KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2021
- Esas no
- 2019/36 Esas
- Karar no
- 2021/354
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/09/2014
Karar Metni
1.302 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, davalı şirketin siparişleri doğrultusunda davalı tarafından talep edilen ürünleri davalıya tedarik ettiğini, fakat davalı şirketin müvekkiline ödemesi gereken 14.679,79.-TL yi müvekkilinin tüm taleplerine rağmen ödemediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin Aydın ...
Noterliğinin 04.06.2013 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile borcun ödenmesi ihtarında bulunduğunu, söz konusu ihtarnamenin davalı borçluya tebliğ edilmesine rağmen, davalı borçlu tarafın müvekkili davacıya herhangi bir ödeme girişiminde bulunmadığını, davalı borçlu tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve davalıya örnek 7 ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlunun 20.10.2013 tarihinde itiraz dilekçesi vererek takibin durdurulmasına sebep olduğunu, davalının itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına ilişkin itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı şirkete karşı muaccel olup da ödenmemiş bu miktarda borcu bulunmadığını, bir an için davacı şirketin alacaklı olduğu kabul edilse dahi, davacı şirketin anlaşmalara aykırı davranarak müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davacı şirketin sözleşmelerden kaynaklanan borçlarını uygun şekilde ifa etmediğini ve hatta sözleşmelere aykırı davranarak müvekkili şirketi büyük zarara uğrattığını, öncelikle müvekkili şirketin maruz kaldığı zararın karşılanması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BOZMA ÖNCESİ GEREKÇE
Dava, itirazın iptali davası olup, Mahkememizin 21/05/2015 tarih ve ... Esas, ... karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 14/11/2018 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı bozma ilamı ile "...Davacı alacaklı şirket davalı borçlu aleyhine yaptığı ilamsız takipte cari hesaba değil 14 adet faturaya dayanmıştır. Davalı boçlu şirket borcum yoktur şeklinde borca itiraz etmiştir.
Davalı borçlu şirket cevap dilekçesinde ödemeye yaptğına dair 3 adet dekont sunmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve ek raporda davalının dayandığı 3 adek dekontun davacı defterlerinde davalı lehine kayıtlı olduğu tespit edilmiş ve cari hesap bakiyesine göre davacının alacaklı olduğu belirtilmiş mahkemece de bu raporlar doğrultusunda hüküm tesis edilmişse de bu kabul doğru olmamıştır.Zira davacı alacaklı yapmış olduğu takipte cari hesaba değil faturalara dayanmıştır.Mahkemece yapılacak iş davacının 15.07.2014-15.08.2012 tarihleri arasında düzenlediği 14 adet faturaya karşı davalının 31.08.2012,14.09.2012,21.09.2012 tarihlerinde banka havalesiyle yaptığı 3 adet ödemeyi TBK‘unun 102. maddesine göre değerlendirerek bu
konuda bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu ödemelerle davacı alacaklının takibi koyduğu faturaların ödenip ödenmediğinin tespiti ile ödenmeyen kısım yönünden davanın kabulüne karar vermekten ibarettir. Yanılgılı ve eksik değerlendirmeyle cari hesap yönünden davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkememizin 2019/36 Esas sayılı dosyasına kaydı yapılan dosyanın yapılan yargılaması sonunda bozmaya uyulmuştur.
Bilirkişiden alınan 23/12/2019 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Yargıtay bozma ilamı ve görevlendirmemde belirtilen husus üzere , davacının15.07.2012-15.08.2012 tarihleri arasında davalı adına düzenlemiş olduğu faturalara karşı davalının 31.08.2012, 14.09.2012 ve 21.09.2012 tarihleri arasında banka havalesi ile yapmış olduğu ödemeler TBK 102.maddesine göre değerlendirilmiş olup takip ve dava konusu yapılan toplam 10 adet ve toplam tutarı 14.676,79.-TL olan faturaların takip ve dava tarihi itibari ile davalı yanca ödenmediği tespit edilmiştir..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 19/02/2021 tarihli ek rapora göre; "...Davacının davalıdan 1.705,19 TL işlemiş faiz talep ettiği, davalıyı Aydın ...Noterliği ... yevmiye nolu 04.06.2013 tarihli ihtarnamesi ile temerrüde düşürdüğü tespit edilmiş olup, ihtarnamenin 06.06.2013 tarihinde davalı-borçluya tebliğ edildiği, iş bu ihtarnamede "İşbu ihtarın tarafınıza tebliğini takip eden 7 (yedi) gün içersinde..." şeklinde ifade yer aldığından faiz başlangıç tarihi 14.06.2013 olarak tespit edilmiştir. Buna göre aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere hesaplanan işlemiş faiz tutarı 851,45.-TL'dir.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1-Dava İİK 67. Maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı şirketin taraflar arasında süren açık hesap ilişkisi nedeniyle davalı şirketten alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
3-Yargıtay bozma ilamıında "Mahkemece yapılacak iş davacının 15.07.2014-15.08.2012 tarihleri arasında düzenlediği 14 adet faturaya karşı davalının 31.08.2012,14.09.2012,21.09.2012 tarihlerinde banka havalesiyle yaptığı 3 adet ödemeyi TBK‘unun 102. maddesine göre değerlendirerek bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu ödemelerle davacı alacaklının takibi koyduğu faturaların ödenip ödenmediğinin tespiti ile ödenmeyen kısım yönünden davanın kabulüne karar vermekten ibarettir." şeklinde uyuşmazlığın çözüm yolu gösterilmiştir.
4-SMMM Bilirkişi aracılığı ile yapılan ticari defter incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda .Yargıtay bozma ilamı ve görevlendirmemde belirtilen husus üzere , davacının15.07.2012-15.08.2012 tarihleri arasında davalı adına düzenlemiş olduğu faturalara karşı davalının 31.08.2012, 14.09.2012 ve 21.09.2012 tarihleri arasında banka havalesi ile yapmış olduğu ödemeler TBK 102.maddesine göre değerlendirilmiş olup takip ve dava konusu yapılan toplam 10 adet ve toplam tutarı 14.676,79.-TL olan faturaların takip ve dava tarihi itibari ile davalı yanca ödenmediği tespit edilmiştir..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafça icra takibinden önce ihtarname yoluyla temerrüt gerçekleştirilmiş olup bu hususta alınan ek raporda "...Davacının davalıdan 1.705,19 TL işlemiş faiz talep ettiği, davalıyı Aydın ... Noterliği ... yevmiye nolu 04.06.2013 tarihli ihtarnamesi ile temerrüde düşürdüğü tespit edilmiş olup, ihtarnamenin 06.06.2013 tarihinde davalı-borçluya tebliğ edildiği, iş bu ihtarnamede "İşbu ihtarın tarafınıza tebliğini takip eden 7 (yedi) gün içersinde... " şeklinde ifade yer aldığından faiz başlangıç tarihi 14.06.2013 olarak tespit edilmiştir. Buna göre aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere hesaplanan işlemiş faiz tutarı 851,45.-TL'dir.." şeklinde işlemiş faiz hesabı yapıldığı görülmüştür.
5-Mahkememizce Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı doğrultusunda yapılan ödemelerin TBK 102. Maddesi uyarınca yapılan değerlendirilmesi neticesinde davalının 14.676,79TL tutarlı faturaları takip tarihi itibariyle ödemediğinin anlaşıldığı, ödenmeyen faturalarla ilgili olarak Aydın ... Noterliği'nin 04/06/2013 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin 06/06/2013 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği, ihtarnamede davalı şirkete ödeme için 7 günlük süre tanındığı ve sürenin 14/06/2013 tarihinde sona erdiği, bu tarih itibariyle temerrüt faizi işletilebileceği gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 14.676,79TL asıl alacak ve 851,45TL işlemiş faiz üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/36, K. 2021/354, 6 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama