KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2023
- Esas no
- 2023/444 Esas
- Karar no
- 2023/420
- Dava
- İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/05/2023
Karar Metni
706 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın iç giyim ürünleri üretip satan bir şirket olduğu, borçlu belediyenin müvekkil firmadan ekte sunulu faturada yazılı ürünleri satın aldığı ve fatura borcunu ödemediği, ödenmeyen borç sebebiyle 11.04.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, söz konusu borca ilişkin ödeme emrinin 14.04.2023 tarihinde borçlu belediyeye tebliğ edildiği, davalı borçlunun borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalıya tebligat yapılmamıştır.
DAVA
Dava satım sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davacının, davalı belediyeye giyim malzemesi sattığı, bu malzemeye ilişkin olarak davalı adına fatura düzenlediği, davalının faturaya konu borcu ödememesi üzerine davalı aleyhinde takibe giriştiği, davalının takibe itirazı üzerine iş bu davayı ikame ettiği, uyuşmazlığın satım sözleşmesinden kaynaklandığı, davalı belediyenin kamu kurumu olduğu, dava konusu uyuşmazlık bakımından davalının tacir sayılan kişilerden olmadığı,
somut olayda her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren nispi ticari dava söz konusu olmadığı gibi TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir mutlak ticari dava niteliğindeki bir uyuşmazlıktan da söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı, bu durumda davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/444, K. 2023/420, 31 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama