KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2022
- Esas no
- 2020/366
- Karar no
- 2022/441
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 16/07/2020
Karar Metni
1.178 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili Mahkememize verdiği dilekçe ile; davalılardan ...'in sürücüsü olduğu ve davalı ...
Sigorta'ya ZMM ile sigortalı olan ... plakalı otomobilin, davacıların babası ...'ın yolcu olarak bindiği ... plakalı motorsikletle çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacıların babasının vefat ettiğini, kaza tarihinden önce çocuklarının yanında sırayla kalan müteveffanın bu ziyaretlerin hepsinde hangi çocuğunda kalıyor ise ona maddi destek de bulunduğunu, kaldığı süre boyunca çektiği emekli maaşını verdiğini, müteveffanın ölümü ile bu maddi desteğin son bulduğunu, bu nedenlerle destekten yoksun kalınan zararın talep edildiğini, bir diğer yönden müteveffanın ilerlemiş yaşına rağmen kazadan 41 gün sonra vefat ettiğini,
maktülün hastanede yattığı 41 gün boyunca müvekkillerinin Konya'da otelde kaldıklarını, Konya'ya gidişlerde yol masrafı yaptıklarını bu nedenlerle bu zarar kalemlerinin de davalı Sigorta Şirketince karşılanması gerektiğini, müvekkillerinin kaza nedeni ile babalarını kaybetmeleri nedeni ile büyük üzüntü yaşadıklarını, tüm bu nedenlerle yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın 24.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Sigorta şirketinden tahsili ile davacılara verilmesine,
manevi zararların tazmini için ise , her bir davacı adına 10.000,00 TL den 40.000,00 TL manevi tazminatın 24.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı gerçek kişiden alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiş olmakla yapılan açık yargılama sonunda;
GEREKÇE
Davalı ... sunduğu cevap dilekçesinde, davaya bakmaya Yetkili Mahkemenin Akşehir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, kendi üzerine atfedilen kusuru kabul etmediğini, müteveffanın bindiği motorsikletin yolcu taşımaya uygun olmadığını, talep edilebilecek manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme vasıtası olamayacağını ve mali ve sosyal durumların nazara alınması gerektiğini savunmuştur.
Davalı sigorta şirketi sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sorumluluğunun kusur ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacıların her birinin yaşları dikkate alındığında desteklik çağından çıkmış olduklarını, davacıların talep ettikleri konaklama ve yol giderlerinin faturalandırılabilir masraflar olduğunu, bu masraf kalemlerinin de ispata muhtaç olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yetki itirazı bakımından yapılan değerlendirmede, davalı Sigorta şirketinin İzmir ilinde şubesi bulunduğundan İzmir ilinde de dava açılabileceğinden yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Olaya ait Akşehir 1.ASCM'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası, Poliçe, müteveffanın ve davalı asilin SGK kayıtları, her bir davacı için ayrı ayrı yaptırılan sosyal ve ekonomik duruma ilişkin araştırma cevapları, ATK Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporu dosya içersinde mevcuttur.
Davacıların destekten yoksun kalınan zarar ilişkin taleplerinin değerlendirilmesinde, müteveffanın kaza tarihinde 85 yaşında emekli maaşı alan bir kişidir, müteveffanın çocukları olan davacıların ise her birinin kaza tarihinde orta yaşı grubunda ayrı ayrı 50 li yaşlarda oldukları, yaptırılan sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin evrakların incelenmesinde, her birinin de evli olduğu, kendilerine ya da eşlerine ait evlerinde ikamet ettikleri, her birinin geçimlerini kendilerinin sağladığı ortaya çıkmıştır.
Yani davacıların her biri geçinebilmek için müteveffaya muhtaç durumda değillerdir.
Davacı vekili her ne kadar müvekkilinin yaşlı olması nedeni ile sırayla çocuklarının yanında kaldığını ve hangi çocuğunda kalıyor ise ona maddi destek de bulunduğunu, bu nedenle çocukların destekten yoksun kaldıklarını iddia etse de, burada davacıların murisinin yanında kaldığı çocuğa verdiği maddi destek , teknik anlamda sürekli ve düzenli bir şekilde geçim için sağlanan bir destek değil ,geleneksel olarak çocuğunun yanında kaldığı süreçte yaşlının çocuğuna lütuf olarak verdiği bir katkı olarak kabul edilebileceğinden davacıların destekten yoksun kalma zarar taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacıların bir diğer talebi olan otel konaklamasına ilişkin maddi zarar ile ilgili olarak konaklama faturasına ilişkin hiç bir yazılı delil sunulmadığından konaklama ve yol giderlerine ilişkin beyan ve dosya kapsamına göre bu giderin ne olabileceği hususunda aldırılan ek raporda davacıların talep edebilecekleri zararın kusur indirimi yapıldığında davacı ... bakımından 3.000,00 TL olduğu, davacılar ..., ..., ... bakımından ise yine kusur indirimi yapıldığında 1.200'er TL olduğu, anlaşılmış, davacının da bu miktara uygun olarak dava miktarını artırdıkları görülmüş, talep edilen bu maddi zararın Poliçe kapsamında olmadığı,
dolayısı ile sigorta şirketinin otel konaklamasına ilişkin masraflardan dolayı bir sorumluluğunun bulunmadığı ancak davalı ...'ten talep edilebileceği görülmüştür. Davacı taraf ilk başta dava açarken maddi tazminat taleplerini davalı Sigorta şirketine yöneltmiş ise de daha sonra sunduğu ıslah dilekçesi ile davalı Raşitten de maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Böylelikle davacıların, davalı ...'ten ıslah yolu ile maddi talepte bulundukları görülmüş, ıslah dilekçesinin davalı ...'e tebliğ edilmesi ile davalı ... ıslah talebini kabul etmediğini bildirmiş ise de, tüm dosya kapsamına göre ıslah yolu ile talep genişletilmesi mümkün olmakla ilk dava açılırken davalı Sigortaya karşı da dava açıldığından Sigortaya karşı açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, davalı ...'e karşı açılan davanın ise kabulüne karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Manevi zarar bakımından yapılan değerlendirmede, olayın oluş şekli, kusur durumu ve tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre takdiren her bir davacı için 7.000,00'er TL'den toplam 28.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/366, K. 2022/441, 7 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama