KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Mart 2021
- Esas no
- 2021/210 Esas
- Karar no
- 2021/327
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/03/2021
Karar Metni
764 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir ili, ... ilçesi, ... köyünde ticari taksi işlettiğini, davacıya ait ... plakalı araç ile davalıların murisi ...' e ait ... plakalı araçların 21/07/2019 tarihinde çift taraflı maddi hasarlı, yaralamalı trafik kazasına karıştığını, kaza neticesinde müvekkiline ait aracın perte ayrıldığını, ayrıca müvekkilinin kazada yaralandığını belirterek müvekkilinin mahrum kaldığı ticari kazanç, uğradığı bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin davalılara tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
DAVA
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 3. maddesinin ilk fıkrasında ise, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının ticari taksicilik yaptığı, bu faaliyeti sırasında davalılar murisine ait aracın kendisinin aracına çarpması nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı iddiasıyla iş bu dava kapsamında maddi ve manevi zararların kazaya neden olduğu ileri sürülen araç sürücüsünün mirasçılarından tazminini talep ettiği, davacı iş bu davayı haksız fiil hükümlerine dayanarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde davacı ile davalılar arasındaki ilişkinin hukuki mahiyetinin nazara alınması gerektiği,
davacının gerçek kişi olup davalı ile aralarındaki hukuki ilişkinin de haksız fiilden doğduğu, davada sigorta şirketinin taraf olmadığı, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı, bu durum karşısında, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu,
mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/210, K. 2021/327, 24 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama