KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2021
- Esas no
- 2020/473 Esas
- Karar no
- 2021/481
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/09/2020
Karar Metni
1.099 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile 31/12/2019 tarihinde ... İzmir adresinde bulunan ... de gerçekleşecek olan yeni yıl kortej performansı etkinlik organizasyonun müvekkil şirket tarafından 7.250,00 TL+kdv karşılığında gerçekleştirilmesi hususunda anlaşma yaptıklarını, müvekkili şirket tarafından üstlenilen edimin ifa edildiğini, müvekkili şirkete 8.555 TL lik faturanın düzenlenerek aynı gün davalı şirket yetkililerine teslime dildiğini, ancak fatura bedelinin ödenmediğini, davalı şirket aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmakta olup, müvekkili şirketin taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamındaki tüm borcunu hali hazırda ödediğini, davacının bir kısım hizmet verdiği ve bu hizmet karşılığında alacaklı olduğu yönünde iddiaları da asılsız olduğu, davacının iddia ettiği hizmeti müvekkili şirkete sağladığını ispatlaması gerektiğini, ayrıca ortada likit olmayan ve yargılamayı gerektirir alacak iddiası bulunduğunu icra inkar tazminatı talebinin ve davacının diğer taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amaçlı yapılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali davasıdır.
DELİLLER
-Futaralar, -İzmir Vergi Dairesinin 14/10/2020 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişi ...'nun 16/03/2021 tarihli raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür.
İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir.
2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir.
Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231).
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının 31/12/2019 tarihinde davalı şirkete ait ... 'de yeni yıl kortej etkinliğini gerçekleştirdiği, bu etkinliğine ilişkin olarak fatura düzenlendiği, fatura bedeli ödenmediğinden bahisle davacının, davalı aleyhinde İzmir ...
İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına istinaden 8.555,00 TL asıl alacak üzerinden 26/06/2020 tarihinde takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 01/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde 02/07/2020 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği, borçlunun itirazının iptalinin talep edildiği, davalının davacıya borçlu olmadığını ve davacının hizmet sunmadığını savunduğu,
taraflar arasında söz konusu hizmetin sunup sunulmadığı ve bedelinin ödenmediği hususunda ihtilaf bulunduğu, mahkememizce dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak tarafların ticari defter ve kayıtlarının smmm bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bilirkişi tarafından yapılan incelemede tarafların defter ve kayıtlarının kendileri lehine delil vasfına sahip olduğu, takibe dayanak faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takibe dayanak faturanın davalı tarafından BA formu ile ilgili vergi dairesine bildirildiği, ayrıca takibe dayanak faturaya ilişkin davalı defterlerinde herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı,
her iki tarafın defterine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takip asıl alacak tutarında yani 8.555,00 TL alacaklı olduğuna dair kayıt bulunduğu, defterlerin bu hususta uyuştuğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, buna göre davacının takibe dayanak faturaya konu sahne ve gösteri hizmetini sunduğu ve bu hizmetin davalı tarafından kabul edildiği ve aynı şekilde defterlere kayıt edildiği, taraflar arasında hizmet ve fatura bedeline ilişkin herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın söz konusu fatura bedelinin davalı tarafından ödenip ödenmediği hususunda olduğu,
davalının takip ve davaya dayanak fatura içeriğine konu hizmet bedelinin ödendiğini ispat etmesi gerektiği, davalının bu yönde herhangi bir ispat vasıtası sunmadığı, bu nedenle dosya kapsamına göre davacının iddiasını ve alacağının varlığını ispat ettiği, davalının takibe itirazının yerinde olmadığı ve itirazında haksız olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi kök raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu,
ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı davalı hakkında HMK'nun 329 maddesinin uygulamasını talep etmişse de, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği ve davalının kötü niyetli hareket ettiğinin davacı tarafından ispatlanmadığı anlaşılmakla davacının bu talebinin reddi gerekmiştir.
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/473, K. 2021/481, 21 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama