İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/302 K.2021/18

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

Esas2019/302Karar2021/18Tarih12 Ocak 2021Okuma16 dk · 3.125 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
12 Ocak 2021
Esas no
2019/302
Karar no
2021/18
Dava
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
11/09/2014
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.125 kelime·16 dk okuma·4 bölüm

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili aracılığı ile sunduğu dava dilekçesinde özetle; borçlu şirketin, müvekkili şirketten 30/05/2014 tarihinde almış olduğu Çöp Yakma Izgarası Çelik Döküm ( 300 adet ) karşılığında, müvekkili şirket, davalı şirkete 30 gün opsiyonlu KDV dahil 14.160,00-TL'lik fatura kestiğini, fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle borçlu şirket aleyhine İzmir...

İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlunun itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına ve icra takibinin devamına karar verilmesine, davalı haksız ve kötüniyetle icra takibine itiraz ettiğinden %20' den aşağı olmamak üzere müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili aracılığı ile sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirketin Almanya'da bulunan müşterisine ihraç etmek üzere davacı şirket ile 300 adet çöp yakma ızgarasının imalatı konusunda anlaştığını ve bu anlaşmaya ilişkin sipariş formu düzenlendiğini, davacı tarafından teslim edilen ızgaralar, 30/05/2014 tarihinde gümrük işlemleri yapıldıktan sonra Almanya'ya gönderildiğini, müvekkili şirketin müşterisine ulaşan ızgaraların üretim hataları ve derin çatlaklar olduğunu, müşteri tarafından kabul edilmeyen ızgaralar davalı müvekkili şirkete geri gönderildiğini,

talep karşısında davacı şirketin ızgaraları iade almaktan ve müvekkilin yaptığı masrafları ödemekten kaçındığını, davacı şirket tarafından davalı müvekkili şirket hakkında alacaklı olduğu iddiasıyla İzmir...

İcra Müdürlüğünün...E sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve eldeki davanın açıldığını beyan ederek, davanın reddine, davacı tarafın %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesine talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Asıl dava itirazın iptali davası, birleşen dava alacak davasıdır. İcra takibine dayanak irsaliyeli faturanın içeriğindeki malların ayıplı olup olmadığı, malların davacıya iade edilip edilmediği, mallar ayıplı ise, malların ayıplı olmasından dolayı karşı davacının herhangi bir zarara uğrayıp uğramadığı noktalarında toplanmaktadır. Dava, faturalara dayalı alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK.67.maddesi gereği iptali istemine ilişkindir. Karşı dava, irsaliyeli faturanın içeriğindeki mallardaki ayıptan dolayı davalı-karşı davacının uğramış olduğu zararın tahsiline yöneliktir.

İzmir ...

İcra Müdürlüğünün... takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 14.160,00-TL asıl alacak olmak üzere toplam 14.196,47-TL üzerinden (örnek no:1 ve 7) ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçluya 16/07/2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 22/07/2014 tarihindeki ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, eldeki davanın 11/09/2014 tarihinde yasal bir yıl içinde açıldığı anlaşılmış ve dava dilekçesi ile tensip zaptının davalıya 26/09/2014 tarihinde tebliğ edildiği,

karşı davanın ise 10/10/2014 tarihinde süresi içerisinde açıldığı görülmüş ve mahallinde 02/06/2015 tarihinde davaya dayanak döküm malzemeleri üzerinde bilirkişi marifetiyle keşif yapılmış, bilirkişinin sunmuş olduğu 22/06/2015 ve 12/11/2015 tarihli rapor ve ek raporunda özetle; ayıplı mal üretimi konusunda her iki tarafın %50 oranında kusurlu olduğunu ve ayıplı ızgaraların maddi değerinin olduğunu belirlemiş ve taraf vekillerinin itirazları üzerine mahkememizce yeniden dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişinin 05/01/2016 tarihli raporunda özetle;

davacı tarafından dökümü yapılan 300 adet çöp yapma ızgarasının ayıplı oldukları davacı tarafın davalıyla ortaklaşa hareket etmemesinden ve kalite kontrolü yapmamasında dolayı %75 oranında davalı...Ltd.

Şti'nin ise %25 oranında kusurlu olduklarını belirlediği görülmüş ve davaya dayanak ayıplı çöp yakma ızgaralarının hurda değerinin belirlenmesi bakımından keşifte hazır bulunan bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişinin sunmuş olduğu 05/05/2016 tarihli ek raporunda; bir adet döküm parçasının hurda değerinin 3,50-TL olduğunu belirlemiş ve davalı - karşı davacı tarafından davacıya sipariş edilip davacı tarafından üretilen 300 adet çöp yakma ızgarasının üretimi sırasında döküm parçalarının teknik resimdeki toleranslara uymadığı, döküm parçalarda çekinti boşluklarının yer almadığı ve yüzey kalitesinin kötü olduğu,

ayrıca soğuk katlanma hatasının da bulunduğu , her iki bilirkişice belirlendiği, dolayısıyla döküm malzemelerinin ayıplı olduğu, dökümü yapan davacı şirketin döküm sırasında davalı tarafla birlikte hareket etmesi gerekirken buna uymadan dökümü tek başına yaptığı, bu haliyle kusurun çoğunluğundan sorumlu olması gerektiğinden bilirkişi Mustafa Toparlı'nın raporuna itibar edilerek yargılamanın sonuçlandırılması cihetine gidilmiş ve dava konusu ızgaraların üretimi davacı tarafından yapıldığından davacıya iadesine ve ızgaraların hurda bedeli düşüldükten sonra davalının %25 kusuruna tekabül eden 2.490,00-TL üzerinden davanın kabulüne,

davalı - karşı davacının ızgaraların ihracı için yapmış olduğu masraflarına kendi kusur oranına tekabül eden kısım düşürüldükten sonra 1.412,00-TL 'nin kabulü yönünde mahkememiz... Karar ve 28/06/2016 tarihli kararın temyizi üzerine Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin...

Karar sayılı kararında "Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine vâki itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemlerine, karşı dava ise sözleşmeden dönme sebebiyle menfi zararların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Karşı davada kurulan hüküm ile ilgili tarafların temyiz itirazlarının incelenmesinde.

14.07.2004 gün ve 5219 sayılı Yasa'nın 2A maddesinin c fıkrası ile HUMK'nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL'ye çıkarılmıştır. İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararı 28.06.2016 tarihlidir. Karşı davada 1.883,06 TL'nin tahsili talep edilmiş, talebin kısmen kabulü ile 1.412,25 TL'nin tahsiline hükmedilmiş olduğundan karar kesin niteliktedir.

Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca’da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Bu nedenle karşı davada kurulan hükme yönelik tarafların temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Asıl davada kurulan hüküm ile ilgili tarafların temyiz itirazlarına gelince.

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin imal ettiği 300 adet çöp yakma ızgarası karşılığında düzenlediği KDV dahil 14.160,00 TL fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davalı borçlu şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirketin borcu ödemediği gibi icra takibine de itiraz ettiğini, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek itirazın iptâlini, icra takibinin devamını ve davalı/borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacı şirket ile 300 adet çöp yakma ızgarasının imalâtı konusunda anlaştığını, davacı şirket tarafından teslim edilen söz konusu ızgaralarda bariz imalât hatalarının ve derin çatlakların bulunduğunun davalı şirketin müşterisi tarafından tespit edilip ürünlerin geri gönderilmesi üzerine davacı şirkete söz konusu ürünlerin bu haliyle kullanılamaz olduğunu bildirerek davacı şirketten ürünleri geri alması ve bu süreçte yaptığı gönderme-geri alma masraflarını ödemesini talep ettiğini,

davacı şirketin söz konusu ızgaraları iade almaktan ve yapılan masrafları ödemekten kaçındığını belirterek davanın reddini ve davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; döküm malzemelerinin ayıplı olduğu kabul edilip dökümü yapan davacı şirketin döküm sırasında davalı tarafla birlikte hareket etmesi gerekirken buna uymadan dökümü tek başına yaptığı ve bu haliyle kusurun çoğunluğundan sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek tarafların kusuruna göre asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Eser sözleşmesi ilişkilerinde ayıp sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin ondan beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı niteliklerin bulunmaması veya olmaması gereken bozuklukların bulunması olarak ifade edilmektedir. Eserin ayıplı yapılmış olması sözleşmeye aykırılık teşkil eder. Ayıp açık ve gizli olabileceği maddi ve hukuki ayıp şeklinde de olabilir.

Açık ayıp, eserin tesliminden sonra makul süre içerisinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilebilecek ayıplardır. Gizli ayıplar ise basit bir kontrol ve muayene ile ortaya çıkmayıp kullanılmaya başlamasından sonra ortaya çıkan ayıplardır. Maddi ayıplar, açık veya gizli olsun; ortaya çıkan, gözle görülen ve duyu organları ile hissedilen ayıplardır.

Bunun dışında gözle görülmeyen ancak yapılmamış olması nedeni ile karşı tarafça fark edilen ayıplarda bulunmaktadır. Örneğin, projenin onaylatılmaması, yapı kullanma izin belgesi alma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi gibi. Maddi ve hukuki ayıplar da açık ve gizli ayıplar gibi yükleniciye ihbarı gereken ayıplardır.

Eser sözleşmelerinde ayıplı imalât halinde 6098 sayılı TBK'nın 474/I. maddesi uyarınca açık ayıplarda iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, gizli ayıplarda ise aynı Kanun'un 477/son maddesi uyarınca ortaya çıkması üzerine gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunmak zorundadır.

İş sahibi gözden geçirmeyi ve ihbarda bulunmayı ihmâl etmişse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Eserin ayıplı olması halinde; iş sahibi, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunması şartıyla, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir.

Bu hakkın kullanması için iş sahibi ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada bu hususu def'i olarak da ileri sürebilir.

Sözü edilen Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde; yapılan şey iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşme hükümlerine aykırı olursa iş sahibinin o şeyi kabulden kaçınabileceği ve bu hususta yüklenicinin kusuru bulunursa zarar ve ziyan da isteyebileceği, yine aynı maddenin devamında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin kıymetinin noksanı nispetinde bedelden indirim veya eğer o işin onarımı büyük bir masrafı gerektirmez ise yükleniciyi onarmaya mecbur edebileceği hüküm altına alınmıştır.

Bunlar eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin haiz olduğu haklardır. Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde eser sahibine tanınan haklardan hangisini kullanabileceği, mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla eser üzerinde yaptıracağı inceleme sonucu ayıbın derecesi belirlenmek suretiyle takdir olunur.

Somut olayda bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmış ve bu rapora göre hüküm kurulmuş ise de; söz konusu rapor belirtilen ilke ve kurallara uygun olmadığından hükme esas alınamaz.

Bu durumda mahkemece, hükme esas alınan raporu düzenleyen teknik bilirkişiden; ayıpların açık ya da gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, davalı-karşı davacı iş sahibinin; eser, açık ayıplı ise makul süre içerisinde muayene ve ihbar yükümlülüğünü, gizli ayıplı ise ortaya çıkmasından itibaren derhal ihbar yükümlülüğünü 6098 sayılı TBK'nın 474 ve 477/son maddelerine göre yerine getirip getirmediği ve ayıpların aynı yasanın 475. maddesi gereğince eserin reddini, bedelde indirimi gerektirip gerektirmediği veya onarım suretiyle kullanılmasının, bedeli de belirtilerek,

mümkün olup olmadığı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınarak davanın sonuçlandırılması gerekirken, eser sözleşmesi ve 6098 sayılı TBK'nın 474, 475, 477/son maddelerine göre inceleme yapmayan ve kusur paylaşımı yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek asıl davada kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına " karar verilmiştir.

Mahkememizce bozma ilamı taraflara tebliğ edilmiş ve mahkememizin 04/10/2019 tarihli celsesinde bozma ilamına uyma kararı verilerek; mahallinde keşif yapılarak taraflar arasında ihtilafa konu döküm ızgaralar üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan ... imzalı raporda; davacının 30/05/2014 tarihinde ... nolu 14.160,00 TL değerindeki irsaliyeli fatura ile 300 adet ızgarayı sevk ettiğini, davalının siparişi aldığı Alman ... firmasına 06/06/2014 tarihinde ... nolu 4.850,00 Euro fatura ile sevkini sağladığı,

25/06/2014 tarihinde Alman firması teslim aldığı 300 adet çöp yakma ızgaraları üzerinde tespit ettiği hataları fotoğraflayıp, açıklama ile şikayetini davalıya ilettiği, ... firmasının faturası ile yola çıkan ürünlerin 25/08/2014 tarihinde Türkiye'ye geri geldiği ve Alman firması tarafından 4.200,00 Euro tutarında iade faturası düzenlendiği, ürün üzerinde döküm hataları ve ölçü hatalarının tespit edildiği, tespit edilen hataların birçoğunun davalının müşterisi olan Alman şirketi tarafında da laboratuvar incelemesi olmaksızın gözle tespit edilen hatalar olduğu,

bu durumda ürünün kusurlarından daha çok ürünün ayıplı olduğunun tespitinin ticari faaliyet içinde olan davalı veya davacı taraftan olmayıp son tüketici tarafından tespit edilmesi uyuşmazlığın kaynağının ticari sözleşmenin aksaklıklarından ve firmaların sorumluluklarının yerine getirmemesinden olduğu, döküm modelinin kim tarafından hazırlanacağının belirtilmediği, sipariş dökümün onay alındıktan sonra işleme alınacağı ibaresi yer almadığın, modeli hazırlanın boyutsal ölçülerden sorumlu olduğu, siparişin dökümün onay alındıktan sonra işleme alınacağı ibaresi yer almadığı, sipariş formunda yüklenici firma bilgilerinin yer almadığı,

sipariş formunun amatör hazırlanmış olmasından dolayı form üzerinde yer almayan fakat üretim ve teslim proseslerinde olmazsa olmaz bir çok detay üzerinde sözlü olarak anlaşıldığı fikrine varıldığı, davacının kaynak ile dolgu yaparak döküm üründe tadilat yapma gerekçesi göz önünde bulundurulduğunda ürünün bir kusurunu, ayıbını örtmek istemis olduğun kanaati oluştuğu, davalının müşterisi olan Alman firmasının talep edilen kalitede ürün tedariği sağlama sorumluluğunun gerekliliklerini yerine getirmediği, bu nedenle uyuşmazlığın iki tarafın da hatalarından kaynaklandığı,

davacının ürünlerini iade almasının uygun olacağı ve hasarının hurda bedeli kadarlık kısmını tanzim etme imkanının olabileceği, davalının sorumluluk alanında "ihracat kısmı"oluşan masrafları kendi yükümlülüğünde olması ve bu masrafların bir kısmının düzenlene satış faturası ile iade faturası arasındaki 650,00 Euro'luk kazançtan tanzim edebilmek imkanı doğduğu belirtilmiştir.

Davalı vekili 31/12/2019 havale tarihli dilekçesinde 12.12.2019 tarihli raporun davalı-karşı davacı şirket aleyhine olan kısımlarını kabul etmediklerini, davaya konu ürünlerde açık ayıpların bulunduğu yönünde bir tespit ve değerlendirmede bulunulduğunu, ancak davacı yan, siparişleri son dakikaya kadar bekletip davalı şirketin ihraç edeceği yabancı şirkete termin süresinin bitmesine yakın gözle görülür bir kontrol zamanı dahi tanımadan direkt olarak nakliye / sevke göndermiş olması nedeniyle davalı şirket yetkililerinin muayene şartını gerçekleştirmiş olması maddi olarak mümkün olmadığını,

dolayısıyla ürünlerin açık ayıpları nedeniyle davalı şirkete kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, davacı kaynak ile dolgu yaparak döküm üründe tadilat yapma gerekçesi göz önünde bulundurulduğunda ürünün bir kusurunu, ayıbını örtmek istemesi olduğu şeklinde tespit ile davacı yanın kötü niyeti, teslim için hazırlanan ürünlerdeki ayıpları örtpas edebilmek adına müdahaleleri ve olaydaki kusuru açık bir şekilde ortaya çıkarıldığını, bu tespitin aşamalardaki beyanlarını ve davacı - karşı davalının olaydaki kusurunu açık bir şekilde ortaya koyduğunu,

bu hususun dikkate alınarak davacı- karşı davalının açık kusurları göz önünde bulundurularak bir karar verilmesini talep ettiklerini, yine anılan raporun sonuç kısmında; davacının ürünlerini iade almasının uygun olacağı tespitinin her ne kadar aşamalarda davacı tarafından kabul görmese de taleplerini desteklediğini, Nihai olarak;

davalı şirket, 300 adet çöp yakma ızgarasının ayıplı olarak davacı şirket tarafından üretilmesi neticesinde ihracan yükümlülüklerini belirlenen terminde yerine getirebilmek için aynı modelde ürünü bir başka firmaya döküm yaptırdığını ve hatasız olarak yurt dışı müşterisine teslim edildiğini, dava konusu ürünlerin ayıplı imal edilmesinde ve üstüne üstlük ayıpların gizlenmesi adına bir takım girişimlerde bulunulmasında tek ve ağır kusurlu olan davacı olduğunu belirtmiştir.

Davalı vekilinin itirazları doğrultusunda kusura yönelik inceleme yapılıp ek rapor tanzim edilmesi için dosya bilirkişiye tevdii edilmiş, alınan ek bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki yazılı anlaşma haricinde yapılan sözlü mutabakatlar işin olağan akışını sekteye uğratmış olabileceği, mevcut dosya içeriğinden yapılan değerlendirmeye göre her iki tarafında kusur oranlarının eşit olduğunun düşünüldüğü, 12/12/2019 tarihinde sunulan bilirkişi raporundaki değerlendirmelerde bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir.

Ek rapora taraf vekilleri tarafından itiraz edilmiş, mahkememiz 15/09/2020 tarihli celsesinde dosyanın önceki bilirkişiye tevdi ile dosyadaki tüm bilirkişi raporları, tarafların bilirkişi raporlarına karşı beyan ve itirazları ile Yargıtay bozma ilamı dikkate alınarak Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlarda ayrıntılı ve gerekçeli ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, alınan 2. Ek bilirkişi raporunda; ürünler sipariş sözleşmesinde belirtilen kalite şartlarına göre gizli ve açık ayıp barındırmakta olup, bu ayıpların her iki tarafında kusurundan kaynaklandığını, teslim etmek ve teslim alma prosedürleri sözleşmede yer alan kurallara uygun yerine getirilmediği için her iki tarafta eşit oranda kusur olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin 16.04.2019 tarih ve ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere karşı davada kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının hükmün kesin olması sebebiyle reddine karar verildiği, 2.bent uyarınca da asıl dava da kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına bozulduğu anlaşılmaktadır.

Mahkememiz 28.06.2016 tarihli ... Karar sayılı gerekçeli kararında karşı dava yönünden kısmen kabul kararı verilerek 1412,25 TL'nin karşı dava tarihi olan 10.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacı- karşı davalıdan alınarak davalı- karşı davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, Yargıtay'ın yukarıda belirtilen içtihadı gereğince karşı davada kurulan hükmün miktar itibariyle kesin olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.

Asıl dava yönünden Yargıtay Bozma İlamından sonra dosyamız kapsamında alınan raporlar ve özellikle bilirkişi ... tarafından tanzim olunan 01.12.2020 tarihli ek raporun denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu ve bu anlamda tarafların her birinin üzerine düşen yükümlükleri kısmen yerine getirdikleri ve zararın meydana gelmesinde eş değer kusurlarının bulunduğu gözetilerek yarı yarıya kusurlu oldukları anlaşılmakla 300 adet döküm parçanın 1.050 kg ağırlığa sahip olduğu ve bu anlamda 7,30 TL tutarında kg'nın bulunduğu dikkate alınarak 7.665 TL hurda bedelinin hesaplandığı anlaşılmıştır.

Mahkememiz 28.06.2016 tarih ve ... Karar sayılı gerekçeli kararında %25 kusura tekabül eden 2.490 TL üzerinden asıl dava için itirazın kısmen iptali ve fazlaya ilişkin istemin reddine yönelik karar verdiği anlaşılmakla yukarıda belirtilen 01.12.2020 tarihli ek rapora göre tarafların %50 oranında kusurlu bulunması sebebiyle %50 kusura isabet eden miktar 4.980 TL olmaktadır. Yine karşı dava yönünden mahkememiz...

Esas sayılı kararı ile karşı davacının %75 oranında kusurlu olduğu hesabı ile 1.412,25 TL yönünden kabul kararı verdiği anlaşılmaktadır. Bu sebeplerle miktar itibariyle kesinleşen ...

Esas sayılı dosyanın karşı davası da dikkate alınmak suretiyle %50 oranında kusura tekabül eden 4.980 TL nin asıl dava yönünden kabulü gerekirken miktar itibariyle kesinleşen karşı dava yönünden de hükmün değiştirilmesi mümkün bulunmadığından %25 oranında fazla olarak belirlenen ilk hükümdeki karşı dava miktarı arasındaki 470,67 TL lik farkın asıl davada %50 kusura tekabül eden 4.980 TL'ye eklenmesi suretiyle 5.450,67 TL üzerinden asıl davanın kabulü yönünde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

A-Dava konusu edilen bilirkişi incelemesi için numuneler düşüldükten sonra davalının uhdesinde bulunan ızgaraların davalı tarafından davacının işyerinde davacıya iadesine,

B.1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İzmir ... İcra Dairesinin... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, 5.450,67-TL üzerinden takibin devamına, fazla istemin reddine, yıllık Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı değişen oranlarda faiz yürütülmesine,

2-Davanın dayanağının eser sözleşmesi olması, davalının ne kadar borçlu olduğunu önceden bilebilecek durumda olmaması ve alacağın ancak yargılama sonucunda belirlenmiş olması nedeniyle davacı vekilinin %20 inkar tazminat talebinin reddine,

3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 372,34-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 170,95-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 201,39-TL harcın davalı karşı davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4-Davacı karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,

5-Davalı karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T göre hesaplanan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,

6-Davacı karşı davalı tarafından yapılan; 25,20-TL Başvuru Harcı, 170,95-TL Peşin Har, olmak üzere toplam 196,15TL harcın davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,

7-Davacı karşı davalı tarafından yapılan; 200,00-TL Bilirkişi ücreti, 295,38-TL Posta giderleri olmak üzere toplam 495,38-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 190,20-TL'lik kısmanın davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı karşı davalı üzerinde bırakılmasına,

C-Karşı dava yönünden;

1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, 1.412,25-TL 'nin karşı dava tarihi olan 10/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davacı - karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,

2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 96,47-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 35,20-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 61,27-TL harcın davacı karşı davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davalı karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 1.412,25-TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,

4-Davacı karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 470,81-TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,

5-Davalı karşı davacı tarafından yapılan; 25,20-TL Başvuru Harcı, 35,20-TL Peşin Harç, 509,40-TL Keşif Harcı olmak üzere toplam 569,80-TL harcın davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,

6-Davalı karşı davacı tarafından yapılan; 1.350,00-TL Bilirkişi ücreti, 216,88-TL Posta masrafı olmak üzere toplam 1.566,88-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.175,12-TL'lik kısmanın davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı karşı davacı üzerinde bırakılmasına,

Dosyada bulunan bakiye avansın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekili ve davalı vekili hazır olduğu halde verilen kararın taraf vekillerine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dilekçe vermek suretiyle Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/01/2021

Katip ... Hakim ... · E-imza E-imza

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/302, K. 2021/18, 12 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/302
Karar No
2021/18
Tarih
12 Ocak 2021

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2019/302 K.2021/29
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/302 K.2021/71
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/302 K.2021/65
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/302 K.2021/29
  • Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2019/303 K.2021/20
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2019/303 K.2021/27

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.