KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2020
- Esas no
- 2019/221 Esas
- Karar no
- 2020/530 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 28/07/2017
Karar Metni
2.051 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle.
Müvekkili şirketin ticari faaliyet gösterdiği, müvekkili şirket ile davalı şahsın nar alım satımına ilişkin şifahi bir şekilde anlaşmış olduğu, müvekkili şirket tarafından davalıya nar alım bedeli olarak 12.08.2016 tarihinde 9.000,00 TL, 26.08.2016 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplam 24.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafın müvekkili şirkete 2015 yılından kalma 4.257,00 TL bakiye borcunun bulunduğu, ancak müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemelerin ve bakiye alacağın karşılığında davalı tarafça şirkete hiç teslimat yapılmadığı, davalı tarafça 05.09.2016 tarihinde müvekkili şirkete 12.000,00 TL para iadesi ödemesi yapıldığı,
ancak kalan 12.000,00 TL ve 4.257,00 TL bakiye borca ilişkin davalı tarafça müvekkili şirkete hiçbir şekilde ödeme yapılmadığı, bunun üzerine davalı taraf aleyhine Selçuk İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça borca itiraz edilerek takibin durduğu, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle.
Müvekkilinin davacı taraf ile nar alışverişi ticareti yaptığının doğru olduğu, ancak pazarlıklara ambalaj ve paketleme giderlerinin dahil edilmediği, sadece ürünün birim fiyatı üzerinden anlaşma yapıldığı, bahse konu giderlerin sonradan hesaplandığı, alıcı tarafından ödendiği, o yıl davacıya gönderilen mahsulünün faturasının kesildiği ve bedeli banka aracılığıyla davacı tarafa gönderildiği, bu şekilde de 2015 yılına dair alacak verecek ilişkisinin olmadığı, ayrıca davacı tarafın dava dilekçesinde bahsettiği 24.000,00 TL bedelin komisyon ve hizmet bedeline avans olarak gönderildiği,
daha sonrasında davacı taraf ile anlaşılarak 12.000,00 TL mahsup edildiği ve kalan 12.000,00 TL'nin iade edildiği, bu nedenle açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
GÖREVSİZLİK KARARI
Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sırasında ... Esas, ...Karar ve 13.02.2019 tarihli karar ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan bahisle görev yönünden davanın usulden reddine karar verilmiş olup dosya mahkememize intikal ettirilerek mahkememiz esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
DELİLLER
1-Mahkememizce davaya konu Selçuk İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasının bir sureti getirtilmiş olup, dosyanın incelenmesinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde 28.02.2017 tarihinde nar bedeli ve açık hesap alacağına ilişkin 16.257,00 TL asıl alacak, 280,60 TL işlemiş faiz, 165,60 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 16.703,20 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır.
2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, talimat ile davacı defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda mali müşavir ... tarafından düzenlenen 08.01.2020 tarihli raporda.
Taraflar arasında nar alımı satımı ticaretinin yapıldığı, davacının 2015 ve 2016 yılı ticari defter kayıtlarının açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, kayıtların usulüne uygun olduğu, davacının 2016 yılında iddia ettiği ödemeleri ticari defterine verilen sipariş avansı olarak kaydettiği, davalının 12.000,00 TL iade ödemesinin kayıtlı olduğu, davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 16.257,78 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinin incelenmesinden 2015 yılında düzenlediği 041656 numaralı nar satım faturasının içeriğinde komisyon hizmeti veya paketleme hizmeti gibi açıklamaların yazılı olmadığı,
başka bir ifadeyle sadece nar birim fiyatı yazılı olduğu, davacının takibe konu alacağı için 499,43 TL temerrüt faizi talep edebileceği, ancak takiple bağlılık ilkesi gereği 280,60 TL temerrüt faizi talep edebileceğinin sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
3-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir ... tarafından düzenlenen 24.07.2020 tarihli raporda.
2015 yılında davalı ticari defterlerinde davacı şirketten alacağının olmadığı, bakiyenin sıfır olduğu, davacı şirketin davalıya olan toplam borcundan 4.257,78 TL fazla ödeme yapması nedeniyle alacaklı olduğu, davalının defterlerine kaydettiği 09.10.2015 tarihli 9.742,22 TL tutarındaki davacı şirketten aldığı havale dekontunu dosyaya sunmasının gerektiği, aynı tarihte davacı şirketin gönderdiği havalenin 10.000,00 TL olduğu ve dosya kapsamında mevcut olduğu,
ayrıca davacı şirketin defterlerine kayıtlı 4.000,00 TL havale dekontunu dosyaya sunmasının gerektiği, bu takdirde 4.257,78 TL alacak bakiyesinin doğrulanabileceği, davacı şirketin 20.10.2015 tarihinde davalıya gönderdiği ve defterlerine kaydettiği 4.000,00 TL havale dekontunun dosyaya sunulması halinde davalıya 2015 yılı devir bakiyesinin 4.257,78 TL olduğunun kabul göreceği ve davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle 16.257,78 TL alacaklı olacağının sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL
Dava; İİK 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davası olup, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle taraflar arasındaki nar alım satımına ilişkin şifahi anlaşma kapsamında davacı şirket tarafından davalıya 12.08.2016 tarihinde 9.000,00 TL, 26.08.2016 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplam 24.000,00 TL ödeme yapıldığı, yine davalının davacı şirkete 2015 yılından kalma 4.257,00 TL bakiye borcunun bulunduğu, ancak davacının 2016 yılında yaptığı ödeme ve yine 2015 yılından devreden bakiye alacağına karşılık davalı tarafça teslim edilmesi gereken narların davacıya teslim edilmediği, görüşmeler neticesinde 05.09.2016 tarihinde davalı şirket tarafından 12.000,00 TL para iadesinin yapıldığı,
ancak 2015 yılından devreden 4.257,00 TL ve 2016 yılında yapılan ödemeden kalan 12.000,00 TL'lik bakiyenin ise davalı tarafça ödenmediği gibi teslim edilmesi gereken narların da teslim edilmediğinden bakiye toplam 16.257,00 TL tutarındaki asıl alacak ve fer'ilerinin tahsili için davacı tarafça davalı hakkında icra takibi başlatıldığından bahisle davalının icra takibine vaki haksız itirazının iptaliyle icra inkar inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle, davacı tarafın iddia ettiği şekilde davacının davalıdan 2015 yılından kalan bakiye alacağının bulunmadığı, ayrıca 2016 yılı içerisinde de davacının davalıdan tekrar nar almak istediği, ancak davalının ürünlerini başkalarına daha önce satmış olması nedeniyle yöredeki başka üreticilerden kilo başına 0,30 Kuruş komisyon ve hizmet bedelinin davalıya ödenmesi karşılığında nar temin edilmesi konusunda davacı tarafça anlaşma sağlandığı, bu anlaşma kapsamında davacı şirket tarafından davalıya komisyon ve hizmet bedeline ilişkin olarak 24.000,00 TL avans gönderildiği,
ancak daha sonra davacı tarafça nar alımından vazgeçildiği, tarafların bir araya geldiği ve o tarihe kadar davacı için temin edilen mal karşılığında davalının hak ettiği 12.000,00 TL komisyon ve hizmet bedeli düşülmek suretiyle 12.000,00 TL'nin davacıya iadesi konusunda anlaşma sağlandığı ve bu bedelin de davacıya iade edildiğinden bahisle davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf yine taraflar arasında şifahi olarak gerçekleştirildiği iddia olunan nar alım satımı kapsamında davacı tarafça davalıya ödenen dava konusu tutarlar karşılığında davalı tarafça nar tesliminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, nar teslimatı gerçekleştirilmemiş ise davacının takip ve davaya konu tutarın iadesini davalıdan talep edip edemeyeceği, davalı tarafça iddia edildiği şekilde taraflar arasında 2016 yılı içerisinde davalının davacıya başka üreticilerden komisyon ve hizmet karşılığında nar temin etmesine ilişkin bir anlaşmanın mevcut olup olmadığı, bu anlaşma kapsamında davalı tarafça verildiği iddia olunan hizmet ve komisyon karşılığında davacı tarafça davalıya ödenen tutardan mahsubu gereken bir bedel bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi için her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, davacıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde talimat ile alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin incelenen 2015 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 2015 yılı sonu itibariyle 4.257,78 TL'lik bakiye alacağının kaldığı,
bu alacağın 2016 yılına devrettiği, 2016 yılında ise davacı tarafça davalıya 14.08.2016 tarihinde 9.000,00 TL, 28.08.2016 tarihinde 15.000,00 TL havale yoluyla para gönderildiği ve davalı tarafça 07.09.2016 tarihinde havale ile yapılan 12.000,00 TL'lik ödemenin mahsubu ile davacının davalıdan 2016 yılının sonu itibariyle 16.257,78 TL alacağının bulunduğu, davacı tarafça davalıya keşide edilen Antalya...
Noterliği'nin 02.11.2016 tarihli ihtarnamesinin tebliğ tarihi dikkate alınarak davalının temerrüte düştüğü 09.11.2016 tarihinden 28.12.2016tarihine kadar ki 34 günlük süre için avans faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama neticesinde davacının davalıdan 499,43 TL işlemiş faiz talep edebileceği, ancak davacı talebi ile bağlı kalınarak 280,60 TL temerrüt faizi talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacı şirket kayıtlarıyla davalı kayıtlarının karşılaştırılması açısından mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış olup, düzenlenen 24.07.2020 tarihli raporda, davalının incelenen 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerine göre 2015 yılı sonuyla davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı,
davacı şirket kayıtlarıyla ilgili olarak alınan rapordaki 2015 yılı davalı tarafın muavin hesap dökümüyle karşılaştırıldığında davacı şirketin kendi defterlerinde görünen davalı tarafa ödediği 10.10.2015 tarihli 10.000,00 TL'lik havale ile 20.10.2015 tarihli 4.000,00 TL'lik havalenin davalı tarafın ticari defterlerinde görünmediği, yine bilirkişi raporundaki tabloda gösterilen davalının cari hesap muavin dökümünde davacı şirketten 09.10.2015 tarihinde "bankadan tahsil" açıklamasıyla kaydı yapılan 9.742,22 TL tahsilatın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiği,
ancak dosya kapsamı içerisindeki belgelerin incelenmesinden davacı şirketin 2015 yılında davalıya... Bankası'ndan gönderilen 10.000,00 TL havalenin 10.10.2015 tarihli işlem dekontunun mevcut olduğu, 20.10.2015 tarihli ...
Bankası'ndan gönderilen 4.000,00 TL'lik havale dekontunun ise dosyada mevcut bulunmadığı, bu dekontun dosyaya sunulması halinde davacının 2015 yılı içinde davalıya 10.10.2015 tarihinde 10.000,00 TL, 20.10.2015 tarihinde 4.000,00 TL olmak üzere toplam 14.000,00 TL ödeme yaptığı ve davalı defterlerinde kayıtlı olan 9.742,22 TL 'lik davacıdan tahsilatın mahsubu neticesinde (14.000,00 TL - 9.742,22 TL =) 4.257,78 TL davacının davalıdan 2015 yılından alacaklı olduğu,
incelenen davacı şirket defterlerine göre düzenlenen raporda ise 2016 yılında davacının davalıya 14.08.2016 tarihinde 9.000,00 TL, 28.08.2016 tarihinde 15.000,00 TL ödeme yaptığı, davalı tarafça da 07.09.2016 tarihinde 12.000,00 TL iade edildiği, bu nedenle 2016 yılından da davacının davalıdan (24.000,00 TL - 12.000,00 TL=) 12.000,00 TL alacağının bulunduğu, bu alacağa 2015 yılından devreden 4.257,78 TL 'nin ilavesiyle sonuç olarak davacının davalıdan 16.257,78 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında 08.09.2020 tarihli dilekçesinde bilirkişi raporunda belirtilen ve ...Bankası aracılığıyla davalı tarafa gönderilen 12.10.2015 tarihli olup, davacı defterlerine 20.10.2015 tarihi olarak işlenen 4.000,00 TL'lik havaleye ilişkin dekontun bir örneğini dosyaya sunduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde incelenen taraf ticari defter ve kayıtları ile dosyada mevcut olan banka dekontlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının davalıdan 2015 yılından 2016 yılına devreden 4.257,78 TL'lik alacağının bulunduğu, 2016 yılında da davacı tarafça davalıya yapılan 14.08.2016 tarihli 9.000,00 TL ve 28.08.2016 tarihli 15.000,00 TL'lik ödemeler ve yine davalı tarafça davacıya 07.09.2016 tarihinde yapılan iade neticesinde davacının davalıdan sonuç olarak takip tarihi itibariyle 16.257,78 TL bakiye alacağının bulunduğu ticari defter ve kayıtlar ile dosyadaki banka dekontlarından anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı tarafça 2016 yılında davacı tarafça davalıya ödenen toplam 24.000,00 TL'nin 12.000,00 TL'sinin taraflar arasındaki sözlü sözleşme kapsamında davalının davacıya farklı üreticilerden temin edeceği narlarla ilgili olarak komisyon ve hizmet bedeline ilişkin olup, bu nedenle davalının hak ettiği 12.000,00 TL mahsup edilerek bakiye 12.000,00 TL'nin ise davacıya iade edildiği, bu nedenle davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı iddia edilmiş ise de, taraflar arasında bu yönde bir sözleşme olduğuna dair herhangi bir yazılı belgenin dosyada mevcut olmadığı,
davacı tarafça da bu yönde bir sözleşme yapıldığının kabul edilmediği, gönderilen paraların tamamının davalı tarafça davacıya satılıp teslim edilecek nar bedellerine ilişkin olarak gönderildiğinin iddia edildiği, davalı tarafça bunun aksinin kanıtlanamadığı ve davalı delilleri arasında açıkça yemin delilinin de bulunmadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki savunması yerinde görülmemiş olup, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamıyla tespit edilen ve davalı tarafça ödenmediği anlaşılan 16.257,00 TL'lik tutar açısından davanın kabulüne karar verme gereği doğmuş olup, davanın kabulüne, davalı borçlunun Selçuk İcra Müdürlüğü'nün...
Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaliyle 16.257,00 TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren davacı talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, likit olduğundan kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 3.251,40 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur.
HÜKÜM / Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
Davanın KABULÜNE, davalı borçlunun Selçuk İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaliyle 16.257,00 TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren davacı talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına,
Kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 3.251,40 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.110,51 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan toplam 31,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.079,11 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından başlangıçta yatırılan toplam 67,40 TL peşin harç ile, 431,50 TL tebligat ve posta gideri, 900,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.331,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Katip ... · E imza Hakim ... · E imza
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/221, K. 2020/530, 15 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama