KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2022
- Esas no
- 2021/198
- Karar no
- 2022/373
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali
- Dava tarihi
- 16/03/2021
Karar Metni
1.054 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle. Davacı Banka vekili 16.03.2021 tarihli itirazın iptali dava dilekçesinde özetle: Banka ile davalı .... San Ltd. Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri gereğince adı geçen borçluya ticari krediler kullandırılmıştır. Davalı ... genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamıştır.
Krediler ödenmediğinden borçlulara ihtarname keşide edilmiş, ihtara rağmen ödeme yapılmadığından davalılar aleyhine İzmir 21. İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyasında takibe başlanmış, davalıların itirazı üzerine takip durmuştur. Arabuluculuk görüşmesinden sonuç alınamamıştır.
Davalı-borçluların itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20’den aşağı olmamak üzere icra–inkar tazminatına mahkum edilmesine,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle. Karşı yan ... .A.Ş ile .... Ltd. Şti. arasında diğer müvekkilin kefil olduğu KGF teminatlı kredi sözleşmesi düzenlenmiştir.162 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile kredi veren tarafından tazmin talebinde bulunulmadan önce yapılandırma imkanı tanınması gerekmektedir.
Kredilerin sınıflandırılması ve bunlara ayrılacak karşılıklara ilişkin usul ve esaslar hakkında yönetmeliğin 4, 5, md. Kapsamında donuk alacak sınıflandırılması için 90 gün gecikme süresi öngörülmektedir. Bu süre pandemi döneminde 180 gün ardından BDDK kararı ile 270 güne çıkarılmıştır. Davacı bankanın kısa süreli gecikme ile hesabı kat etmesi bankacılık mevzuatına uymayarak kötü niyetlidir.
Şirketçe bankaya yapılandırma talebinde bulunulmuş ancak davacı banka tarafından talep göz ardı edilerek takibe başlanmıştır. Hesabın kat edildiğine dair davacı bankaca gönderildiği iddia edilen ihtarname mevzuat hükümlerine aykırı bir şekilde usulüne uygun gönderilmemiştir. Şahıs evli olup eş rızası alınmamıştır. Uygulanan faiz oranları ve faiz başlangıç tarihleri hukuka aykırıdır. Açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; "Davacı ile davalı tarafın; taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinden dolayı davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına uygun olup olmadığı, kefaletin geçerli olup olmadığı, talep edilen faizin ve faiz oranının yerinde olup olmadığı hususlarında uyuşamadıkları görüldü." şeklinde belirlenmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememiz 1 nolu celsesi ara kararı uyarınca tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının hesaplanması için dosya bilirkişiye tevdii edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 29/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda ;Davacı banka ile davalı asıl borçlu .... San Ltd. Şti arasında 29.01.2013 düzenleme tarihli 500.000.-TL ve 13.06.2014 düzenleme tarihli 500.000.-TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalanmıştır.13.06.2014 tarihli sözleşmeyi, davalı ... “.... San Ltd.
Şti firmasına genel kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan ve kullandırılacak olan tüm kredilerden kaynaklı tüm borçlardan 500.000.-TL kadar 10 yıl süre ile iş bu genel kredi sözleşmesindeki hükümler çerçevesinde müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olmayı kabul ve taahhüt ediyorum.” Beyanını 6098 sayılı TBK kefalet hükümleri doğrultusunda el yazısı ile yazarak 13.06.2014 tarihinde imzalamıştır. 6455 sayılı yasanın 77. Maddesi ile 6098 sayılı yasanın 584.
Maddesine eklenen fıkra ile 11.04.2013 tarihinden itibaren şirket ortak ve temsilcilerinden eş muvafakati alınmayacağı hükmü getirilmiştir. sözleşmeye istinaden davalı asıl borçlu şirkete Taksitli ticari kredi kullandırılmış, kredi hesabı kat edilerek davalılara ihtarname keşide edilmiş ve davalılar 04.03.2020 tarihinde temerrüde düşmüşlerdir. İhtara rağmen ödeme yapılmadığından davalılar aleyhine İzmir 21. İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyasından ilamsız takibe başlanmış, davalılar borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurmuşlardır. Açılan iş bu itirazın iptali davası çerçevesinde yapılan hesaplamalar sonucunda faiz alacağı yönünden taleple bağlı kalınmıştır. 25.08.2020 Takip Tarihi İtibariyle 16.523.67-TL Asıl alacak 3.295.79-TL İşlemiş Akdi ve temerrüt faizi 164.78-TL Faizin % 5 gider vergisi 468.53-TL İhtar masrafı 20.452.77-TL Toplam Banka alacağından davalı .... San Ltd.
Şti.nin asıl borçlu sıfatıyla ,Davalı ...’ın tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu değerlendirilmiş nihai takdir sayın mahkemeye bırakılmıştır. Davacı bankanın takip tarihinden itibaren sözleşme hükümleri gereği 16.523.67-TL asıl alacağa yıllık % 49.44 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisini uygulama ve talep yetkisinin bulunduğu, sonuç ve kanaatine bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, taraflarca bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunulmuştur.
Davacı Akbank ile davalı şirket arasında toplam 1.000.000,00-TL bedelli kredi sözleşmesi düzenlendiği davalı ...'ın kredi borcundan dolayı kefil olduğu kefaletin şekil şartlarını taşıdığı ve bu suretle geçerli olduğu davalı ...'ın borçlu şirketin yetkilisi olması nedeniyle eş rızasının ayrıca bulunmasına gerek olmadığı ve böylece geçerli bir kefalet sözleşmesinin kurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde davalı şirket ile davalı şirketin yetkilisinin adresinin aynı adres olarak bildirildiği ve tebligatların bildirilen adrese çıkarıldığı ve böylece temerrüttün oluştuğu anlaşılmıştır.
Bilirkişice hazırlanan rapor mahkememizce denetlenmiş bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu denetime ve hüküm kurmaya elverişliği olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/198, K. 2022/373, 12 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama