KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2022
- Esas no
- 2022/937 Esas
- Karar no
- 2022/1068
- Dava
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/11/2022
Karar Metni
901 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şömine ve baca sistemleri alanında faaliyet yürüttüğü, bu kapsamda sahip olduğu markayı tescil ettirdiğini ve 2019 yılından beri kullandığını, davalılardan bir kısmının müvekkili nezdinde işçi olarak çalıştığı, işten ayrıldıktan sonra davacı şirket aleyhinde haksız rekabet oluşturacak şekilde eylemlere giriştikleri, davacı şirkete ait marka ve tasarım hakkına sahip ürünler ile karıştırılmaya yol açacak şekilde aynı ve benzer ürünler yaptıkları ve sattıkları, bu ürünlerin taklit ürünler olduğu, davalıların bu şekilde maddi kazanç sağladığı,
davacının maddi ve manevi olarak zarara uğradığını belirterek haksız rekabetin durdurulması ve men-i, tasarımlara yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalıya tebligat yapılmamıştır.
DAVA
Dava marka hakkından kaynaklı olarak haksız rekabetin durdurulması ve men-i tasarımlara yapılan tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
6769 sayılı SMK.'nın 156. maddesi uyarınca, "Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur.
Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.
Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince bakılır."
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, baca sistemleri ve şömine üretimi alanında faaliyet yürüttüğü, tescilli markasının bulunduğu, bu markasına konu ürünlerin davalılar tarafından haksız şekilde taklit edilerek haksız rekabet edildiği,
maddi ve manevi zarara uğradığı iddiası ile tasarımlara yapılan tecavüzün önlenmesi ile haksız rekabetin durdurulması ve men-i talebi ile iş bu davayı ikame ettiği, somut uyuşmazlıkta davacı marka kullanım hakkına dayandığına göre 6769 Sayılı yasa hükümleri uyarınca bu yönde inceleme ve değerlendirme yapmaya bu alanda ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, ihtisas mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu,
iş bu davanın bir bütün olarak ve işin esasına girilerek görevli mahkemece çözüme kavuşturulması gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
(Benzer yöndeki kararlar için bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2006/2500- 2007/6194 E/K, 2016/5599-2017/3243 E/K, 2015/1462-2016/1410 E/K. Ankara BAM 20 H.D'nin 28/05/2021 tarih ve 2019/1482 esas, 2021/799 karar sayılı ilamları)
E İMZA
Hakim ...
E İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/937, K. 2022/1068, 28 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama