KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2020
- Esas no
- 2019/94 Esas
- Karar no
- 2020/649
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 15/04/2019
Karar Metni
1.483 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ... ise bu kredi sözlemesini müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını bu kapsamda davalı ...a krediler tahsis edildiğini, kredilerin geri ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından borçlulara ihtarname keşide edildiğini ancak borcun ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine İzmir...
İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhinde takip yapıldığını, davalıların ödeme emrine itiraz ettiğini, bunun üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, takipte uygulanan faiz oranının mevzuat ile kredi sözleşmesine göre hesaplandığını, davalıların takibi durdurmak ve sürüncemede bırakmak saiki ile hareket ettiğini, her ne kadar söz konusu kredi için Kredi Garanti Fonunun kefaleti bulunsa da müvekkilinin fon adına takibe devam etmekle yükümlü olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına,
icra inkar tazminatı ile vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu borcun büyük kısmının müvekkili tarafından ödendiğini, gerçek borç miktarının bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...ün davaya cevap vermediği ve duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır.
DAVA
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
DELİLLER
-Genel kredi sözleşmesi ve ekleri ile ihtarnameler -İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı icra dosyası, -Bilirkişi...'in 17/02/2020 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür.
İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir.
2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir.
Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231).
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, genel kredi sözleşmesine istinaden davalılar ... ve... aleyhinde İzmir....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 28/09/2018 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçlu ...'a 04/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu ... vekilinin 09/10/2018 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, ödeme emrinin davalı...'a 13/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu...'un 19/11/2018 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği,
davacının yasal süresi içerisinde işbu davayı ikame ettiği, mahkememizce davaya konu kredi sözleşmesi ve ekleri ile dosya kapsamına ilişkin olarak bankacı bilirkişiden rapor tanziminin talep edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 17/02/2020 tarihli rapora göre, davacı banka ile davalı ... arasında asıl borçlu sıfatı ile 19/02/2018 tarihinde 500.000,00TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı...'un bu kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile ve 625.000,00 TL limitle imzaladığı, sözleşmeye istinaden davacı asıl borçluya muhtelif tarihlerde taksitli ticari krediler kullandırıldığı,
bu kredilerden bir kısmının bazı taksitlerinin ödendiği, bir kısmının ise taksitlerinin hiç ödenmediği, bu nedenle davacı banka tarafından kredi hesaplarının kat edildiği, ayrıca davalı asıl borçluya kredi kartı tahsis edildiği, yine aynı şekilde kredi kartının borcunun ödenmemesi üzerine kredi kartı hesabının da kat edildiği, davalı asıl borçluya çek karnesi verildiği, davalı asıl borçlu tarafından keşide edilen 6 adet çek yaprağının karşılıksız çıkması, 2 adet çek yaprağının ise iade edilmemesi nedeniyle davacı bankanın depo riskinin bulunduğu, davalılara İzmir...
Noterliğinin 17/09/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğinin davalılara bildirildiği, ihtarnamenin davalıların adreslerinde bulunmaması nedeniyle 18/09/2018 tarihinde iade edildiği, kredi sözleşmesine göre davalı asıl borçlu ...'ın sözleşme adresine gönderilen ihtarname ile 21/09/2018 tarihinde temerrüde düştüğü, ihtarname müteselsil kefil davalı...'un sözleşme adresine gönderilmediğinden temerrüdün takip tarihi olan 28/09/2018 tarihinde gerçekleştiği,
kredi sözleşmesi kapsamında davacı bankanın taksitli ticari kredilere uyguladığı %75 temerrüt faiz oranı ve %30,24 kredi kartı temerrüt faizinin mevzuata uygun olduğu, davalı asıl borçlu ... ve davalı... yönünden temerrüt tarihleri dikkate alınarak ayrı ayrı hesaplama yapıldığı tespit ve görüşlerine yer verildiği, her ne kadar bilirkişi tarafından davalı ... yönünden ihtarnamenin sözleşme adresine çıkartıldığından bahisle temerrüt tarihi 21/09/2018 tarihi olarak esas alınmış ve buna göre hesaplama yapılmış ise de, İzmir...Noterliğinin 17/09/2018 tarih v... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebligat evrakında çift adres olduğu,
hangi adrese tebligat yapılacağının tebligat evrakından tespit edilemediği gerekçesiyle çıkış merciine iade edildiği, bu nedenle davalı asıl borçlu ... yönünden temerrüdün takip tarihi itibariyle gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, davalı... yönünden bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu ve bu davalının sözleşme adresine tebligat çıkartılmadığından takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, bu nedenle mahkememizce bilirkişi tarafından takip tarihi esas alınarak davalı... için yapılan hesaplamanın davalı ... yönünden de geçerli olduğu kabul edilerek sonuca gidildiği,
ayrıca gayrinakdi kredi kapsamındaki çek sorumluluk bedeli yönünden davalı asıl borçlu ...'ın müstakil olarak sorumlu olduğu, buna göre davacı bankanın taksitli ticari krediler sebebiyle talep edebileceği asıl alacak, işlemiş faiz ve gider vergisi toplamının 199.220,58 TL, kredi kartından kaynaklı olarak talep edebilecek asıl alacak, akdi faiz, işlemiş faiz ve gider vergisi toplamının ise 15.707,51 TL ve çek sorumluluk bedeli için talep edilebilecek gayrinakdi riske ilişkin depo bedelinin 12.800,00 TL olduğu,
sözleşme limitleri kapsamında kalan ve usul ve yasaya uygun kefalete dayanan hesaplanan alacak miktarından davalı asıl borçlunun ve müteselsil kefil davalının sorumlu olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, takibe konu alacak miktarının yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı, bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
E-İMZA
Hakim...
E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/94, K. 2020/649, 25 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama