KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2018
- Esas no
- 2018/573 Esas
- Karar no
- 2018/776
- Dava
- Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/10/2013
Karar Metni
1.060 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili İzmir Kapatılan...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına verdiği dava dilekçesi ile; müvekkilinin taşınmazının bakım, onarım ve tadilatı için davalı bankanın İzmir Çiğli Şubesi'ne başvurarak 150.000,00-TL kredi talebinde bulunduğunu davalı banka şubesinin bu talebi kabul ederek 18.06.2012 tarih ve... sözleşme sayısı ile müvekkiline 150.000.00-TL. ve 60 vade ile kredi kullandırdığını, ödemeler esnasında müvekkilinin bakiye kredinin tamamını kapatmak isteyerek 19.08.2013 tarihinde 149.732,66-TL ödeme yaptığının ancak davalı bankanın Çiğli Şubesi'nin bakiye borcun yaklaşık % 16'sı oranında erken kapama cezası veya bedeli istediklerini, müvekkilinden tahsil edilen en az 19.500,00.TL fazla paranın müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile, davanın ticari krediye ilişkin olduğunu, davacının kredi genel sözleşmesini imzaladığını, sözleşmedeki hükümleri kabul ettiğini, ticari kredilerde sözleşme serbestisi ilkesine göre tarafların serbestçe sözleşmenin içeriğine etki edeceğini, davacının kredi sözleşmesindeki tüm koşulları kabul ettiğini, davacının iddialarının dayanaksız, haksız olduğunu bu nedenle davasının reddinin gerektiğini beyan etmiştir.
Dava, erken ödeme cezası adı altında tahsil edilen tutarın iadesidir. Taraflar arasında davalı yanın kredi sözleşmesinin karşılığı kredi borcunun erken kapatılması nedeniyle erken kapatma bedeli olarak alınan miktarın sözleşmeye ve yasalara uygun olup olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunduğu tespit edilmiştir.
Taraf delilleri toplanmış, bilirkişi raporu alınmıştır.
Alınan 15/09/2015 havale tarihli raporda; dava konusu olayda Yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin içtihadı esas alındığı takdirde, davalı bankanın uyguladığı % 23,67 oranındaki erken kapama komisyonu oranının, diğer bankalarca uygulanan oranlar ile karşılaştırılması suretiyle, davacının menfi tespit talebi hakkında bir değerlendirme yapılması gerektiğini ve diğer bankalar tarafından uygulanan ortalama oranın üzerinde kalan erken kapama cezasının, Genel İşlem Koşullarında içerik denetimine ilişkin 6098 sayılı TBK m.25.
Hükmü uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olması nedeniyle geçersiz sayılabileceğini, böylelikle, yer alan hesap incelemelerine göre, davalı bankanın diğer banka ortalamalarına göre alması gereken tutarın 5.910,88.- TL olduğu halde, davacıdan 19.713,75.-TL tutarında erken kapama komisyonu tahsil ettiğini ve dolayısıyla davalı bankanın davacıdan (diğer banka ortalamalarına göre tahsil edilmesi gereken erken kapama komisyonu miktarına göre 19.713,75- 5.910,88.=13.802,87.-TL daha fazla erken kapama komisyonu tahsil ettiğini ve dolasıyla,
davacının menfi tespit talebinin 13.802,87.-TL bakımından isabetli olarak değerlendirilebileceği sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizin ...sayılı gerekçeli kararı ile "davanın 13.802,87.-TL üzerinden kabulüne, alacağa 19.08.2013 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, fazlaya ilişkin 5.697,13.-TL 'nin reddine karar verildiği, davalı vekilinin kararı temyiz ettiği ve dosyanın Yargıtay .... Hukuk Dairesine gönderildiği görülmüştür. Yargıtay ...
Hukuk Dairesi ...Karar sayılı ilamı ile "Dava, erken ödeme cezası adı altında tahsil edilen tutarın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde kredi sözleşmesinin genel işlem şartları içerdiği gerekçesiyle diğer bankaların benzer krediler için uyguladığı emsal oranlar gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi 18.06.2012 tarihli olduğu için sözleşmenin 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihinin 01.07.2012 olduğu ve 18.06.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin imza tarihi itibariyle henüz yürürlüğe girmemiş olan 6098 sayılı Kanun'un genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerinin somut olaya uygulanma kabiliyeti bulunmadığı gözetilmeksizin karar verilmesi doğru olmamıştır.Ayrıca, TTK'nın 22. (6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka tacir olup, dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir.
Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli Genel Kredi Sözleşmesi’nden kaynaklı olup, tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırmış oldukları ve sözleşmede açıkça belirtilen erken ödeme cezası oranının kredinin erken kapatılması nedeniyle davalı bankanın maliyet kaybını gidermeye yönelik olduğu, bu oranın sonradan doldurulduğu yönünde dosyada mevcut bir delilin de olmadığı gözetildiğinde sözleşmede öngörülen %23,67 oranının taraflar için bağlayıcı olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece, taraflar arasında düzenlenen 18.06.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’nde erken ödeme cezasının %23,67 olarak kararlaştırıldığı, davacının bu krediyi kullandığı ve kredinin erken ödenmesi üzerine davalı bankanın davacıdan %14,67 oranında erken ödeme cezası tahsil ettiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir" denilerek kararın davalı yararına bozulmasına karar verildiği görülmüştür.
Bozma ilamı üzerine mahkememiz dosyası ... esasını almış, yapılan yargılamada usul ve yasaya uygun olan Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 08/01/2018 tarih ... karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi 18.06.2012 tarihli olduğu için sözleşmenin 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihinin 01.07.2012 olduğu ve 18.06.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin imza tarihi itibariyle henüz yürürlüğe girmemiş olan 6098 sayılı Kanun'un genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerinin uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır.
Ayrıca, TTK'nın 22. (6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup, dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir.
Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli Genel Kredi Sözleşmesi’nden kaynaklı olup, tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırmış oldukları ve sözleşmede açıkça belirtilen erken ödeme cezası oranının kredinin erken kapatılması nedeniyle davalı bankanın maliyet kaybını gidermeye yönelik olduğu, bu oranın sonradan doldurulduğu yönünde dosyada mevcut bir delilin de olmadığı gözetildiğinde sözleşmede öngörülen %23,67 oranının taraflar için bağlayıcı olduğu, nitekim taraflar arasında düzenlenen 18.06.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’nde erken ödeme cezasının %23,67 olarak kararlaştırıldığı,
davacının bu krediyi kullandığı ve kredinin erken ödenmesi üzerine davalı bankanın davacıdan %14,67 oranında erken ödeme cezası tahsil ettiği gözetildiğinde uyulan bozma ilamı doğrultusunda tüm bu nedenlerle davanın reddi gerekmiştir.
EİMZA
Hakim ...
EİMZA
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/573, K. 2018/776, 19 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama