KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2023
- Esas no
- 2023/205
- Karar no
- 2023/637
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 23/05/2022
Karar Metni
1.271 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
07.04.2021 tarihinde meydana gelen kazada davalı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortalısı araç ile davacıya ait aracın arasında trafik kazası meydana geldiğini,
Meydana gelen kazada davacı aracının zarar gördüğünü,
Davacı aracında meydana geldiği iddia edilen zarara davalı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortalısın aracın sürücüsünün arkadan çarpmak suretiyle sebep olduğu, kazanın oluşumunda davacının kusurlu olmadığı,
Davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olmasından ötürü kaza sonucu meydana gelen zararın tazmininden sorumlu olduğu,
Arabuluculuk tutanağının ve 2918 sayılı yasanın 97. Maddesi gereği sigorta şirketine başvuru dilekçesinin sunulduğu,
İddiasıyla onarım bedeli ve değer kaybı tazminatı isteminde bulunduğu görülmüştür.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;
Sigorta şirketine davacı tarafça yapılan bir başvuru olmadığı, bu haliyle dava şartının davacı tarafça yerine getirilmediği,
Yetkili mahkemenin istanbul anadolu asliye hukuk mahkemeleri olduğu,
Görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğu,
Kazaya sebebiyet veren araç sürücülerinin kusurlarına ilişkin olarak inceleme yapılması gerektiği,
Değer kaybı tazminatı talebine ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin iptal kararı göz önüne alınarak aracın marka model ve yaşı göz önüne alınarak hesaplama yapılması gerektiği,
Davacı aracının geriye dönük hasar kayıtlarının dosya içerisine alınması gerektiği,
Hasar tazminatına ilişkin olarak zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarının uygulanması gerektiği,
Tazminat istemlerine dair 2918 sayılı yasanın faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak belirttiği tarihin esas alınması gerektiği,
Savunmasıyla davanın yetki, görev ve esas yönünden reddine karar verilmesi isteminde bulunduğu görülmüştür.
Davalı ... Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle;
Dava dilekçesinde kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın plakası ve sürücüsüne dair bilgilerin yer almadığı, neye dayanarak davacının müvekkilini davalı olarak gösterdiğinin belli olmadığı,
Müvekkilinin İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasındaki bir iddia üzerine davalı gösterildiğini, müvekkilinin kaza ve hasar ile ilgili bir illiyet bağının olmadığı, kazaya karışmadığı,
Arabuluculuk görüşmelerine müvekkilinin davet edilmediği,
Savunmasıyla davanın reddine karar verilmesine isteminde buluduğu görülmüştür.
Tarafların Davada Anlaştıkları Hususlar
Dava dilekçesinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazası davanın tüm taraflarının kabulündedir.
Tarafların Davada Anlaşamadıklar Hususlar
Davacıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın kaza sonucunda bir zarara uğrayıp uğramadığı,
Davaya konu edilen trafik kazasının oluşumuna kimin hangi fiili ile etki ettiği,
Davacıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın hasar onarım ve değer kaybı bedellerinin ne kadar olduğu,
Tarafların anlaşamadıkları hususlardır.
Delillerin Değerlendirilmesi-Gerekçe
Toplanan Deliller ve Değerlendirilmesi
Türkiye Noterler Birliği kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, kaza tespit tutanağı dosyamız arasına alınmıştır.
İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyada, mahkememiz dosyasının davalısı ... yönünden davanın reddine karar verildiği, alınan bilirkişi raporlarında mahkememiz davacılarından ...’ un kavşaklarda geçiş ilk hakkını düzenleyen 2918 sayılı yasanın hükümlerine aykırı hareket etmek suretiyle kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, adli trafik bilirkişisi ...’ in hazırlayıp sunduğu raporu göre mahkememiz davacılarından ...’ un kazanın oluşumuna tek başına 2918 sayılı yasanın 57/1-c maddesinde yazılı kavşaklarda ilk geçiş hakkını düzenleyen hükmünü ihlal etmek suretiyle etki ettiğine dair tespitin yapıldığı anlaşılmıştır.
Daha sonrasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu alınmış, raporda kusur dağılımı ve değerlendirmesinin hiçbir gerekçe belirtilmeden yapıldığı, bu haliyle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporun denetime elverişli olmadığı, taraf kusurlarını gerekçeli olarak değerlendirme ve tespit yetisinden uzak olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce, İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas ...
Karar sayılı dosyası içerisindeki raporların kusur dağılımı açısından birbiriyle çeliştiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporun denetime elverişli olmamasından dolayı çelişkiyi gidermek ve kusur durumunu netleştirmek amacıyla adli trafik bilirkişisi ... tarafından düzenlenen raporun dosyamız arasına alındığı, bilirkişi tarafından düzenlenen raporun sürücü kusurlarının irdelenmesi başlıklı bölümünde kazanın oluşuna dair yeterli ve oluşa uygun gerekçelerin belirtildiği, kazanın oluşumuna etki eden sürücülerin sorumluluklarına dair şüpheye mahal vermeyecek surette tespitlerin yapıldığı,
bunun sonucunda davacılardan ...’ un 2918 sayılı yasanın 57/1-c maddesini ihlal etmek suretiyle kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğinin tespit edildiği, dava dışı ... plakalı araç sürücüsünün ise kural ihlalinde bulunmadığının araçların çarpışma durumu ve hız durumlarına dair inceleme neticesinde tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı yasanın 91. Maddesi; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur,” şeklindedir.
2918 sayılı yasanın 85. Maddesi; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar,” şeklindedir. Davalı ...’ nun zorunlu mali mesuliyet sigortacısı diğer davalı ... Anonim Şirketidir. Yukarıdaki yasa maddeleri gereği yapılan inceleme neticesinde Davalı ... Anonim Şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve düzenlenen poliçede 2918 sayılı yasanın 85. Maddesinde yazılı zararların teminat altına alındığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı yasanın 49/1 Maddesi. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür,” şeklindedir. Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir.
Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir, Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır.
Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir. Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir.
Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir.
Kusur sorumluluğunda, üç durumda nedensellik bağı kesilebilir. Bunlar; zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halleridir.
Toplanan deliller ve bunların değerlendirilmesi, yukarıda anılı yasa maddeleri ve bunların mahkemece değerlendirilmesi sonucunda; davacı ...’ un kazanın oluşumuna 2918 sayılı yasanın 57/1-c maddesini ihlal etmek suretiyle tek başına etki ettiği, 2918 sayılı yasanın 85. Ve 91. Maddelerine göre davalıların davaya konu edilen trafik kazası sonucu meydana gelen zarardan sorumlu olmadıkları, zira zorunlu mali mesuliyet sigortacısının sorumlu olabilmesi için sigortalı olan aracın sürücüsünün kazanın oluşumuna etki eden bir fiilinin bulunması gerektiği,
ayrıca 6098 sayılı yasanın 49/1 maddesi gereğince davalı ...’nun sorumlu olabilmesi için kazanın oluşumuna etki eden bir fiilinin bulunması gerektiği yahut işleten sıfatıyla sorumlu olabilmesi için işleteni olduğu aracın sürücüsünün kazanın oluşumuna etki eden bir fiilinin bulunması gerektiği anlaşılmakla, davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/205, K. 2023/637, 12 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama