KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2021
- Esas no
- 2020/20 Esas
- Karar no
- 2021/308
- Dava
- Tazminat(Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 20/11/2013
Karar Metni
2.033 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilleri ... ve ...'in kızları, ....'in kardeşi müteveffa ....'in, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında karşıdan karşıya geçmeye çalışırken 17/03/2012 tarihinde 19 yaşında hayatını kaybettiğini, kazadan sonra ...'ın olay yerini terk etmesi nedeniyle trafik kaza tespit tutanağının tutulamadığını, davalı sürücünün olaydan iki gün sonra teslim olduğunu, hakkında İzmir ....
Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası ile, davalı ... Sigorta AŞ'ye ise ticari kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, işletenin davalı ...
Gıda Tur San ve Tic Ltd Şti olduğu, sigorta şirketlerine 16/04/2012 tarihinde başvuru yapılmış ise de herhangi bir ödeme yapılmadığını, müteveffanın ölümü ile davacıların destekten yoksun kaldığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilleri ... ve ... için şimdilik 20.000 00-.TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile anne ... ... için 100.000,00.-TL, baba ... ... için 100.000,00.-TL,
kız kardeşini kaybeden ... ... için 50.000,00.-TL olmak üzere toplam 250.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ... Gıda Tur San ve Tic Ltd Şti'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline, işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine kazaya karışan ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle.
17.03.2012 tarihli kazaya kanşan ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde 20.10.2011/ 2012 tarihleri arasında ... sayılı trafik poliçesiyle sigortalı olduğunu, sigortalı aracın kusuru ile üçüncü kişilerin ölümüne sebebiyet vermesi halinde kişi başına 200.000-TL ile sınırlı destekten yoksun kalma tazminatı sorumluluğu olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, davaya konu kazada kusurun büyük bir kısmı davacılann murisinde olduğunu belirterek müvekkil sigorta şirketi aleyhine ikame edilen iş bu davayı kabul etmeyip davanın reddine,
müvekkil aleyhinde hüküm tesis edilmesi halinde kabul anlamına gelmemekle beraber temerrüd tarihinin gözününde bulundurulmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffa ... ... meydana gelen dava konusu kazada asli kusurlu, müvekkilinin ise alt düzeyde tali kusurlu olduğu, bu durum karşısında davacılar vekilinin hakkaniyete ve adalete uygun düşmeyen fahiş, sebepsiz zenginleşmeye neden olacak maddi manevi tazminat talepli davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Gıda Turzm.San. ve Tiç. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; 17.03.2012 günü akşam saat 20.30 sıralarında müvekkil şirkete ait aracı kullanan şirket çalışanı diğer davalı ...’ın kullandığı ... plakalı aracın davacıların murisi yaya ... ...’e çarpması sonucu oluşan trafik kazasında ... ...’in vefat ettiğini, İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında Adli Tıp Raporunda sürücü davalı ... alt düzeyde tali kusurlu, müteveffa ... ... ise kırmızı ışıkta geçtiği için asli kusurlu olduğu belirtildiğini belirterek oldukça fahiş tazminat istemleri içeren davacının davasının reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 17.03.2012 tarihli kazaya karışan ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ... sayılı ticari kasko poliçesiyle sigortalı olduğunu kazaya karışan aracın Trafik sigortasındaki teminat tüketilmeden müvekkil şirketin herhangi bir yükümlülüğü doğmayacağını, belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, tazminat davası olup, Mahkememizin 24/05/2016 tarih ve ... Esas, ... karar sayılı kararı ile. Davanın maddi ve manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay ...Hukuk Dairesinin 19/09/2019 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı bozma ilamı ile "....
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının, davalı Bayram vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar, destekleri ... ...'in 17/03/2012 tarihinde meydana gelen sonucunda vefatı nedeniyle aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortacısı olan davalı ... ... Sigorta A.Ş, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş, araç sürücüsü ... ve ve aracın işleteni ... Ltd. Şti'nden tazminat talebinde bulunmaktadırlar.
Destek ... kaza tarihinde 19 yaşındadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bekar olarak ölen desteğin ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek destek paylarının dağıtımı yapılmışsa da pay dağıtımı Dairemiz uygulamalarına göre hatalıdır.
Şöyle ki; evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmeli, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki eşe iki anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi,
daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği, Dairemizin yerleşik uygulaması gereğidir.
Bu haliyle; yukarıdaki açıklamalara göre, bilirkişi raporunda desteğin davacılar lehine ayrılan payları, Dairemiz uygulamalarına göre yüksek olarak hesaplayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiş olup, bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkememizin 2020/20 Esas sayılı dosyasına kaydı yapılan dosyanın yapılan yargılaması sonunda bozmaya uyulmuştur.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre; "...kök raporumuzda yer alan kusur oranlarına sadık kalınarak %15 haklılık oranı üzerinden ve yargıtay HD'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile belirlendiği şekil ve oranlarda destek payı ayrılmak suretiyle ilk karar tarihi olan 2016 yılı verileri ile
a) Davacı ... ... için 7.238,70-TL,
b) Davacı ... ... için 8.726,70-TL olmak üzere toplam 15.965,40-TL DYKT hesaplandığı,
Oysa davalı tarafından temyiz edilen mahkememiz kararında
a) Davacı ... ... için 6.121,95-TL,
b) Davacı ... ... için 12.946,35-TL tazminatına hükmedilmiş olduğu,..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1-Dava, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplidir.
2-Mahkememizce ... Esas ... Karar sayılı dosya üzerinden yürütülen yargılama sonucu verilen 24/05/2016 tarihli kararın Yargıtay ....Hukuk Dairesi'nin 19/09/2019 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile bozulması sonrasında bozma ilamında gösterilen hesaplama yöntemine uygun şekilde hesaplama yapılması için dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş düzenlenen raporda her iki davacı yönünden sırasıyla 7.238,70-TL ve 8.726,70-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı görülmüştür.
3-Mahkememizce ... Esas 2... Karar sayılı ilam ile davacılar yararına 6.121,95TL ve 12.946,35TL maddi tazminata hükmedilmiş olup kararın yalnızca davalı yararına bozulduğu, mahkememizce bozma ilamına uyulmakla davalı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu değerlendirilmiştir.
4-Yukarıda açılanan nedenlerle her ne kadar bozma sonrası yapılan hesaplamada bozma öncesine göre daha yüksek bir tazminat miktarı ortaya çıkmış ise de davalı tarafın usulü kazanılmış hakkı nedeniyle bozma öncesi hükmedilen tazminat miktarından daha yüksek bir miktara hükmedilemeyeceği gözetilerek bozma öncesi verilen hüküm aynen korunarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
5-Manevi tazminat yönünden temyiz taleplerinin reddine karar verildiğinden bu hususta da herhangi bir değişiklik yapılmamış, bozma öncesi toplanan deliller ve olayın oluş şekli kusur durumları itibariyle sırasıyla 10.000TL, 10.000TL ve 5.000TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacılara verilmesi uygun görülmüştür.
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/20, K. 2021/308, 25 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama