KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2021
- Esas no
- 2018/1426 Esas
- Karar no
- 2021/348
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/11/2018
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle. Davacı şirket adına İzmir ... İcra Müdürlüğü’nde genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, bu nedenle dava açma gereğinin hasıl olduğunu, İşbu davaya konu icra takibinin İİK.
M.50 ve HMK m.10 atfıyla TBK m.89/f.1b.1 gereğince para borcu alacaklısı olan davacı şirketin merkezi olan İzmir İcra Dairelerinde açılarak yetkili yerde başlatıldığını, Davalı borçlu ile davacı şirketin 2017 ve 2018 döneminde sürekli ticari alışveriş yaptıklarını, Davalı borçlu ile davacı şirketin 2017 ve 2018 döneminde sürekli ticari alışveriş yapmış olduğunu, davalının davacı şirketten aldığı mal karşılığında belirli zaman aralıklarıyla ödemeler gerçekleştirdiğini, davalı borçludan davacı şirketin 1.790,84.-TL alacağı bulunduğu için takip başlatılmış olduğunu Arz ve izah edilen nedenlerle,
davanın kabulü ile davalı tarafın yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı tarafça yapılan haksız ve kötü niyetli itiraz sebebi ile davalı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar ve kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; "Davacı ile davalı tarafın İzmir ... İcra Müd. ... esas sayılı dosyasına dayanak cari hesap alacağından dolayı davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı alacağı var ise miktarı, İcra Müdürlüğünün yetkisi hususlarında uyuşamadıkları görüldü" şeklinde belirlenmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri toplanmıştır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamı dikkate alınarak rapor alınmak üzere dosya bilirkişiye tevdii edilmiş, davacı ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamına göre inceleme yaparak rapor düzenlemiştir. Bilirkişinin 20/10/2020 tarihli raporunda "Davacı şirketin 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK 64/3.
Maddesine göre noterden açılış onaylarının yaptırılmış olduğu, 2017 yılı kapanış tasdikinin yasal süresi içinde yaptırılmış olduğu, 2017 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfına sahip olduğu, 2018 yılı yevmiye defterlerinin kapanış onayı ile ilgili olarak raporumun ilgili kısmında (sayfa4) belirttiğim husus üzerine , 2018 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222.
Maddesine göre delil vasfına sahip olup olmama hukuki yorumunun Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre, tarafların 19.09.2017 tarihinden 18.12.2017 tarihine kadar ticari ilişkilerinin var olduğu, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen KDV’siz tutarı 66.763,42.-TL KDV’li toplam tutarı 78.780,84.-TL olan 5 adet faturanın ve ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
İşbu 5 adet fatura ve muhteviyatının davalı yanın kabulünde olduğu, davalı yanca ilgili vergi dairesine bildirmiş olduğu BA Formlarından tespit edilmiştir. Buna göre. 2017 ve 2018 yılı davacı şirkete ait ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda,aksi ispat edilmedikçe, davacı şirketin davalı yandan takip ve dava tarihi itibari ile 1.790,84.-TL cari hesap alacağı olduğu "görüş ve kanaati bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmuş davalı taraf bilirkişi raporuna karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunmamıştır.
HMK madde 222 gereğince davalının bulunduğu yer Mahkemesine talimat yazılmış Talimat Mahkemesince çıkartılan ihtaratlı davetiyeye rağmen davalı defterlerini ibraz etmemiştir. Bu nedenle davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi raporuna itibar edilmiş ve bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin BA formları ile de doğrulandığı anlaşılmıştır.
Denetime elverişli ve tüm dosya kapsamı ile uyumlu davalı tarafça da itiraz edilmeyen bilirkişi raporu HMK md. 222 gereğince Mahkememizce de benimsenerek davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1426, K. 2021/348, 6 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama