KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2020
- Esas no
- 2019/443 Esas
- Karar no
- 2020/482
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/08/2019
Karar Metni
996 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği 26/08/2019 Tarihli dilekçesinde; davacı ile ...Mühendislik İnş. Turz. San Tic. Ltd. Şti. arasında 23/05/2016 tarihli genel ticari sözleşmesi imzalandığı ve kredi kullanıldığını, davalılar ...' nın sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını ,kredi borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle borçlu firma ve kefilleri aleyhine Bornova ...
Noterliğinin 03/04/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, ihtarname keşidesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine İzmir....
İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile davalılar hakkında 1.495.235,55 TL alacağın ödenmesi talebiyle tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, davalı borçluların icra dosyasına sunduğu 10/05/2019 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiklerini, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalıların alacaklı banka tarafından borçlular alayhinde İzmir...
İcra Müdürlüğünde... sayılı dosyası ile aynı alacağa ilişkin 7 örnek icra takibi açılmış olduğundan dolayı derdestlik itirazında bulunarak icra dosyasına itiraz ettiklerini, itirazın iptali davası açılmadan önce arabulucuğa baş vurulduğunu, 20/08/2019 tarihinde yapılan toplantı sonucunda her hangi bir anlaşmanın sağlanamadığını, bu hususun 20/08/2019 tarihli son tutanak ile tüm taraflarca imza altına alındığını, davacıların itirazlarının haksız ve yersiz olduğunu, aynı alacak için değişik takip yollarına başvurulmasına yasal bir engel bulunmadığını,
müteselsil kefilli bir borcun alacaklısının öncelikle kefalet limiti kapsamında müteselsil kefile başvurup hakkında icrayı takibat yapılabileceği gibi borçlu ile müteselsil kefili birlikte takip edebileceğini, borcun rehinle temin edilmiş ve ayrıca müteselsil kefilin bulunması halinde alacaklının rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapacağı takip ile birlikte müteselsil kefil hakkında da ilamsız icra takibi yapmaya veya rehin hakkında takip yapmadan öncelikle müteselsil kefil hakkında ilamsız icra takibi yapmaya yetkili olduğunu, davacı banka tarafından yapılan her iki takibinde tahsilde tekerrür olmama kaydı ile başlatıldığını,
davalının itirazlarının yasa usul ve içtihatlara aykırı olduğunu, davalıların kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, genel kredi sözleşmesi incelendiğinde TBK 583 maddesinde aranılan şartların bulunduğunun görüleceğini, davalıların itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirtmiş, davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili Mahkememize verdiği 01/11/2019 tarihli dilekçesinde, davalılar aleyhine İzmir ...
İcra Müdürlüğünün ...dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, takibe derdest olması ve borç miktarının muayyen olmaması sebebi ile itiraz edildiğini, takibe dayanak genel kredi sözleşmesine ait borçtan davalıların şahsi olarak sorumlu tutulabilmesi için, evli olan davalıların eşlerinin de kefalete yazılı rızası alınması gerektiğini bu rızanın alınmadığını, geçerli kefalet sözlemesinin bulunmadığından alacak ile ilgili davalıların sorumluluğunun bulunmadığını, genel kredi sözleşmesi imzalanırken kefalet verilecek miktarın muayyen olması gerektiğini,
davalıların kefaletleri alınırken gerçekleşmesi belli olmayan bir riziko için kefalette bulunmalarının istenmesinin borcun miktarı açısından muayyenlik ilkesini ihlal ettiğini bu sebeple kefalet sözleşmesinin yasal unsurlarının oluşmadığını, TBK 586 gereğince kefillere başvuru yapılabilmesi için hesap özetinin borçlulara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiğini, bu işlem yapılmadan icra takibin yapılmasının hukuka uygun olmadığını, takibe dayalı genel kredi sözleşmesine güvence olarak bir taşınmaz üzerine ipotek verildiği ve davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile İzmir...
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip başlattığını, takibin halen derdest olduğunu, davacının alacağın semeresiz kalıp kalmayacağı belli olmadan aynı alacak için mükerrer takip başlattığını bu sebeple itirazların kabulü gerektiğini, ayrıca takip konusu edilen borçla ilgili olarak davalılar tarafından davacı bankaya müşteri çekleri verildiğini ancak alacaklı banka tarafından çek bedellerinin düşüldüğüne, tahsil edildiğine ve borç miktarının güncel bakiyesine dair davalılara geri dönüşüm yapılmadığını, güncel borç miktarının iletilmediğini, miktar konusunda tereddüt bulunduğunu, ortada likit bir alacak bulunmadığını,
icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını belirtmiş, davanın reddine, %20 icra inkar tazminatın hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklının TC... Bankası AŞ, borçluların ..., borç miktarının 1.467.320,63 TL asıl alacak, 25.880,88 TL işlemiş temerrüd faizi, 1.294,04 TL BSMV, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 134,00 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 1.495.235,55 TL olduğu, ödeme emrinin borçlulara 04/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekilinin 10/05/2019 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
Davalılar vekili ön inceleme duruşması yapılmadan önce Mahkememize verdiği 08/09/2020 tarihli elektronik imzalı dilekçesinde davayı kabul ettiklerini belirtmiş ,davalılar vekili 01/10/2020 tarihli ön inceleme duruşması sırasında da dilekçe içeriğini tekrar ettiklerini , açılan davayı kabul ettiklerini beyan etmiş , bu beyanını imzası ile tasdik etmiştir.
Davacı vekili 01/10/2020 tarihli ön inceleme duruşması sırasında davanın kabulüne, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatının da hüküm altına alınmasına karar verilmesini istediklerini beyan etmiş, bu beyanını imzası ile tasdik etmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça davacı ile dava dışı ... Mühendislik İnş. Turz. San Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesinin imza altına alındığı, diğer davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, sözleşmeden kaynaklanan borcun ödenmediğinden bahisle alacağın tahsiline yönelik olarak davalılar hakkında İzmir...
İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı, yargılamanın devamı esnasında davalılar vekilinin açılan davayı kabul ettiği, kabulün davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu, davalı vekilinin vekaletnamesinde davayı kabul yetkisinin bulunduğu,
kabul beyanı göz önüne alındığında itiraz edilen bölüm yönünden itirazın haksız ve yersiz olduğu ve itiraz edilen bölüm yönünden icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, vaki kabule binaen davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... E imza Üye ... E imza Üye... E imza Katip ... E imza
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/443, K. 2020/482, 1 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama