KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2020
- Esas no
- 2020/28 Esas
- Karar no
- 2020/646
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 13/01/2020
Karar Metni
1.230 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Maddi Tazminat (trafik kazasından kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan...plakalı aracın 22/12/2017 tarihinde çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkili ile yanında bulunan babasının yaralandığını, müvekkilinin yaralanmasının ağır olduğunu, birden fazla kez ameliyat geçirdiğini, yüzünde sabit iz oluştuğunu, tedavisinin devam ettiğini, kaza tespit tutanağında kusur müvekkiline atfedilmiş ise de bunu kabul etmediklerini, kusur durumunun yeniden incelenmesi gerektiğini belirterek 100 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen... plakalı aracın müvekkili nezdinde zmms poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluğunun sigortalının kusuru ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davaya konu trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı asilin kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, aksi kanaat halinde müvekkilinin ancak gerçek zararla sorumlu olduğunu, davacının maluliyetinin sigorta genel şartlarına göre belirlenmesinin gerektiğini, davacının kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, 22/12/2017 tarihinde meydana gelen çift taraflı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde yaralanan davacının yaralanması nedeniyle oluştuğu iddia olunan maddi zararların( sürekli iş göremezlik ) karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında tazmini isteğine ilişkindir.
DELİLLER
-İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 15/01/2020 tarihli yazısı, -... Sigorta A.Ş'nin 29/01/2020 tarihli yazısı ve poliçe ile hasar dosyası, -SGK İzmir İl Müdürlüğünün 06/02/2020 tarihli yazısı, -Trafik kusur bilirkişisi ...'ın 09/08/2020 tarihli bilirkişi raporu, -Ege ATK'nın 01/09/2020 tarihli maluliyet raporu, -Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma hastanesinin 12/08/2020 tarihli yazısı ve eki -İzmir CBS'nin... soruşturma sayılı dosyası sureti,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Sorumluluk hukukunun amacı, zarar görenin uğramış olduğu gerçek zararı gidermek, kaybolan bir değerin yerine, nitelik veya nicelikçe benzer bir değer koymaktır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş,
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile tedavi giderleri de bu zarar türleri arasında yer almaktadır.
Bedensel zarara uğrayan kimse, çalışma gücünü sürekli veya geçici olarak yitirmesinden ve ileride edineceği kazançtan yoksun kalmasından doğan zarar ile bütün giderlerini isteyebilir. Çalışamamaktan kaynaklanan zarar ise geçici iş göremezlik nedeniyle olabileceği gibi; sürekli iş göremezlik biçiminde de olabilir. Geçici iş göremezlik zararı, zararı görenin yaptığı iş ve gelir durumu itibariyle iyileşme süresinde elde edemediği kazançtan ibarettir. Sürekli iş göremezlik zararı ise beden gücü kaybına uğrayan kişinin, zarar görmeden önce yapmakta olduğu iş için daha fazla bir güç (efor) harcaması nedeniyle doğan zarardır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde.
22/12/2017 tarihinde ... plakalı araç ile... plakalı araçların çarpışması neticesinde çift taraflı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, davacının kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu ve davalı sigorta şirketinin kazaya sebebiyet veren... zmss sigortacısı olarak sorumluluğu bulunduğu iddiasıyla işbu davayı ikame ettiği, mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları kapsamında bildirilen tüm delillerin toplandığı, dosyanın trafik kusur bilirkişi ... tevdii edildiği ve trafik kazasına ilişkin olarak taraflar ile üçüncü kişilerin kusurlarının tespitinin istendiği,
adı geçen bilirkişiden alınan 09/08/2020 tarihli kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davacının %100, davalı sigorta sürücüsünün kusursuz olduğu şeklinde görüş bildirildiği, davacı vekilinin kusur raporuna itirazda bulunduğu ve keşif yapılmasını talep ettiği ancak kazanın 22/12/2017 tarihinde meydana gelmesi nedeniyle aradan geçen zaman dikkate alındığında kazanın iz ve emarelerinin tespit etmek mümkün olmadığı gibi adli soruşturma kapsamında beyanları alınan görgü şahitleri ...ğındaki maddi vakalarla uyumlu olduğu,
bu nedenle keşif yapılmasının dosyaya katkı sağlamayacağı, ayrıca mahkememizce alınan kusur raporu ile trafik kazası tespit tutanağı ve adli soruşturma kapsamında alınan kusur raporlarının uyumlu olduğu, karşı yönden gelen aracın şeridine girmek suretiyle kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren davacının 2918 sayılı KTK'ya göre asli ve tam kusurlu olduğu, davalı sigorta sürücüsüne atf-ı kabil kusur bulunmadığı,
bu nedenle davacı vekilinin kusur bilirkişi raporlarına yönelik itirazı ile yeniden kusur raporu alınmasına ilişkin talebinin yerinde olmadığı ve dosyaya katkı sağlamayacağı, mahkememizce alınan kusur raporlarının oluşa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davalı sigortanın sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitiyle sorumlu olduğu, meydana gelen kazada davalı sigorta sürücüsünün kusuru bulunmadığından davalı sigortanın sorumluluğundan bahsedilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/28, K. 2020/646, 25 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama