Bilgim bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Taraf defterleri üzerinde alacağın varlığı ve miktarı hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, alınan 05/07/2019 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacının acente olduğu iddiası ile davalı üreticiden portföy tazminat talep ettiği, taraflar arasında fesihten önce son olarak 01/11/2014 tarihinde sözleşme imzalandığı, davalı üreticinin 23/12/2016 tarihli mail ile davacı ile Ocak 2017 tarihinden itibaren çalışmayacaklarına dair fesih bildiriminde bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 1 yıllığına yapıldığı, 2014 yılında imzalanan sözleşmenin dava tarihi itibari ile süresinin sona erdiği,
taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeye dayalı olmadığı, ticari örf ve adete göre devam edip etmediği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, sözleşmenin geçersiz olduğunun düşünülmesi halinde davacının sözleşmeye dayalı olarak herhangi bir talepte bulunup bulunamayacağı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu,
sözleşmenin geçerli olduğunun kabul edilmesi halinde davacının müşteri tazminatı talep edemeyeceğine ilişkin düzenleme bulunduğundan bu düzenlemenin değerlendirilmesi gerektiği ve davalı üreticinin sözleşmedeki ilgili hüküm sebebiyle davacının portföy tazminatı talep edemeyeceğini ileri sürmekte ise hukukumuzda doğmamış haktan vazgeçmenin mümkün olmaması ve ilgili hükmün taraflar tacir olsa da TBK 20-21 hükümleri çerçevesinde genel işlem şartı olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı,
sözleşmenin geçerli olsun ya da olmasın her halükarda davacının portföy tazminatı talep edebileceği, ancak sözleşmenin geçersiz olduğu düşünüldüğünde süresinden önce bir feshin söz konusu olmayacağı ve buna dayanarak haksız fesihten bahsedilemeyeceği bu minvalde davacının portföy tazminatı talep edemeyeceği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, mahkemece sözleşmenin geçerli ve feshin haksız olduğu kanaatine varılması halinde taraflar arasındaki ticari ilişkide davalı üretici tarafından davacıya komisyon ya da farklı ad altında herhangi bir ödeme yapılmadığı,
davacının genel olarak davalı üreticinin portföyünü arttırdığından bahsetmekte olup, üretici portföyünü arttırır mahiyette yeni müşterilerin kimler olduğu bu konuda da tespit yapmanın mümkün olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından önce davalı üreticinin müşteri portföyü ile davacı ile ticari ilişkisi başladıktan sonraki davalı üretici portföyünü mukayese etmenin mümkün olmadığından portföyün artıp artmadığına dair herhangi bir tespit yapılamadığı,
davacının sektör bazında yerel market ve bakkal kanalına mal vermekte olduğundan genel ifadelerle yapılan talepte tek tek bakkal bazında tespit yapmanın ne dosya kapsamında ne de ticari defterlerden mümkün olmadığı, ticari defterlerde torba hesaplar kullanılması sebebi ile davacı yasal defterlerinden davalı şirketin hangi ürünlerin alım satımının yapıldığının gerek ürün grubu gerekse ürün çeşidi bazında tespit edilmesinin mümkün olmadığı, davalı üreticinin marka bazında tanınmışlığı yerel halk tarafından güvenilirliği birlikte değerlendirildiğinde ...
Bölgesinde satış yapan davacının davalıya portföy kazandırıp kazandırmadığının bu minvalde de portföy tazminat talep edip edemeyeceği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora karşı itirazları dikkate alınarak Pazarlama Uzmanı ve Mali Müşavir bilirkişiden oluşturulacak heyetten itirazlar doğrultusunda tazminatın varlığı ve miktarı hususunda rapor tanzimi istenilmiş olup, alınan 05/08/2020 havale tarihli raporda; davacı ve davalı şirket tarafından, TTK'nun ticari defterlerin tutulmasına İlişkin usul ve esaslarına 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında uyulduğu, davanın tarafları arasındaki ticari ilişkinin 01.01.2005 yılında başladığı, sözleşmenin 2017 yılı ocak ayının ilk haftası itibariyle feshedileceğinin bildirildiği 23.12.2016 tarihine kadar kesintisiz ve yoğun olarak sürdüğü,
02.01.2018 dava tarihi İtibariyle tarafların birbirlerinden alacağı veya birbirlerine borcu bulunmadığı, davalı vekili tarafından, taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkili tarafından davacıya komisyon ya da farklı ad altında herhangi bir ödeme yapılmadığının belirtildiği, Davacı ... ...
Pazarlama A.Ş. merkezinde yapılan bilirkişi incelemesi sırasında, davacı şirket tarafından davalı şirkete, ticari ilişki İçinde bulunulan dönemlerde belirli periyotlarla "ciro primi" veya "hizmet bedeli" açıklaması faturalar düzenlendiği ancak muhasebe müdürü tarafından, bu faturaları sistemdeki diğer faturalardan ayrıştırarak listelemenin çok zor olduğunun belirtildiği, sözü edilen faturaların davacı şirket tarafından mahkemeye sunulmasının konu üzerindeki tartışmaların netlik kazanması yönünden önem taşıdığı, davacı ... ...
Pazarlama ...
A.Ş.'nin, 31.12.2011 döneminde (... bazda} toplam cirosu 94.970.548,48.-TL İken, 31,12,2012 döneminde % 13,50 oranında azalarak 82.151.029,02.-TL'ye, 31.12.2013 döneminde % 41,64 artarak 116,361.823,90.-TL'ye, 31.12.2014 döneminde % 0,45 azalarak 115.832.788,73.-TL ve, 31.12.2015 döneminde % 0,96 azalarak 114.719.206,21.-TL ve, 31.12.2016 döneminde %7,60 oranında artış göstererek 123.439.626,83.-TL'ye yükseldiği, davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiği 31.12.2017 döneminde ise davacı şirketin toplam cirosunun %0,63 oranında azalarak 122.670.532,02.-TL olduğu, davacı...
Pazarlama ...
A.Ş.'nin, 31.12.2011 döneminde net karı 283.126,71.-TL iken, 31.12.2012 döneminde %1,41 oranında artarak 287,131,89.-TL ve, 31.12.2013 döneminde %46,76 artarak 421.385,39.-TL ve, 31.12.2014 döneminde % 48,45 artarak 625.552,81.-TL ve, 31.12.2015 döneminde % 19,08 artarak 744.916,47.-TL'ye, 31.12.2016 döneminde % 11,22 artarak 828,516,80.-TL'ye yükseldiği, davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiği 31.12.2017 döneminde ise davacı şirketin net karı azalmadığı gibi, % 284,62 oranında artarak 3.186.629,89.-TL'ye yükseldiği, Davacı...
Pazarlama ... A.Ş., davalı ... Gıda ... A.Ş. 'nin distribütörlüğünü yaptığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinden önceki son 5 yıl içinde, ... Gıda ...
A.Ş. ürünlerinin satışından, 2012 yılında 32.974,70.-TL, 2013 yılında 64.122,S7.-TL., 2014 yılında 40.133,16.-TL., 2015 yılında 69.138,99.-TL., 2016 yılında ise 65.929,56.-TL tutarlarında net kar elde ettiği, elde edilen 5 yıllık net karın basit ortalamasının : (32.974,70 + 64.122.57 4 40.133,16 + 69.138,99 + 65.929,56 / 5) 54.459.80.-TL olduğu, bir başka ifadeyle, davacı... Pazarlama ... A.Ş.'nin, sözleşmenin feshedilmesinden önceki 5 yıl içinde ... Gıda ...
A.Ş. ürünlerinin satışından elde ettiği net ortalama kazancın 54.459.80.-TL olduğu, bu tutarın aynı zamanda, davacı şirketin davalı şirket İle 2017 yılında da çalışmaya devam etmesi ...munda elde edebileceği muhtemel kazanç veya taraflar arasındaki sözleşmenin 2017 yılında da devam etmemesi nedeniyle, davacı şirketin elde etmekten yoksun kaldığı kazanç olarak da kabul edilebileceği, mahkeme tarafından, davacı şirketin, hesaplanan tazminat tutarını davalı şirketten talep edebileceği yargısına varılması ...munda, davacı şirketin, 54.459.80.-TL portföy tazminatını,
02.01,2018 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten talep edebileceği bildirilmiştir.
Dosyada taraf beyan ve itirazları dikkate alınarak aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, alınan 29/12/2020 havale tarihli ek raporda; Tarafların 05.08.2020 havale tarihli bilirkişi raporu'na yönelik beyan ve itirazları ayrıntılı olarak irdelendiği, asıl raporda yapılan tespit ve hesaplamaları değiştirecek bir bulguya ulaşılamadığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava sona eren acentelik sözleşmesi sebebiyle portföy tazminatına ilişkin alacak davasıdır, dosyamız kapsamında dinlenen tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında acentelik sözleşmesi süresi boyunca portföyün genişletilmesi ve bundan dolayı tarafların birbirlerine katkıları geriye doğru 5 yıllık süre boyunca kar ve zarar ...mları ile kardaki artışı hesap eden bilirkişi raporunu denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu bu anlamda ticari ilişki sebebiyle yapılan katkıda göz önüne alınarak bilirkişi raporunda hesap edilen tutar kadar portföy tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... Hakim... · E-imza E-imza
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/5, K. 2021/174, 16 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama