KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2018
- Esas no
- 2018/15
- Karar no
- 2018/1329
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 04/01/2018
Karar Metni
799 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin, davalıya muhtelif ürünler sattığını, bu malzemelerin kendisine teslim edildiğini ancak cari hesaba ilişkin 15.586,40 TL'lik borcunu ödemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için İzmir ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, yetki itirazı sonucu yetkisizlik ile Torbalı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası olarak devam ettiğini, davalı borçlunun haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, sonuç olarak; davalı borçlunun itirazının iptali ile Torbalı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibin devamına, haksız ve kötüniyetli olarak takibin durmasına neden olduğu için borçlunun, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; dava dilekçesinin yasal unsurlar yönünden eksik olduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, esasa yönelik olarak faturanın delil niteliğinde olmadığını, mal tesliminin yapılmadığını, hizmetin tamamlanmadığını, sadece faturanın tebliğ edilmesi ve tebliğden itibaren sekiş gün içinde itiraz edilmemesi, sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtı olmadığını, malın teslimi veya hizmetin görüldüğünün de kanıtı olmadığını, davacının fatura konusu malların teslim edildiğine ilişkin delil sunamadığını savunarak, sonuç olarak; haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti; davaya konu ticari ilişki sebebi ile icra takibi kadar davacının alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarının ne olduğu konusunda toplanmaktadır.
Dava; davalının icra takibinde asıl alacağa ve diğer fer'ilere yapmış olduğu itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptaline yöneliktir.
Torbalı İcra Müdürlüğünün ... esas dosya suretinin incelenmesinde; Davacı ... tarafından davalı aleyhine, cari hesap alacağına istinaden 7 örnek genel haciz yolu ile; 15.586,40 TL asıl alacağın tahsili için icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 23/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 28/11/2017 tarihinde itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ve davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Taraf defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişinin sunmuş olduğu 13/08/2018 havale tarihli raporda özetle; tarafların 2017 yılı ticari defterlerinin ibraz edildiğini, defter kayıtlarına göre davalı tarafın takip konusu cari hesap dolayısıyla 14.086,40 TL borçlu olduğu, tarafların defter kayıtları birbiri ile uyumluğu bulunduğu belirlenmiştir.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Dava konusu olayda, davalı şirketin, davacı ile ilgili kayıtları incelendiğinde; davacının 320 satıcılar hesabı altında Se-Tu Makina Kalıp Sanayi olarak açık hesaba dayalı borç hesabı bulunduğu bu hesaba göre 2017 yılı içinde 2 adet toplam 17.086,40 TL'lik borç tahakkuku yapıldığı, buna karşılı 3.000,00 TL borca karşılık ödeme yapıldığı takip tarihi itibari ile 14.086,40 TL davacıya borcunun bulunduğu, öte yandan davacı vekili, davalının yapmış olduğu 1.500,00 TL'lik ödemenin icra takibinden bir gün sonra yapıldığını iddia etmiş ise de; icra takibinin 17/11/2017 tarihinde ödemenin de aynı gün yapıldığı,
dolayısıyla dava tarihinde asıl borcun 14.086,40 TL olduğu, davacı vekilinin; takip sonrası yapılan ödemenin takip tarihindeki borcu değiştirmeyeceği yönündeki iddiasına itibar edilmeyerek, tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporundan anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İtirazın iptali davalarında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için usule uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Söz konusu tazminat hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Ayrıca, takibe konu alacağın likit olması gerekir. Borçlu tek başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likittir. Somut olayda davacı, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak icra takibi yapmıştır. Bu nedenle borçlu ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumdadır. O halde, %20 oranında icra inkar tazimanıtının kabulü cihetine gidilmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/15, K. 2018/1329, 21 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama