KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2019
- Esas no
- 2018/502 Esas
- Karar no
- 2019/793
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 24/04/2018
Karar Metni
833 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 3.309,21TL cari hesaptan doğan bakiye alacağın tahsili için 12/01/2018 tarihinde davalı hakkında 7 örnek icra takibi başlatıldığı, karşı tarafça borca itiraz edildiği ancak işbu itirazların hukuken haklı hiçbir yanı bulunmadığı, davalının müvekkil şirkete 3.044,84TL borcu bulunduğu, sunulan hizmet gereği cari hesap kaydına göre davaya konu edilen icra takibi miktarınca davalının sorumlu olduğunun açık olduğu, tüm itirazların haksız ve kötüniyetli olduğu, davalı-borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasına yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun olarak çıkartılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı itirazının yerinde olup olmadığı, takip konusu alacağın varlığı ve miktarı hususundadır.
Görev 6100 Sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığının yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi, mahkemenin görevsiz olduğunun tespiti halinde ise dosya üzerinde inceleme yapılarak bu konuda bir karar verilmesi gereği ortaya çıkmıştır.
Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerden bulunması, yahut özel bir yasal düzenleme ile dava Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi şarttır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari bir uyuşmazlıktan doğmayıp, Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlere göre, genel mahkemede çözümlenmesi gerekir.
Şirinyer Vergi Dairesi'ne yazılan yazı cevaplarından da anlaşıldığı üzere davacının 28/03/2018 tarihinde işini terk ettiği, bilanço usulüne göre defter tuttuğu, davalının bilanço usulüne göre defter tuttuğunun bildirildiği davalı ...'ın ise; 04-06 /2018 dönemi geçici vergi beyannamesinde 75.103,00TL gayrisafi hasılat beyan ettiği anlaşıldı.
Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde ( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerde bulunması yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi şarttır.
6102 sayılı TTK'nun 12.maddesinde "bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret sicile tescil ettirilerek durumu ilan etmiş olan kimse fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Kanunun 15.maddesinde "ister gezici olsun, ister bir dükkanda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.maddenin 2.fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan sanat veya ticaret ile uğraşan esnaftır."
Mülga 6762 sayılı TTK'nun 1463.maddesine göre Bakanlar Kurulunca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf-tacir ayrımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir; icari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir ve ticari işletme ile esnaf işletmesinin arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK m.11/1-2), tacir-esnaf ayırımı ise Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve yıllık gayri safi hasılatının 90.000,00 TL'yi aşan esnafların tacir sayılacağı belirlenmiştir.
Bu açıklamalara göre; somut olayda davalının tacir olmadığı, uyuşmazlığın TTK.'nun 4. maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasa hükmünün de bulunmadığı, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevi mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken ve genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/10/2016 tarih, ... Esas ve ... Karar)
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı aleyhine açılan davada; "görev" dava şartı yokluğundan HMK 1, 114/1-c, 115/1-2, 6102 sayılı TTK 4/1-a maddeleri gereğince, davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesi ve HMK'nın 20. maddesi gereğince iki haftalık sürede başvurulması halinde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
E-İMZALI
Hakim ...
E-İMZALI
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/502, K. 2019/793, 5 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama