KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2021
- Esas no
- 2019/604 Esas
- Karar no
- 2021/110
- Dava
- İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/12/2019
Karar Metni
1.256 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kamyon-tır niteliğindeki araçların servis bakım ve tamir işlerini yaptığını, davalı şirkete ait... plakalı aracın 01/03/2019 tarihinde çalışmadığı ve yağ kaçırdığı gibi şikayetler nedeni ile müvekkili şirkete çekici yardımıyla getirildiğini, taraflar arasındaki yapılan sözlü görüşmeler ve talimatlar ile aracın bakım ve tamirinin yapıldığını, buna ilişkin 25/03/2019 tarihli 19.661,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, daha sonra faturanın iptal edilerek 13/05/2019 tarihli fatura düzenlendiğini, aracın 2. kez 08/04/2019 tarihinde servisine geldiğini,
bu gelişi ile ilgili olarak 13/04/2019 tarihli fatura düzenlendiğini, faturaların ... Kargo ile davalı şirkete teslim edildiğini, davalı tarafla yapılan görüşmelerde fatura bedellerinin ödenmesinin istendiğini ancak davalı tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin 19.762,28 TL alacağın tahsili amacıyla İzmir...
İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu faturaların cari kayıtlara işlenmeyerek iade edildiğini, davacı tarafından yapılan sözlü görüşmelerde faturalara yansıtılan işlem tutarlarında ücretlerin %35 oranında fazla yansıttığını, yalnızca şanzıman takımı için müvekkilinin günlük 2.500 TL kiraya verdiği vinçleri 10-15 gün süre ile beklettiğini, verilen hizmet ile yansıtılan ücretlerin örtüşmediğini, bu nedenle takipte belirtilen alacak kalemlerini, işlemiş faiz vs. kalemleri kabul etmediklerini, alacağın likit olmadığını bu nedenle icra inkar tazminatı isteminin reddi gerektiğini belirterek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, ticari nitelikli hizmet sözleşmesinden doğan ve faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
DELİLLER
-İzmir ... İcra Müdürlüğünün...sayılı icra dosyası, -İş emirleri ve faturalar, -Çiğli Vergi Dairesinin 20/02/2020 tarihli yazısı ve ekleri -SMMM Bilirkişi ...'un 02/09/2020 tarihli raporu, -Makine Mühendisi Bilirkişi ...ın 19/11/2020 tarihli raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür.
İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir.
2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir.
Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231).
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında fatura alacağına ilişkin 29/08/2019 tarihinde 19.762,28 TL asıl alacak ve 1.150,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.912,62 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 03/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 05/09/2019 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davalı borçlunun itirazının iptalinin talep edildiği,
davalı tarafından davanın yetkisiz mahkemede açıldığı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin dava konusu uyuşmazlık bakımından yetkili olduğunun savunulduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalıya ait aracın davacı tarafından tamir edilmesi ve bu nedenle doğan malzeme ve işçilik bedeline ilişkin alacak nedeniyle ticari nitelikte hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, 6098 sayıl TBK'nun 89 ve 6100 sayılı HMK'nun 10 maddeleri uyarınca para alacağına ilişkin uyuşmazlıkta ifa yerinin davacının yerleşim yeri olduğu bu nedenle somut uyuşmazlık bakımından mahkememizin yetkili olduğu, davalının yetki itirazının yerinde olmadığı,
mahkememizce dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak tarafların ticari defter ve kayıtlarının smmm bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, yapılan incelemede tarafların uyuşmazlığa konu dönemde ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve kendileri lehine delil vasfına sahip olduğu, davacının defter ve kayıtlarına göre davalıdan 19.762,28 TL alacaklı olduğu, davalının defter ve kayıtlarında ise takibe konu faturaların kayıtlı olmadığı ve davalının davacıya borçlu görülmediği görüş ve kanaatinin bildirildiği,
davalı tarafından takibe dayanak faturalara itiraz edildiği gerekçesiyle kargo gönderi kayıtlarının dosyaya kazandırılması talep edilmişse de, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı tarafından sunulan takibe dayanak faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davacı tarafından sunulan faturaların tebliğine ilişkin gönderi kayıtlarında faturaların davalıya tebliğ edildiği tarihin tespit edilemediği, bu sebeple kargo kayıtlarının dosyaya kazandırılmasının dosyaya katkı sağlamayacağı değerlendirildiğinden bu talebin reddedildiği, davalıya ait aracın farklı tarihlerde davacıya ait serviste onarım gördüğü,
bu onarım nedeniyle davacı tarafından davalı adına hizmet bedeline ilişkin (malzeme ve işçilik bedeli) olarak 2 adet fatura düzenlendiği, bu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde ise kayıtlı olmadığı, söz konusu hizmetin davacı tarafından yerine getirildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın davacı tarafından düzenlenmiş fatura bedellerinin rayiçlerin üzerinde olup olmadığı hususunda olduğu, bu nedenle mahkememizce dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdii edildiği,
bilirkişiden faturaya konu hizmetin piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı hususunda rapor düzenlenilmesinin istenildiği, bilirkişinin 19/11/2020 tarihli raporunda takibe dayanak faturalar ile servis kayıtlarının irdelendiği ve davacı tarafından belirlenen bedellerin piyasa rayiçlerine uygun olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, her ne kadar davalı tarafından makine mühendisi bilirkişi raporuna itiraz edilmişse de davalının itirazlarının soyut olduğu,
itirazlarını destekler herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı bu nedenle mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davacının fatura tutarlarında davalıdan alacaklı olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği bu nedenle takibe konu alacağın likit olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/604, K. 2021/110, 29 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama