KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2021
- Esas no
- 2020/56 Esas
- Karar no
- 2021/479
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/01/2020
Karar Metni
972 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Taşıma Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket için nakliyat taşımı işi yaptığı ve fatura kestiğini, ancak davalılardan fatura bedelini tahsil edememesi sebebiyle İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı davaya cevap vermemiştir. Davalı vekili duruşmalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
DELİLLER
-Fatura suretleri, -İzmir Vergi Dairesinin 04/08/2020 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişi ...'un02/09/2020 tarihli kök raporu ile 02/03/2021 tarihli ek bilirkişi raporu, -İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür.
İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir.
2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir.
Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231).
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;davacının, davalı aleyhinde İzmir .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına ilişkin 22.465,00 asıl alacak ve 1.545,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.010,68 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 12/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 19/09/2019 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davalı borçlunun itirazının iptalinin talep edildiği,
dava konusu uyuşmazlık taşıma hukukundan kaynaklandığından mahkememizin mutlak ticari dava niteliğindeki somut uyuşmazlıkta görevli olduğu, mahkememizce dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak tarafların ticari defter ve kayıtlarının smmm bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bilirkişi tarafından yapılan incelemede tarafların defter ve kayıtlarının kendileri lehine delil vasfına sahip olduğu, takibe dayanak faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ayrıca davalı tarafından fatura bedeli 5.000 TL'yi aşan faturaların BA formu ile vergi dairesine bildirildiği,
her iki tarafın defterine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 22.465,00 TL alacaklı olduğuna dair kayıt bulunduğu, defterlerin bu hususta uyuştuğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, buna göre davacının takibe dayanak taşıma hizmetini sunduğu ve bu hizmetin davalı tarafından kabul edildiği ve aynı şekilde defterlere kayıt edildiği, taraflar arasında taşıma ve fatura bedeline ilişkin herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın söz konusu fatura bedellerinin davalı tarafından ödenip ödenmediği hususunda olduğu,
davalının takip ve davaya dayanak fatura içeriğine konu hizmet bedelinin ödendiğini ispat etmesi gerektiği, davalının bu yönde herhangi bir ispat vasıtası sunmadığı, bu nedenle dosya kapsamına göre davacının iddiasını ve alacağının varlığını ispat ettiği, ayrıca davacı vekilinin 21/05/2021 tarihli duruşmadaki beyanına göre takip öncesi işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, davalının takibe itirazının asıl alacak yönünden yerinde olmadığı ve itirazında haksız olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu,
ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/56, K. 2021/479, 21 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama