KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/305 Esas
- Karar no
- 2025/76
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/04/2024
Karar Metni
1.811 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;13.09.2023 tarihinde ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araçların maddi hasarlı trafik kazasına karıştıkları, bu kaza sonucu davacı maliki olduğu araçta yüksek maddi hasar meydana geldiği, açılan hasar dosyası kapsamında 30.10.2023 tarihinde 28.140,04 TL hasar bedeli ödemesi ve 22.03.2024 tarihinde 15.000-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, yapılan ödemenin gerçek zararını karşılamadığını belirterek şimdilik 10,00 TL bakiye hasar bedelinin ve 10,00 TL bakiye değer kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalı sigorta şirketinin poliçeden dolayı sorumluluğunun işbu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 120.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davacının belirsiz alacak davası ikame etmekte hukuki yararı bulunmadığı, hasara ilişkin 28.140,04 TL hasar bedelinin 30.10.2023 tarihinde 15.000,00 TL değer kaybı tazminatının ise 22.03.2024 tarihinde davacıya ödendiği, belirtilen ödeme ile birlikte davalı şirketin her türlü hukuki sorumluluğunu yerine getirdiği,
aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanmalı bu oran da en az yüzde otuz beş olduğu, davacının belgelenmiş bir kdv zararı bulunmadığı, kusur oranlarının kesin ve net olarak tespit edilebilmesi adına bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat (hasar bedeli ve değer kaybı) isteğine ilişkindir.
DELİLLER
- Sigorta bilgi ve gözetim merkezinin 29/04/2024 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişi ...'in 08/08/2024 tarihli raporu, -Bilirkişi ...in 21/11/2024 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
13.09.2023 tarihinde ... plakalı araç ile davacıya ait...plakalı araçların maddi hasarlı trafik kazasına karıştıkları, davacının işbu dava ile ... plakalı araca ilişkin olarak bakiye hasar bedeli ve bakiye değer kaybı bedeli talebinde bulunduğu ve bu zararlarının ... plakalı aracın zmms sigortacısı olan davalıdan tazminini istediği, davalı sigortanın davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, davacıya ödeme yapıldığı, sorumluluklarının kalmadığı, davacının belgelenmiş bir kdv zararı bulunmadığı,
hasar onarım bedeline iskonto uygulanması gerektiği, talep edilen değer kaybı zararının zmms genel şartlarına göre belirlenmesi gerektiği, sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, gerçek zarar ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu savunduğu, taraflar arasında davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilip edilmediği, davacının aracının hasarlanıp hasarlanmadığı, hasar var ise davalı sigorta tarafından yapılan ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığı, davacının bakiye onarım bedeli ve bakiye değer kaybı zararının ne kadar olduğu ve davalının sorumlu olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının haksız fiil failinin zmms sigortacısı olarak davalıya husumet yönelttiği, taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığı, uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanması nedeniyle mutlak ticari dava olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı sigorta tarafından davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı savunulmuş ise de davaya konu alacağın varlığını ve miktarını belirlemenin bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirdiği, bu sebeple davacının belirsiz alacak davası olarak davasını ikame etmesinde usule aykırılık bulunmadığı değerlendirilmekle davalı sigortanın usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Mahkememizce davacıya ait aracın sicil ve geçmiş hasar kayıtları ile dava konusu kaza nedeniyle görmüş olduğu onarım işlemlerine ilişkin kayıtların ilgili kurumlardan istenildiği ve dosyaya kazandırıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı sürücüsü, davalı sürücüsü ve üçüncü kişilerin kusur durumlarının belirlenmesine yönelik olarak dosyanın trafik kusur bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişinin 08/08/2024 tarihli raporunda, davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü...ın sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracı ile Gazeteci yazar ... bulvarı takriben sağ şeritte seyir halinde 222/58 Sokak kavşağına geldiğinde sola doğrultu manevrası ile karşı yön şeride geçmek isterken aracının sol arka yan kısımlarına,
arkası sol şeritte gelen davacı sürücü ...nun sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracının sağ ön kısımları ile çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... meskun mahal gündüz vakti trafiği yoğun/normal işlediği iki şeritli tek yön yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, kavşak yarmaya sağ şeritte geldiğinde mecburi yön levhası ile girişin yasak olduğu yerde kural ihlali yapıp sola doğrultu manevrası ile karşı şeride dönüş yapmak istediği, isterken de solunda gelen araç trafiğini gereği gibi kontrol etmediği,
bu tavrı nedeni ile oluşturduğu ortamda trafik akımına tehlike ve engel teşkil ettiği, sonrasında da sol şeritte gelen davacı aracının önünü kapatıp çarpmasına olanak sağlaması olayında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/c, 52/b ve 53/b maddelerini ihlal ettiği, kazanın oluşumda tamamen hatası ile etken olduğu, davacı sürücü...un sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile meskun mahal gündüz vakti trafiği yoğun/seri işlediği iki şeritli tek yön konumlu bölünmüş yola gereken dikkat ve özeni gösterdiği,
sol şeritte kurallara uygun kaza mahalli kavşağa giriş yaptığı esnada, önü/sağında seyir halinde olan sigortalı araç sürücüsünün hatası ve kusurundan dolayı görüş alanını etkin kontrollü altında bulundurmadan sola doğrultu manevrası yapıp yakın mesafede önünü keserek çarpmaya maruz kalması olayında kural ihlali görünmediği, kusursuz olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizce davacının zararının bulunup bulunmadığı, varsa ne olduğu hususlarında dosyanın otomotiv bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 21/11/2024 tarihli raporunda, davacı aracının dava konusu kazada sağ ön köşe kısımlarından aldığı darbe sonucunda ön tampon, ön panjur, motor kaputu, sağ ön çamurluk, sağ ön davlumbaz, ön panel, sağ far ve sağ sis farı çevresi kısımlarından hasarlandığı, meydana gelen kaza ile hasarın uyumlu olduğu, davalı sigorta tarafından hasar onarım bedelinin iskontolu olarak 23.450,04 TL+kdv, değer kaybının ise 15.000,00 TL olarak belirlendiği,
davalı sigorta şirketi tarafından alınan ekspertiz raporundaki onarım ve boya işçiliklerinin piyasa şartlarına uygun olduğu, ancak yedek parçaya %63-%73 oranlarında iskonto uygulandığı, kaza tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçlerine göre onarım bedelinin iskontosuz, yedek parça, işçilik ve kdv dahil olmak üzere 34.195,38 TL tespit edildiği, dava konusu aracın dava konusu kaza öncesinde 05/05/2021 tarihinde ön kısmından hasar aldığı, buna göre daha önce hasar gören ön tampon ve ön çamurluk kısımlarının değer kaybı hesaplamasında dikkate alınmadığı,
yapılan serbest piyasa araştırmasında kaza tarihi itibariyle aracın hasarsız rayicinin 356.000,00 TL, kaza sonrası onarılmış haldeki rayicinin ise 341.000,00 TL, dava konusu kaza nedeniyle aracın değer kaybının 15.000,00 TL olarak tespit edildiği, davalı sigorta tarafından davacıya 30/10/2023 tarihinde 28.140,04 TL hasar onarım bedeli, 22/03/2024 tarihinde 15.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna göre davacının değer kaybı zararının karşılandığı, bakiye zararının bulunmadığı, onarım bedeline ilişkin olarak ise 6.055,34 TL bakiye zararı bulunduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde.
13.09.2023 tarihinde ... plakalı araç ile davacıya ait... plakalı araçların maddi hasarlı trafik kazasına karıştıkları, mahkememizce alınan trafik bilirkişi raporuna göre davalı sürücüsünün çift şeritli yolda solunda seyir halinde bulunan davacı aracının geçişini beklemeksizin sağ şeritten sol şeride geçiş yaptığı ve yasak olduğu halde karşı yöne geçmeye çalıştığı olayda kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacı sürücüsünün ise ani gelişen olay neticesinde kazanın önlenmesinde alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığı, kusursuz olduğu,
kazanın meydana geliş biçimi, kaza tutanağına yansıyan sürücü beyanları ve diğer dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde mahkememizce alınan kusur bilirkişi raporunun hakkaniyete ve somut olaya uygun görüldüğü, davalı sürücüsünün eyleminden sorumlu olan kişilerin meydana gelen zarardan sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğu, dava konusu kazada davacıya ait aracın sağ ön kısımlarından hasarlandığı ve hasarlanan parçaların niteliğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı,
yerleşik Yargıtay uygulamasına göre gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle sağlanacağı, orijinal parçalara göre hasar bedelinin belirlenmesi gerektiği, onarım bedeli araç rayicinin % 50'sini aşmadığı müddetçe aracın tamirinin ekonomik olduğu, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmamasına göre davalının yedek parçaya ilişkin iskonto uygulama talebinde bulunamayacağı ve ayrıca aracın onarımı yapılsın veya yapılmasın zarar görenin hasar bedelini kdv'si ile birlikte ödemek zorunda olduğu,
bu nedenle davacının hasar bedelini serbest piyasa rayiçleri üzerinden orijinal yedek parça, işçilik bedeli ve kdv toplamı ile birlikte talep edilebileceği, ancak bu şekilde gerçek zararın karşılanabileceği, değer kaybı talebi yönünden tazminat hesaplamasında davacının taleplerinin genel hükümlere ve serbest piyasa rayiçlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, mahkememizce alınan otomotiv bilirkişi raporunda yedek parça işçilik ve kdv dahil olarak iskontosuz onarım bedelinin 34.195,38 TL, değer kaybının 15.000,00 TL olarak hesaplandığı,
ancak davalı sigorta tarafından davacıya 30/10/2023 tarihinde 28.140,04 TL hasar onarım bedeli, 22/03/2024 tarihinde 15.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna göre davacının değer kaybı zararının karşılandığı, bakiye zararının bulunmadığı, onarım bedeline ilişkin olarak ise 6.055,34 TL bakiye zararı bulunduğu, davalı sürücüsünün %100 kusurlu olmasına göre davacının bu bakiye zararını davalı sigortadan talep edebileceği, davacı tarafından otomotiv bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, davacının soyut itirazlarını destekler herhangi bir delil sunmadığı,
otomotiv bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmenin meydana gelen hasarın boyutu, aracın özellikleri, geçmiş hasar kayıtları, piyasa koşulları ve kaza tarihi itibariyle mahkememizce makul ve yerinde görüldüğü, açıklanan nedenlerle yeniden rapor alınmasının yargılamaya katkı sağlamayacağı, davalı ...
Sigorta A.Ş'nin kazaya sebebiyet veren... plakalı aracın 14/04/2023-14/04/2024 tarihleri arasında zmms sigortacısı olduğu(kaza tarihi itibariyle zmms teminat limiti 120.000,00 TL'dir) ve zmms poliçe teminat limiti kapsamında kalan davacının bakiye hasar bedeline ilişkin zararından sorumlu olduğu, davalı sigortanın eksik ödeme yaptığı 30/10/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, dava konusu aracın niteliği, tarafların sıfatına göre talep edilebilecek faizin yasal faiz olduğu, davacı vekilinin dava değerini 28/11/2024 tarihinde değer arttırım dilekçesi ile arttırdığı,
değer arttırım dilekçesinin davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, mahkememizce alınan kusur ve otomotiv bilirkişi raporlarının yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında, davacı ve davalı tarafından sunulan kaza ve hasara ilişkin fotoğraf ve kayıtlar ile diğer dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
E-İMZA E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/305, K. 2025/76, 29 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama