KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Mart 2024
- Esas no
- 2023/796 Esas
- Karar no
- 2024/202
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 06/10/2023
Karar Metni
778 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ait ... plakalı araç sürücüsünün 29/07/2023 tarihinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde davacıya ait işyerinde bulunan konteynere çarptığı, çarpma neticesinde konteynerin hasarlandığı ve kullanılamaz hale geldiği, davalı sürücüsünün asli kusurlu olduğu, konteynerin yeniden üretim maliyeti ve kurulum masrafının delil tespiti suretiyle tespit edildiği, bu alacağa ilişkin olarak davalı aleyhinde takip yapıldığı, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tutanağının düzenlenmesinde kazanın meydana geldiği mahalin şartlarının dikkate alınmadığı, sürücünün kusurunun bulunmadığı, davacının zararını, kusuru ve illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan maddi zararın tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davacının, davalı şirket ait aracın kendisine ait konteynere zarar verdiği ve zararın bulunduğu iddiası ile davalı aleyhinde takibe giriştiği, davalının takibe itirazı üzerine iş bu davayı ikame ettiği, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, mahkememizce dosyaya kazandırılan İzmir Ticaret Müdürlüğü, İzmir Vergi Dairesi ve Esnaf ve Sanatkarlar Odasının cevabı yazılarına göre dava konusu kaza tarihi itibariyle davacının tacir veya tacir sayılan kişilerden olmadığı, şirket ortaklığının bulunduğu, bu durumun da davacının tacir olarak kabul edilebilmesi için yeterli olmadığı,
somut olayda her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren nispi ticari dava söz konusu olmadığı gibi TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir mutlak ticari dava niteliğindeki bir uyuşmazlıktan da söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı, bu durumda davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
E-İMZA E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/796, K. 2024/202, 1 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama